Sevgi koşulluysa özgürlük yoktur. Oysa aşk en büyük devrimlerden biridir.
Sevgi, sıklıkla sahip olma arzusuyla ilişkilendirilse de, gerçek sevgi, özgürlüğü ve sınırsızlığı kucaklayan bir haldir. Gerçekten sevmek, birini ya da bir şeyi sahiplenmek değil, onun varlığını özgürce kabul etmek, ona alan tanımak ve birlikte büyümek demektir.
Sevgi, sahip olmanın ötesinde, bir paylaşım, bir birleşim ve karşılıklı özgürlük üzerine kuruludur.
Sahiplenmek, bir tür sınır koymaktır; oysa sevgi, sınırları kaldıran, her iki tarafı da birbirinin özgürlüğünü kutlamaya teşvik eden bir bağdır. Sevgi, birbirine sahip olmak değil, birlikte olmak, karşılıklı bir özgürlük içinde var olmaktır.
Sevgi, insanı bir araya getiren ama aynı zamanda her bireyi kendine özgü yapan bir bağdır. İnsanlar, birbirini gerçekten sevdiklerinde, birbirlerini sınırlamaz. Aksine, sevgi, onları birbirinin kimliklerine, hayallerine ve özgürlüklerine saygı duymaya yönlendirir.
Sevgi, bir kısıtlama değil, bir genişleme biçimidir. İki insan arasındaki gerçek sevgi, her birinin bağımsızlığını, hayallerini ve sınırlarını kutlar. Birlikte olunan zamanlar, yalnızca birbirlerinin dünyasına girmeleri değil, aynı zamanda kendi iç yolculuklarına da saygı göstermesidir. Sevgi, kendi kimliğini kaybetmeden başkasının kimliğine saygı göstermeyi gerektirir.
Bir insanın sevgisi, ne kadar derinse, o kadar özgürleştirici olur. Gerçek sevgi, kısıtlamalar, beklentiler ve kontrollü ilişkilerle değil, özgürlükle büyür. İnsan, sevdiği kişiyi tam olduğu haliyle kabul ettiğinde, bir başka insanın özgürlüğünü takdir eder ve ona kendi hayatını sürdürme şansı tanır. Bu, sevginin en saf ve güçlü halidir. Sevgi, iki insanı özgürleştirir, birbirlerine bağlar, ama asla birbirlerinin hapsedilmesi anlamına gelmez.
Kendinizi gerçekten özgür hissediyorsanız sevgililer gününüz kutlu olsun. 😘😁😂
$TON
{spot}(TONUSDT)
Hint: 🤣Love is a revolution🤣