Binance Square

BeIncrypto TR

image
صانع مُحتوى مُعتمد
🌍 26 dilde Son Dakika Haberler ve Tarafsız Analiz!
0 تتابع
101 المتابعون
348 إعجاب
10 تمّت مُشاركتها
منشورات
·
--
عرض الترجمة
Nvidia 100 milyar Dolar’lık planı bırakıp OpenAI’a daha küçük yatırım yapacakNvidia, OpenAI’ye yapılacak 30 milyar dolarlık dev yatırımda sona yaklaşıyor. Böylece daha önce planlanan 100 milyar dolarlık çok yıllı ortaklık planı rafa kalkıyor. Financial Times’ın aktardığına göre bu anlaşma, OpenAI’nin son yatırım turunun bir parçası olacak. Şirketin değerlemesinin yaklaşık 830 milyar dolara ulaşması bekleniyor. OpenAI’nin bu kaynağın büyük kısmını yine Nvidia’nın GPU’ları da dahil olmak üzere yapay zeka altyapısına yönlendireceği belirtiliyor. Bu değişim ile 100 milyar dolarlık dev taahhütten 30 milyar dolarlık daha küçük bir sermaye yatırımına geçilmiş oldu. Böylece finansal risk profili de tamamen değişiyor. Nvidia, dev altyapı harcamalarını direkt finanse etmek yerine, şirkette söz sahibi olurken donanımına olan talebi de garanti altına alıyor. Bu yeniden yapılanma, Nvidia’nın son dönemde yaşadığı volatil borsa hareketleri nedeniyle yatırımcıların yakın takibinde. Geçen Hafta Nvidia Hisse Fiyatı. Kaynak: Google Finance Nvidia’da Altı Haftanın Diplerinden Stratejik Toparlanmaya: Dalgalı Bir Ay Nvidia hisselerinde son haftalarda sert hareketler yaşanıyor. Şubat başında hisse fiyatı 177 dolar seviyesine gerileyerek son altı haftanın en düşük seviyesine indi. Düşüşte, OpenAI ile planlanan 100 milyar dolarlık anlaşmada belirsizlikler, ABD’nin Çin’e AI çipleri ihracatı üzerindeki kısıtlamaları ve yapay zeka harcamalarının sürdürülebilirliğiyle ilgili genel endişeler etkili oldu. Ancak Nvidia, daha küçük yatırım taahhüdünü ve yeni ortaklıklarını açıkladıktan sonra hisse fiyatı yeniden toparladı. Ayrıca büyük çip tedarik anlaşmaları açıklanması da bu yükselişte etkili oldu. ABD’deki En Büyük 10 Yapay Zeka Hissesi. Kaynak: INDmoney Meta’ya milyonlarca AI çip tedariki için yapılan çok yıllı anlaşma da güveni artırdı. Şubat ortasında Nvidia hisseleri yeniden 180 dolar bandına yaklaştı. Fakat volatilite sona ermiş değil. Yatırımcılar regülasyon riskleri, yüksek değerleme ve AI altyapı harcamalarının uzun vadede sürdürülebilirliği konusunda temkinli kalmayı sürdürüyor. Nvidia’dan OpenAI ile Daha Küçük Bir Anlaşma: Ancak Mesajı Büyük Son açıklanan 30 milyar dolarlık yatırım, Nvidia için stratejik anlamda yükseliş yönlü bir hamle olarak görülüyor. Birincisi, 100 milyar dolarlık ilk plandaki ağır finansal yük ortadan kalkıyor. Böylece şirketin bilanço dengesi bozulmamış oluyor. İkincisi, Nvidia’nın OpenAI’nin ana donanım ortağı konumunu güçlendiriyor. Bu sayede Nvidia iki avantajı birden yakalıyor: Dünyanın en değerli AI şirketlerinden birinde doğrudan pay alıyor. Aynı zamanda OpenAI modellerini çalıştıran çiplerin satışına da devam edebiliyor. Ancak kısa vadede piyasa tepkileri karmaşık olabilir. Büyük yatırım hamleleri her zaman risk taşır ve kimi yatırımcılar Nvidia’nın sadece çip satışına odaklanmasını tercih edebilir. Yine de bu anlaşma şunu gösteriyor: AI altyapısına yapılan harcamalar hız kesmeden büyümeye devam ediyor. Sonuç olarak bu yatırım, Nvidia’nın uzun vadeli büyüme öngörüsünü güçlendiriyor. Nvidia’nın küresel AI patlamasının tam merkezinde yer almaya devam ettiğini bir kez daha kanıtlıyor; piyasa ise kısa vadeli dalgalanmalarla yolunu bulmaya çalışıyor.

Nvidia 100 milyar Dolar’lık planı bırakıp OpenAI’a daha küçük yatırım yapacak

Nvidia, OpenAI’ye yapılacak 30 milyar dolarlık dev yatırımda sona yaklaşıyor. Böylece daha önce planlanan 100 milyar dolarlık çok yıllı ortaklık planı rafa kalkıyor.

Financial Times’ın aktardığına göre bu anlaşma, OpenAI’nin son yatırım turunun bir parçası olacak. Şirketin değerlemesinin yaklaşık 830 milyar dolara ulaşması bekleniyor. OpenAI’nin bu kaynağın büyük kısmını yine Nvidia’nın GPU’ları da dahil olmak üzere yapay zeka altyapısına yönlendireceği belirtiliyor.

Bu değişim ile 100 milyar dolarlık dev taahhütten 30 milyar dolarlık daha küçük bir sermaye yatırımına geçilmiş oldu. Böylece finansal risk profili de tamamen değişiyor.

Nvidia, dev altyapı harcamalarını direkt finanse etmek yerine, şirkette söz sahibi olurken donanımına olan talebi de garanti altına alıyor. Bu yeniden yapılanma, Nvidia’nın son dönemde yaşadığı volatil borsa hareketleri nedeniyle yatırımcıların yakın takibinde.

Geçen Hafta Nvidia Hisse Fiyatı. Kaynak: Google Finance Nvidia’da Altı Haftanın Diplerinden Stratejik Toparlanmaya: Dalgalı Bir Ay

Nvidia hisselerinde son haftalarda sert hareketler yaşanıyor. Şubat başında hisse fiyatı 177 dolar seviyesine gerileyerek son altı haftanın en düşük seviyesine indi.

Düşüşte, OpenAI ile planlanan 100 milyar dolarlık anlaşmada belirsizlikler, ABD’nin Çin’e AI çipleri ihracatı üzerindeki kısıtlamaları ve yapay zeka harcamalarının sürdürülebilirliğiyle ilgili genel endişeler etkili oldu.

Ancak Nvidia, daha küçük yatırım taahhüdünü ve yeni ortaklıklarını açıkladıktan sonra hisse fiyatı yeniden toparladı. Ayrıca büyük çip tedarik anlaşmaları açıklanması da bu yükselişte etkili oldu.

ABD’deki En Büyük 10 Yapay Zeka Hissesi. Kaynak: INDmoney

Meta’ya milyonlarca AI çip tedariki için yapılan çok yıllı anlaşma da güveni artırdı. Şubat ortasında Nvidia hisseleri yeniden 180 dolar bandına yaklaştı.

Fakat volatilite sona ermiş değil. Yatırımcılar regülasyon riskleri, yüksek değerleme ve AI altyapı harcamalarının uzun vadede sürdürülebilirliği konusunda temkinli kalmayı sürdürüyor.

Nvidia’dan OpenAI ile Daha Küçük Bir Anlaşma: Ancak Mesajı Büyük

Son açıklanan 30 milyar dolarlık yatırım, Nvidia için stratejik anlamda yükseliş yönlü bir hamle olarak görülüyor. Birincisi, 100 milyar dolarlık ilk plandaki ağır finansal yük ortadan kalkıyor. Böylece şirketin bilanço dengesi bozulmamış oluyor.

İkincisi, Nvidia’nın OpenAI’nin ana donanım ortağı konumunu güçlendiriyor.

Bu sayede Nvidia iki avantajı birden yakalıyor: Dünyanın en değerli AI şirketlerinden birinde doğrudan pay alıyor. Aynı zamanda OpenAI modellerini çalıştıran çiplerin satışına da devam edebiliyor.

Ancak kısa vadede piyasa tepkileri karmaşık olabilir. Büyük yatırım hamleleri her zaman risk taşır ve kimi yatırımcılar Nvidia’nın sadece çip satışına odaklanmasını tercih edebilir.

Yine de bu anlaşma şunu gösteriyor: AI altyapısına yapılan harcamalar hız kesmeden büyümeye devam ediyor.

Sonuç olarak bu yatırım, Nvidia’nın uzun vadeli büyüme öngörüsünü güçlendiriyor. Nvidia’nın küresel AI patlamasının tam merkezinde yer almaya devam ettiğini bir kez daha kanıtlıyor; piyasa ise kısa vadeli dalgalanmalarla yolunu bulmaya çalışıyor.
عرض الترجمة
XRP’yi Kimler Kullanıyor? Gerçekle Anlatı Arasındaki FarkKripto dünyasında XRP kadar tartışma yaratan başka bir coin zor bulunur. Kripto para piyasası ve DeFi ekosisteminde eleştirmenler, XRP’nin gerçek bir kullanım alanı olmadığını sıkça dile getiriyor. Birçoğu, bu coin’in ağırlıklı olarak spekülatif amaçlarla ve sınırlı gerçek dünya etkisiyle var olduğunu vurguluyor.  Diğer yanda XRP, kripto topluluğunun en büyük ve en sesli kitlelerinden birine sahip: XRP Army. Bu topluluk, bu altcoin’in bir gün küresel finans altyapısının temel taşı olacağına yürekten inanıyor. Hakikat ise iki ucun ortasında bir yerde duruyor. XRP’nin gerçekten de bir kullanım alanı var fakat bu alan, sanılandan çok daha niş ve dar bir kapsama sahip. XRP Diğer Kripto Paralardan Daha Benzersiz XRP, XRP Ledger’ın yerel token’ı ve 2012’de net bir amaçla piyasaya sürüldü: hızlı ve verimli sınır ötesi ödemeleri mümkün kılmak.  Bitcoin öncelikle merkeziyetsiz değer saklama, Ethereum ise programlanabilir akıllı kontratlar üzerine kuruluyken XRP, öncelikli olarak para transferini hızlı ve ucuz şekilde finansal sistemler arasında taşımak için yaratıldı. XRP Ledger üzerinde işlemler ortalama üç ila beş saniyede sonuçlanıyor ve maliyeti neredeyse sıfıra yakın. Bu da XRP’yi özellikle köprü para birimi olarak çok verimli kılıyor: Farklı iki itibari para arasında anında dönüşüm sağlanırken bankalar ya da ödeme sağlayıcıları yabancı hesaplarda büyük rezervler tutmak zorunda kalmıyor. Milyonlar XRP Tutuyor: En Çok Kullanım Trader’lar ve Altyapıdan Bireysel yatırımcılar, bugün XRP kullanıcılarının en geniş grubunu oluşturuyor. 2025 başı itibariyle XRP Ledger’da yaklaşık 6 ila 7 milyon fonlu hesap bulunuyor; yani, bu kadar cüzdanda XRP tutuluyor.  Kripto para borsası fon hesapları ve birden fazla cüzdan kullananlar ayıklandığında, analistler dünya genelinde XRP tutan kişi sayısının yaklaşık 2 ila 3 milyon olduğunu tahmin ediyor. 19 Şubat 2026 itibarıyla XRP Ledger İstatistikleri. Kaynak: XRP Scan Bir diğer büyük kullanıcı grup ise kripto para borsası ekosistemi. Binance, Bitstamp, Kraken ve Uphold gibi platformlar, XRP’yi likidite yönetimi ve transferlerde aktif şekilde kullanıyor.  XRP’nin hız ve düşük maliyet avantajı, fonların borsalar arasında taşınmasında ve trading likiditesinin yönetiminde önemli fayda sağlıyor. Ödeme sağlayıcıları da XRP’nin gerçek hayattaki en önemli kullanım alanlarından biri. Japonya’daki SBI Remit ve Güneydoğu Asya’da Tranglo gibi şirketler, Ripple’ın On-Demand Liquidity sistemi sayesinde uluslararası para transferlerinde XRP’yi aktif şekilde kullanıyor. Bu tip örneklerde XRP, paranın sınır ötesine anında aktarılması için geçici bir köprü varlık görevini üstleniyor ve önceden fonlanan yabancı hesaplara gerek kalmıyor. SBI Remit ve Ripple Ortaklığı. Kaynak: Ripple Bankalar Ripple teknolojisini kullanıyor ancak sadece bazı ortaklar XRP’yi tercih ediyor Banka tarafında ise tablo biraz daha karmaşık. Santander, Standard Chartered ve Bank of America gibi önemli finans kurumları Ripple’ın ödeme altyapısından faydalandı.  Ancak çoğu doğrudan XRP kullanmak yerine, Ripple’ın mesajlaşma ve mutabakat yazılımını tercih ediyor. Şu an için XRP’yi likidite için doğrudan kullananlar ağırlıklı olarak ödeme sağlayıcıları; küresel bankalar genel olarak bunu tercih etmiyor. Finansal transferlerin ötesinde XRP, kendi ağı içinde teknik olarak da kritik bir rol üstleniyor. Her XRP Ledger hesabında bir miktar XRP tutulmak zorunda ve yapılan işlemlere ilişkin ağ ücretleri XRP ile ödeniyor.  XRP, zincir üstü merkeziyetsiz trading, token çıkarma ve varlık transferleri için de kullanılıyor. Sonuç olarak XRP, ne tamamen gereksiz bir token ne de her yerde kabul görmüş bir ödeme aracı. Asıl faydası, özellikle likidite sağlama ve ödeme mutabakatı gibi belirli finansal altyapı rollerinde kendini gösteriyor.  Gerçekte kimlerin XRP kullandığını anlamak, spekülasyonlardan çok gerçeklere dayanan daha net bir tablo sunuyor.

XRP’yi Kimler Kullanıyor? Gerçekle Anlatı Arasındaki Fark

Kripto dünyasında XRP kadar tartışma yaratan başka bir coin zor bulunur. Kripto para piyasası ve DeFi ekosisteminde eleştirmenler, XRP’nin gerçek bir kullanım alanı olmadığını sıkça dile getiriyor. Birçoğu, bu coin’in ağırlıklı olarak spekülatif amaçlarla ve sınırlı gerçek dünya etkisiyle var olduğunu vurguluyor. 

Diğer yanda XRP, kripto topluluğunun en büyük ve en sesli kitlelerinden birine sahip: XRP Army. Bu topluluk, bu altcoin’in bir gün küresel finans altyapısının temel taşı olacağına yürekten inanıyor.

Hakikat ise iki ucun ortasında bir yerde duruyor. XRP’nin gerçekten de bir kullanım alanı var fakat bu alan, sanılandan çok daha niş ve dar bir kapsama sahip.

XRP Diğer Kripto Paralardan Daha Benzersiz

XRP, XRP Ledger’ın yerel token’ı ve 2012’de net bir amaçla piyasaya sürüldü: hızlı ve verimli sınır ötesi ödemeleri mümkün kılmak. 

Bitcoin öncelikle merkeziyetsiz değer saklama, Ethereum ise programlanabilir akıllı kontratlar üzerine kuruluyken XRP, öncelikli olarak para transferini hızlı ve ucuz şekilde finansal sistemler arasında taşımak için yaratıldı.

XRP Ledger üzerinde işlemler ortalama üç ila beş saniyede sonuçlanıyor ve maliyeti neredeyse sıfıra yakın. Bu da XRP’yi özellikle köprü para birimi olarak çok verimli kılıyor: Farklı iki itibari para arasında anında dönüşüm sağlanırken bankalar ya da ödeme sağlayıcıları yabancı hesaplarda büyük rezervler tutmak zorunda kalmıyor.

Milyonlar XRP Tutuyor: En Çok Kullanım Trader’lar ve Altyapıdan

Bireysel yatırımcılar, bugün XRP kullanıcılarının en geniş grubunu oluşturuyor. 2025 başı itibariyle XRP Ledger’da yaklaşık 6 ila 7 milyon fonlu hesap bulunuyor; yani, bu kadar cüzdanda XRP tutuluyor. 

Kripto para borsası fon hesapları ve birden fazla cüzdan kullananlar ayıklandığında, analistler dünya genelinde XRP tutan kişi sayısının yaklaşık 2 ila 3 milyon olduğunu tahmin ediyor.

19 Şubat 2026 itibarıyla XRP Ledger İstatistikleri. Kaynak: XRP Scan

Bir diğer büyük kullanıcı grup ise kripto para borsası ekosistemi. Binance, Bitstamp, Kraken ve Uphold gibi platformlar, XRP’yi likidite yönetimi ve transferlerde aktif şekilde kullanıyor. 

XRP’nin hız ve düşük maliyet avantajı, fonların borsalar arasında taşınmasında ve trading likiditesinin yönetiminde önemli fayda sağlıyor.

Ödeme sağlayıcıları da XRP’nin gerçek hayattaki en önemli kullanım alanlarından biri. Japonya’daki SBI Remit ve Güneydoğu Asya’da Tranglo gibi şirketler, Ripple’ın On-Demand Liquidity sistemi sayesinde uluslararası para transferlerinde XRP’yi aktif şekilde kullanıyor.

Bu tip örneklerde XRP, paranın sınır ötesine anında aktarılması için geçici bir köprü varlık görevini üstleniyor ve önceden fonlanan yabancı hesaplara gerek kalmıyor.

SBI Remit ve Ripple Ortaklığı. Kaynak: Ripple Bankalar Ripple teknolojisini kullanıyor ancak sadece bazı ortaklar XRP’yi tercih ediyor

Banka tarafında ise tablo biraz daha karmaşık. Santander, Standard Chartered ve Bank of America gibi önemli finans kurumları Ripple’ın ödeme altyapısından faydalandı. 

Ancak çoğu doğrudan XRP kullanmak yerine, Ripple’ın mesajlaşma ve mutabakat yazılımını tercih ediyor. Şu an için XRP’yi likidite için doğrudan kullananlar ağırlıklı olarak ödeme sağlayıcıları; küresel bankalar genel olarak bunu tercih etmiyor.

Finansal transferlerin ötesinde XRP, kendi ağı içinde teknik olarak da kritik bir rol üstleniyor. Her XRP Ledger hesabında bir miktar XRP tutulmak zorunda ve yapılan işlemlere ilişkin ağ ücretleri XRP ile ödeniyor. 

XRP, zincir üstü merkeziyetsiz trading, token çıkarma ve varlık transferleri için de kullanılıyor.

Sonuç olarak XRP, ne tamamen gereksiz bir token ne de her yerde kabul görmüş bir ödeme aracı. Asıl faydası, özellikle likidite sağlama ve ödeme mutabakatı gibi belirli finansal altyapı rollerinde kendini gösteriyor. 

Gerçekte kimlerin XRP kullandığını anlamak, spekülasyonlardan çok gerçeklere dayanan daha net bir tablo sunuyor.
عرض الترجمة
LIBRA’da 10.000 Dolar Kaybeden Trader Kripto Parayı BıraktıArjantin Devlet Başkanı Javier Milei’nin desteklediği ve dünyanın dört bir yanından yüzbinlerce kişiyi Libra adlı meme coin’e yatırım yapmaya sevk eden proje üzerinden bir yıl geçiyor. Ancak bu proje, büyük bir rug pull skandalına dönüştü. Şili’den 25 yaşındaki Alfonso Gamboa Silvestre de ağır kayıplar yaşayan trader’lar arasında yer aldı. Token’ın lansmanı ve ani çöküşü ona 10.000 dolar kaybettirdi. O günden beri kripto para sektörüne tamamen veda etti. Başkanlık Desteği Piyasada Alım Çılgınlığı Yarattı Geçen yıl Sevgililer Günü’nde, Gamboa Silvestre bilgisayarında trading yapıyordu. Gün sıradandı; ta ki Telegram’daki birçok kripto grubundan birinden gelen bir bildirim telefonunda belirene kadar. Mesajı açtı ve şöyle yazıyordu: “Arjantin’in başkanı yeni bir kripto token başlattı.” Gamboa Silvestre hemen X’e (eski adıyla Twitter) girerek iddianın doğru olup olmadığını araştırdı. İlk anda Milei’nin hesabının hack’lendiğini düşündü. Fakat başkanın doğrulanmış tweet’ini ve eklediği “Viva La Libertad Project” sitesini dikkatlice okuyunca bu ihtimali eledi. Bunun üzerine token’ı satın aldı. Toplamda 5.000 dolar yatırım yaptı. BeInCrypto’ya İspanyolca verdiği röportajda Gamboa Silvestre, ‘İki ayrı alım yaptım. İlk başta küçük bir miktar aldım. Tweet’in gerçekten [Milei’ye] ait olduğundan tamamen emin olunca, daha büyük bir alım yaptım’ dedi. Bunun ardından Gamboa Silvestre ailesiyle akşam yemeğine gitmek için evden çıktı. Ama gözünü telefonundan ayıramadı. Libra’nın fiyatı sürekli düşüyordu ve o ne yapacağını bilemiyordu. Menüde gözüne en iyi görüneni seçmek, ailenin endişeli bakışlarından kaçmak zaten yeterince zordu. Sonunda kendini restoranın tuvaletine kilitledi. Gamboa Silvestre, ‘İlk başta token’ın düşeceğini, sonra tekrar uçup gideceğini sandım’ dedi. ‘Ama öyle olmadı. Sürekli aşağıya indiğini gördüm ve benim 14 Şubat’ım tam bir kabusa döndü’ dedi. Yatırımcılar topluca paralarını çekmeye başlayınca Gamboa Silvestre de aynı yolu seçti. Sonuçta yaptığı orijinal yatırımın iki katı kadar kayba uğradı. Bu olay, onun kripto ekosistemine kalıcı olarak veda etmesine de sebep oldu. Aktif Trader’dan Tamamen Piyasadan Çıkışa Gamboa Silvestre kriptoya ilk kez 2016’da, meraktan adım attı. Fakat 2022’de işi ciddiye aldı ve aktif bir trader’a dönüştü. Meme coin sektörü başlarda ona iyi kazançlar getirdi. TRUMP ve MELANIA token’larının ilk yatırımcıları arasındaydı. Bu iki token, ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump tarafından Trump’ın başkanlığı devralmasından sadece 48 saat önce başlatılmıştı. O dönemde güzel kazançlar elde etti ve aynı hikayeyi Libra’da da tekrarlayacağına inandı. Gamboa Silvestre, ‘Milei’nin Donald Trump ve Elon Musk ile çeşitli toplantılar yaptığını görünce, dedim ki: Bu iş de aynı çizgide ilerliyor, işleri doğru yapacaklar ve ben de para kazanacağım’ diye hatırladı. Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı. Kaybettiği paranın ötesinde, Gamboa Silvestre’nin elinden giden bir şey daha vardı: kriptoya duyduğu tutku. ‘Libra ile yaşadıklarımdan sonra o dünyadan tamamen uzaklaştım. O dönemde bana ciddi kazanç sağlamış ve çok sevdiğim bir şeyi bırakmak zorunda kaldım’ dedi. ‘Gelecekte kendimi yalnızca bu işten yaşayacak biri olarak görüyordum. Ama tüm güvenim sarsıldı.’ Bugün Gamboa Silvestre’nin sektöre dair tek bağlantısı, Milei’ye karşı açılan toplu davadaki yer alması. Veriler Milei’nin İddialarına Karşı Çıkıyor Gamboa Silvestre, Arjantin’de devam eden bir toplu davada zararlarının telafisi için mücadele eden 212 yatırımcıdan biri. Milei, LIBRA’nın yatırımcılara etkisini defalarca azaltmaya çalışsa da, gerçekler bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Ülkedeki faaliyet gösteren merkezi bir kripto para borsası olan Ripio’nun verilerine göre, toplam 1.329 vatandaş zarar etti. Bu rakamlar Milei’nin, sadece bir avuç Arjantinli yatırımcının etkilendiği iddiasını doğrudan çürütüyor. Kaybedenler sadece Arjantinliler değildi, zarar görenlerin etkisi uluslararasıydı. Bosna’dan Lübnan’a, Avustralya’ya kadar farklı ülkelerdeki yatırımcılar da büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Amerika Birleşik Devletleri’nde, ayrı bir toplu dava Kelsier Ventures’ın CEO’su ve ABD’li yatırımcı Hayden Davis’e karşı sürüyor. Davis, projenin arkasındaki beyin olmakla suçlanıyor. Soruşturma Sürerken Güven Zedeleniyor Libra’nın piyasaya sürülmesinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen Milei, token projesindeki rolüyle ilgili hala net ve tutarlı bir açıklama yapmış değil. Toplu davada davacıları temsil eden avukatlardan Agustín Rombolá’ya göre Milei’nin verdiği yanıtlar son bir yılda oldukça değişkenlik gösterdi. BeInCrypto’ya konuşan Rombolá şu ifadeleri kullandı: ‘Önce bize bunun bir kumarhane olduğunu, kumarhanede ağlanmayacağını söyledi. Sonra görüşlerini satmaya hakkı olduğunu belirtti. Ardından tweet attığı anda başkan olarak çalışmadığını dile getirdi. Sonrasında ise dolandırıldığını öne sürdü’ dedi. Arjantin’deki Libra skandalının en açık sözlü eleştirmenlerinden milletvekili Maximiliano Ferraro’ya göre, Milei hala davadaki rolüne dair kilit bir soruyu yanıtsız bırakıyor. Ferraro bir İspanyolca röportajında şu soruları gündeme getirdi: ‘Hala birçok sorunun cevabı yok. Cumhurbaşkanına kim ulaştı ve nasıl oldu da halka açık olmayan ve 40’tan fazla karakteri olan o [akıllı kontrat adresini] verdiler?’ dedi. Olayla ilgili soruşturma devam ederken hem finansal kayıpların hem de güven erozyonunun boyutu ancak yeni yeni ortaya çıkıyor. Gamboa Silvestre ve binlercesi için Libra yalnızca başarısız bir yatırım değil, aynı zamanda kripto ile kurdukları bağı bambaşka bir yöne savuran bir dönüm noktasıydı.

LIBRA’da 10.000 Dolar Kaybeden Trader Kripto Parayı Bıraktı

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei’nin desteklediği ve dünyanın dört bir yanından yüzbinlerce kişiyi Libra adlı meme coin’e yatırım yapmaya sevk eden proje üzerinden bir yıl geçiyor. Ancak bu proje, büyük bir rug pull skandalına dönüştü.

Şili’den 25 yaşındaki Alfonso Gamboa Silvestre de ağır kayıplar yaşayan trader’lar arasında yer aldı. Token’ın lansmanı ve ani çöküşü ona 10.000 dolar kaybettirdi. O günden beri kripto para sektörüne tamamen veda etti.

Başkanlık Desteği Piyasada Alım Çılgınlığı Yarattı

Geçen yıl Sevgililer Günü’nde, Gamboa Silvestre bilgisayarında trading yapıyordu. Gün sıradandı; ta ki Telegram’daki birçok kripto grubundan birinden gelen bir bildirim telefonunda belirene kadar.

Mesajı açtı ve şöyle yazıyordu: “Arjantin’in başkanı yeni bir kripto token başlattı.” Gamboa Silvestre hemen X’e (eski adıyla Twitter) girerek iddianın doğru olup olmadığını araştırdı.

İlk anda Milei’nin hesabının hack’lendiğini düşündü. Fakat başkanın doğrulanmış tweet’ini ve eklediği “Viva La Libertad Project” sitesini dikkatlice okuyunca bu ihtimali eledi.

Bunun üzerine token’ı satın aldı. Toplamda 5.000 dolar yatırım yaptı.

BeInCrypto’ya İspanyolca verdiği röportajda Gamboa Silvestre, ‘İki ayrı alım yaptım. İlk başta küçük bir miktar aldım. Tweet’in gerçekten [Milei’ye] ait olduğundan tamamen emin olunca, daha büyük bir alım yaptım’ dedi.

Bunun ardından Gamboa Silvestre ailesiyle akşam yemeğine gitmek için evden çıktı. Ama gözünü telefonundan ayıramadı. Libra’nın fiyatı sürekli düşüyordu ve o ne yapacağını bilemiyordu.

Menüde gözüne en iyi görüneni seçmek, ailenin endişeli bakışlarından kaçmak zaten yeterince zordu. Sonunda kendini restoranın tuvaletine kilitledi.

Gamboa Silvestre, ‘İlk başta token’ın düşeceğini, sonra tekrar uçup gideceğini sandım’ dedi. ‘Ama öyle olmadı. Sürekli aşağıya indiğini gördüm ve benim 14 Şubat’ım tam bir kabusa döndü’ dedi.

Yatırımcılar topluca paralarını çekmeye başlayınca Gamboa Silvestre de aynı yolu seçti. Sonuçta yaptığı orijinal yatırımın iki katı kadar kayba uğradı.

Bu olay, onun kripto ekosistemine kalıcı olarak veda etmesine de sebep oldu.

Aktif Trader’dan Tamamen Piyasadan Çıkışa

Gamboa Silvestre kriptoya ilk kez 2016’da, meraktan adım attı. Fakat 2022’de işi ciddiye aldı ve aktif bir trader’a dönüştü.

Meme coin sektörü başlarda ona iyi kazançlar getirdi.

TRUMP ve MELANIA token’larının ilk yatırımcıları arasındaydı. Bu iki token, ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump tarafından Trump’ın başkanlığı devralmasından sadece 48 saat önce başlatılmıştı.

O dönemde güzel kazançlar elde etti ve aynı hikayeyi Libra’da da tekrarlayacağına inandı.

Gamboa Silvestre, ‘Milei’nin Donald Trump ve Elon Musk ile çeşitli toplantılar yaptığını görünce, dedim ki: Bu iş de aynı çizgide ilerliyor, işleri doğru yapacaklar ve ben de para kazanacağım’ diye hatırladı.

Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı. Kaybettiği paranın ötesinde, Gamboa Silvestre’nin elinden giden bir şey daha vardı: kriptoya duyduğu tutku.

‘Libra ile yaşadıklarımdan sonra o dünyadan tamamen uzaklaştım. O dönemde bana ciddi kazanç sağlamış ve çok sevdiğim bir şeyi bırakmak zorunda kaldım’ dedi. ‘Gelecekte kendimi yalnızca bu işten yaşayacak biri olarak görüyordum. Ama tüm güvenim sarsıldı.’

Bugün Gamboa Silvestre’nin sektöre dair tek bağlantısı, Milei’ye karşı açılan toplu davadaki yer alması.

Veriler Milei’nin İddialarına Karşı Çıkıyor

Gamboa Silvestre, Arjantin’de devam eden bir toplu davada zararlarının telafisi için mücadele eden 212 yatırımcıdan biri.

Milei, LIBRA’nın yatırımcılara etkisini defalarca azaltmaya çalışsa da, gerçekler bambaşka bir tablo ortaya koyuyor.

Ülkedeki faaliyet gösteren merkezi bir kripto para borsası olan Ripio’nun verilerine göre, toplam 1.329 vatandaş zarar etti. Bu rakamlar Milei’nin, sadece bir avuç Arjantinli yatırımcının etkilendiği iddiasını doğrudan çürütüyor.

Kaybedenler sadece Arjantinliler değildi, zarar görenlerin etkisi uluslararasıydı. Bosna’dan Lübnan’a, Avustralya’ya kadar farklı ülkelerdeki yatırımcılar da büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.

Amerika Birleşik Devletleri’nde, ayrı bir toplu dava Kelsier Ventures’ın CEO’su ve ABD’li yatırımcı Hayden Davis’e karşı sürüyor. Davis, projenin arkasındaki beyin olmakla suçlanıyor.

Soruşturma Sürerken Güven Zedeleniyor

Libra’nın piyasaya sürülmesinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen Milei, token projesindeki rolüyle ilgili hala net ve tutarlı bir açıklama yapmış değil.

Toplu davada davacıları temsil eden avukatlardan Agustín Rombolá’ya göre Milei’nin verdiği yanıtlar son bir yılda oldukça değişkenlik gösterdi.

BeInCrypto’ya konuşan Rombolá şu ifadeleri kullandı: ‘Önce bize bunun bir kumarhane olduğunu, kumarhanede ağlanmayacağını söyledi. Sonra görüşlerini satmaya hakkı olduğunu belirtti. Ardından tweet attığı anda başkan olarak çalışmadığını dile getirdi. Sonrasında ise dolandırıldığını öne sürdü’ dedi.

Arjantin’deki Libra skandalının en açık sözlü eleştirmenlerinden milletvekili Maximiliano Ferraro’ya göre, Milei hala davadaki rolüne dair kilit bir soruyu yanıtsız bırakıyor.

Ferraro bir İspanyolca röportajında şu soruları gündeme getirdi: ‘Hala birçok sorunun cevabı yok. Cumhurbaşkanına kim ulaştı ve nasıl oldu da halka açık olmayan ve 40’tan fazla karakteri olan o [akıllı kontrat adresini] verdiler?’ dedi.

Olayla ilgili soruşturma devam ederken hem finansal kayıpların hem de güven erozyonunun boyutu ancak yeni yeni ortaya çıkıyor.

Gamboa Silvestre ve binlercesi için Libra yalnızca başarısız bir yatırım değil, aynı zamanda kripto ile kurdukları bağı bambaşka bir yöne savuran bir dönüm noktasıydı.
عرض الترجمة
ASTER fiyatı %70 düştü: Grafikler Hâlâ %85’lik Yükseliş Sinyali VeriyorASTER fiyatı, lansman sonrası gördüğü zirveden bu yana neredeyse %70 değer kaybediyor; hype’ın sönmesi ve artan eleştiriler yatırımcıları endişelendiriyor. Kullanıcı aktivitesi ve işlem hacmi ise çok daha hızlı çakıldı ve toparlanma ihtimalini sorgulatan bir tablo ortaya çıktı. Ancak bu zafiyetin altında teknik formasyonlar ve balina birikimi farklı bir tablo çiziyor. Bu sinyaller, ASTER’da katılımcı azalmasına rağmen büyük bir breakout denemesi olabileceğine işaret ediyor. Aster’da Lansman Sonrası Kullanıcı Aktivitesi ve İşlem Hacmi Düşüşte ASTER (eski adıyla Astherus), eylül 2025’te gerçekleşen token lansmanından beri kullanıcı katılımında hızlı bir çöküş yaşadı. BNB Chain üzerindeki Astherus Vault ile etkileşimde bulunan günlük aktif adres sayısı, 24 Eylül’de 29.062 ile tepe yaptı. Ancak 19 Şubat itibarıyla bu sayı yalnızca 146’ya kadar düştü. Yani günlük aktif kullanıcı sayısında %99,5 gibi çarpıcı bir düşüş var. ASTER Kullanıcıları: Dune Not: Bu veriler yalnızca BNB Chain’deki Astherus Vault’a yapılan yatırma ve çekme işlemlerini yansıtıyor. ASTER’ın BNB Chain, Ethereum, Solana ve Arbitrum üzerinde işlem gördüğünü ve platform genelindeki trader aktivitesinin — özellikle perpetual ve spot trading alanında — sadece vault verilerinden çok daha yüksek olma ihtimali bulunduğunu belirtelim. İşlem hacmi tarafında da benzer bir grafik gözleniyor. Dune verilerine göre, BNB Chain üzerinde günlük merkeziyetsiz kripto para borsası hacmi zirvede 327.750.000 dolarken, şu anda 17.310.000 dolara kadar düşmüş durumda. Aster Hacmi: Dune Bu rakam, işlem hacminde %94,7’lik bir gerilemeye işaret ediyor. Zincir üstü işlem hacmi, blockchain üzerinde gerçekleşen gerçek alım-satım işlemlerini yansıtıyor. Böylesine sert düşüşler, katılımcı sayısındaki azalma ile talep zayıflamasına işaret ediyor. Bu çöküş, ASTER fiyatındaki düşüşle de örtüşüyor. Token, lansmandan kısa süre sonra ulaştığı 2,41 dolar zirvesinden itibaren yaklaşık %70 değer kaybetti. Bu tablo, hype’ın etkisini yitirmesi sonrası yeni bir döneme geçildiğini gösteriyor. Ancak işin tamamı bu kadar basit değil. Protokolle etkileşime geçen toplam benzersiz adres sayısı büyümeye devam ederek 572.252’ye ulaştı. Yani günlük hacimde düşüş yaşansa da hâlâ yeni kullanıcılar ekosisteme dahil oluyor. Daha da ilginci: Kalan kullanıcılar büyük miktarda sermaye bağlıyor. 19 Şubat’ta toplam yatırılan tutar sadece 146 cüzdandan 11,8 milyon dolara ulaştı. Yani cüzdan başına ortalama yaklaşık 80.000 dolar düşüyor. Bireysel katılım azalırken yüksek sermayeli yatırımcıların aktifliğini koruduğu açıkça görülüyor. Buna ek olarak, TGE’den bu yana Vault’tan günlük çekim işlemlerinin sıfırda kalması, daha az kullanıcı yeni sermaye yatırsa da mevcut paranın sistemden çıkmadığı izlenimini güçlendiriyor. Bullish Ayrışma ve EMA Kurulumu Erken Dönüş Sinyalleri Veriyor Temeldeki zayıflığa rağmen teknik göstergeler, toparlanmanın erken sinyallerini veriyor. 12 saatlik grafikte, ASTER’da 7 Aralık’tan 14 Şubat’a kadar yükseliş yönlü bir ayrışma oluştu. Bu süre zarfında fiyat daha düşük dip yaptı. Fakat Göreceli Güç Endeksi (RSI) daha yüksek bir dip yaptı. RSI, alım-satım gücünü 0 ile 100 arasında gösterir. Fiyat düşerken RSI yükseliyorsa, satış baskısının zayıfladığını gösterir. Bu yapı genellikle fiyat toparlanması başlamadan önce görülür. ASTER henüz bu sinyale tam anlamıyla tepki vermiş değil. Yani yükseliş baskısı hâlâ inşa ediliyor olabilir. Aynı zamanda 20 periyotluk üssel hareketli ortalama (EMA), 100 periyotluk EMA’nın üzerine yükseliş yönlü kesişmeye yaklaşıyor. EMA, ortalama fiyatı hesaplarken son fiyatlara daha fazla ağırlık verir. Kısa vadeli EMA’ların uzun vadeli EMA’ların üstüne çıkması, momentumun güçlendiğini ve trend dönüşünün sinyalini verir. Yükseliş Yönlü Ayrışma: TradingView Fiyat ayrıca, ters omuz-baş-omuz formasyonu oluşturuyor. Yükseliş Odaklı Fiyat Formasyonu: TradingView Bu formasyon, alıcıların yavaş yavaş kontrolü ele geçirdiğine işaret eden bir yükseliş dönüş yapısı olarak öne çıkıyor. Bu formasyonun boyun çizgisi 0,79 dolar seviyesinde yer alıyor. Bu seviyenin üzerinde yaşanacak bir breakout, toparlanmayı teyit edecektir. Balina Birikimi ve Yatırımcı Hissiyatındaki Çöküş Karşıt Güçler Oluşturuyor Piyasadaki olumsuz hissiyata rağmen büyük yatırımcılar ASTER biriktirmeye devam ediyor. 100 milyon ile 1 milyar ASTER tutan cüzdanların bakiyesi şubat başından bu yana 2,75 milyardan 2,96 milyar ASTER’a yükseldi. Bu istikrarlı birikim, en büyük sahiplerin projeye olan güvenini gösteriyor. 1 milyon ile 10 milyon ASTER tutan orta büyüklükteki balina’lar da bakiyelerini 262,48 milyondan 278,96 milyon ASTER’a çıkardı. Aster Balina’lar: Santiment Ancak bu küçük balina’lardan bazıları son günlerde pozisyonlarını hafifçe azaltmaya başladı. Bu düşüşün, son dönemde iyice zayıflayan pozitif yatırımcı hissiyatı ile bağlantılı olduğu görülüyor. Piyasa hissiyatı adeta tepetaklak oldu. Pozitif hissiyat puanları 12 Şubat’ta 10,39’dan neredeyse sıfıra kadar geriledi. Aster Hissiyatı: Santiment Bu tarz token içgörülerinden daha fazla almak ister misiniz? Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan hemen abone olabilirsiniz. Bu durum Aster’a yönelik aktivite düşüşüyle ilgili artan eleştiriler ve olumsuz algının yansıması. Elde mevcut veriler bunun biraz abartılı olsa da, tamamen asılsız olmadığını gösteriyor. Piyasada şimdi tam anlamıyla bir çatışma ortamı var. Büyük balina’lar toplama yapmaya devam ederek uzun vadede güvenlerini gösteriyor. Ancak küçük yatırımcı’lar hissiyatın zayıflamasıyla temkinli davranıyor. Bu balina davranışı ile piyasa hissiyatı arasındaki ayrışma, genellikle önemli dönüm noktalarında sıkça görülür. ASTER fiyat seviyeleri: %85’lik yükselişi tetikleyebilir ASTER fiyatı şu anda kritik bir teknik seviyede bulunuyor. Ters omuz-baş-omuz formasyonunun boyun çizgisi 0,79 dolarda yer alıyor. Bu seviyenin üzerinde bir kırılım, yükseliş dönüşünü net şekilde teyit edecektir. Eğer bu kırılım gelirse, sonraki dirençler 0,92 dolar, 1,06 dolar ve 1,29 dolar seviyelerinde görünüyor. Formasyonun tam hedefi ise yaklaşık 1,46 dolar seviyesinde. Bu da mevcut seviyeden %85’lik bir yükseliş anlamına gelir. ASTER Fiyat Analizi: TradingView Ancak aşağı yönlü riskler hâlâ masada. Aster 0,68 dolar altına inerse, yükseliş görünümü zayıflar. 0,39 doların da altına sarkması halinde formasyon tamamen geçersiz olur ve düşüş baskısı devam eder. Şu an için Aster kritik eşikte tutunmaya çalışıyor. Kullanıcı aktivitesi ve piyasa hissiyatı sert şekilde zayıfladı. Ama balina birikimi, yükseliş yönlü ayrışma ve dönüş formasyonları halen toparlanma ihtimaline işaret ediyor. 0,79 dolar üzeri veya 0,39 dolar altı hareket büyük ihtimalle Aster’ın uzun vadeli yönünü belirleyecek.

ASTER fiyatı %70 düştü: Grafikler Hâlâ %85’lik Yükseliş Sinyali Veriyor

ASTER fiyatı, lansman sonrası gördüğü zirveden bu yana neredeyse %70 değer kaybediyor; hype’ın sönmesi ve artan eleştiriler yatırımcıları endişelendiriyor. Kullanıcı aktivitesi ve işlem hacmi ise çok daha hızlı çakıldı ve toparlanma ihtimalini sorgulatan bir tablo ortaya çıktı.

Ancak bu zafiyetin altında teknik formasyonlar ve balina birikimi farklı bir tablo çiziyor. Bu sinyaller, ASTER’da katılımcı azalmasına rağmen büyük bir breakout denemesi olabileceğine işaret ediyor.

Aster’da Lansman Sonrası Kullanıcı Aktivitesi ve İşlem Hacmi Düşüşte

ASTER (eski adıyla Astherus), eylül 2025’te gerçekleşen token lansmanından beri kullanıcı katılımında hızlı bir çöküş yaşadı.

BNB Chain üzerindeki Astherus Vault ile etkileşimde bulunan günlük aktif adres sayısı, 24 Eylül’de 29.062 ile tepe yaptı. Ancak 19 Şubat itibarıyla bu sayı yalnızca 146’ya kadar düştü. Yani günlük aktif kullanıcı sayısında %99,5 gibi çarpıcı bir düşüş var.

ASTER Kullanıcıları: Dune

Not: Bu veriler yalnızca BNB Chain’deki Astherus Vault’a yapılan yatırma ve çekme işlemlerini yansıtıyor. ASTER’ın BNB Chain, Ethereum, Solana ve Arbitrum üzerinde işlem gördüğünü ve platform genelindeki trader aktivitesinin — özellikle perpetual ve spot trading alanında — sadece vault verilerinden çok daha yüksek olma ihtimali bulunduğunu belirtelim.

İşlem hacmi tarafında da benzer bir grafik gözleniyor. Dune verilerine göre, BNB Chain üzerinde günlük merkeziyetsiz kripto para borsası hacmi zirvede 327.750.000 dolarken, şu anda 17.310.000 dolara kadar düşmüş durumda.

Aster Hacmi: Dune

Bu rakam, işlem hacminde %94,7’lik bir gerilemeye işaret ediyor. Zincir üstü işlem hacmi, blockchain üzerinde gerçekleşen gerçek alım-satım işlemlerini yansıtıyor. Böylesine sert düşüşler, katılımcı sayısındaki azalma ile talep zayıflamasına işaret ediyor.

Bu çöküş, ASTER fiyatındaki düşüşle de örtüşüyor. Token, lansmandan kısa süre sonra ulaştığı 2,41 dolar zirvesinden itibaren yaklaşık %70 değer kaybetti. Bu tablo, hype’ın etkisini yitirmesi sonrası yeni bir döneme geçildiğini gösteriyor.

Ancak işin tamamı bu kadar basit değil. Protokolle etkileşime geçen toplam benzersiz adres sayısı büyümeye devam ederek 572.252’ye ulaştı. Yani günlük hacimde düşüş yaşansa da hâlâ yeni kullanıcılar ekosisteme dahil oluyor.

Daha da ilginci: Kalan kullanıcılar büyük miktarda sermaye bağlıyor. 19 Şubat’ta toplam yatırılan tutar sadece 146 cüzdandan 11,8 milyon dolara ulaştı. Yani cüzdan başına ortalama yaklaşık 80.000 dolar düşüyor. Bireysel katılım azalırken yüksek sermayeli yatırımcıların aktifliğini koruduğu açıkça görülüyor.

Buna ek olarak, TGE’den bu yana Vault’tan günlük çekim işlemlerinin sıfırda kalması, daha az kullanıcı yeni sermaye yatırsa da mevcut paranın sistemden çıkmadığı izlenimini güçlendiriyor.

Bullish Ayrışma ve EMA Kurulumu Erken Dönüş Sinyalleri Veriyor

Temeldeki zayıflığa rağmen teknik göstergeler, toparlanmanın erken sinyallerini veriyor. 12 saatlik grafikte, ASTER’da 7 Aralık’tan 14 Şubat’a kadar yükseliş yönlü bir ayrışma oluştu. Bu süre zarfında fiyat daha düşük dip yaptı. Fakat Göreceli Güç Endeksi (RSI) daha yüksek bir dip yaptı.

RSI, alım-satım gücünü 0 ile 100 arasında gösterir. Fiyat düşerken RSI yükseliyorsa, satış baskısının zayıfladığını gösterir. Bu yapı genellikle fiyat toparlanması başlamadan önce görülür. ASTER henüz bu sinyale tam anlamıyla tepki vermiş değil. Yani yükseliş baskısı hâlâ inşa ediliyor olabilir.

Aynı zamanda 20 periyotluk üssel hareketli ortalama (EMA), 100 periyotluk EMA’nın üzerine yükseliş yönlü kesişmeye yaklaşıyor. EMA, ortalama fiyatı hesaplarken son fiyatlara daha fazla ağırlık verir. Kısa vadeli EMA’ların uzun vadeli EMA’ların üstüne çıkması, momentumun güçlendiğini ve trend dönüşünün sinyalini verir.

Yükseliş Yönlü Ayrışma: TradingView

Fiyat ayrıca, ters omuz-baş-omuz formasyonu oluşturuyor.

Yükseliş Odaklı Fiyat Formasyonu: TradingView

Bu formasyon, alıcıların yavaş yavaş kontrolü ele geçirdiğine işaret eden bir yükseliş dönüş yapısı olarak öne çıkıyor. Bu formasyonun boyun çizgisi 0,79 dolar seviyesinde yer alıyor. Bu seviyenin üzerinde yaşanacak bir breakout, toparlanmayı teyit edecektir.

Balina Birikimi ve Yatırımcı Hissiyatındaki Çöküş Karşıt Güçler Oluşturuyor

Piyasadaki olumsuz hissiyata rağmen büyük yatırımcılar ASTER biriktirmeye devam ediyor. 100 milyon ile 1 milyar ASTER tutan cüzdanların bakiyesi şubat başından bu yana 2,75 milyardan 2,96 milyar ASTER’a yükseldi. Bu istikrarlı birikim, en büyük sahiplerin projeye olan güvenini gösteriyor.

1 milyon ile 10 milyon ASTER tutan orta büyüklükteki balina’lar da bakiyelerini 262,48 milyondan 278,96 milyon ASTER’a çıkardı.

Aster Balina’lar: Santiment

Ancak bu küçük balina’lardan bazıları son günlerde pozisyonlarını hafifçe azaltmaya başladı. Bu düşüşün, son dönemde iyice zayıflayan pozitif yatırımcı hissiyatı ile bağlantılı olduğu görülüyor.

Piyasa hissiyatı adeta tepetaklak oldu. Pozitif hissiyat puanları 12 Şubat’ta 10,39’dan neredeyse sıfıra kadar geriledi.

Aster Hissiyatı: Santiment

Bu tarz token içgörülerinden daha fazla almak ister misiniz? Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan hemen abone olabilirsiniz.

Bu durum Aster’a yönelik aktivite düşüşüyle ilgili artan eleştiriler ve olumsuz algının yansıması. Elde mevcut veriler bunun biraz abartılı olsa da, tamamen asılsız olmadığını gösteriyor.

Piyasada şimdi tam anlamıyla bir çatışma ortamı var. Büyük balina’lar toplama yapmaya devam ederek uzun vadede güvenlerini gösteriyor. Ancak küçük yatırımcı’lar hissiyatın zayıflamasıyla temkinli davranıyor. Bu balina davranışı ile piyasa hissiyatı arasındaki ayrışma, genellikle önemli dönüm noktalarında sıkça görülür.

ASTER fiyat seviyeleri: %85’lik yükselişi tetikleyebilir

ASTER fiyatı şu anda kritik bir teknik seviyede bulunuyor. Ters omuz-baş-omuz formasyonunun boyun çizgisi 0,79 dolarda yer alıyor. Bu seviyenin üzerinde bir kırılım, yükseliş dönüşünü net şekilde teyit edecektir. Eğer bu kırılım gelirse, sonraki dirençler 0,92 dolar, 1,06 dolar ve 1,29 dolar seviyelerinde görünüyor. Formasyonun tam hedefi ise yaklaşık 1,46 dolar seviyesinde. Bu da mevcut seviyeden %85’lik bir yükseliş anlamına gelir.

ASTER Fiyat Analizi: TradingView

Ancak aşağı yönlü riskler hâlâ masada. Aster 0,68 dolar altına inerse, yükseliş görünümü zayıflar. 0,39 doların da altına sarkması halinde formasyon tamamen geçersiz olur ve düşüş baskısı devam eder.

Şu an için Aster kritik eşikte tutunmaya çalışıyor. Kullanıcı aktivitesi ve piyasa hissiyatı sert şekilde zayıfladı. Ama balina birikimi, yükseliş yönlü ayrışma ve dönüş formasyonları halen toparlanma ihtimaline işaret ediyor. 0,79 dolar üzeri veya 0,39 dolar altı hareket büyük ihtimalle Aster’ın uzun vadeli yönünü belirleyecek.
عرض الترجمة
Peter Schiff: Bitcoin Fiyatı 20.000 Dolar’a Düşebilir mi? Uyarı ve BeklentilerEkonomist ve uzun süredir Bitcoin eleştirmeni Peter Schiff, Bitcoin’in 50.000 dolar seviyesindeki kritik desteğini kaybetmesi durumunda 20.000 dolara kadar düşebileceği konusunda uyarıyor. Schiff’in bu açıklamaları, ABD ordusunun İran’a yönelik askeri seçenekler hazırladığına dair haberlerin ardından jeopolitik gerilimin artmasıyla gündeme geliyor. Peter Schiff’in Bitcoin Karşıtlığı Hiç Bu Kadar Güçlü Olmamıştı Schiff aktardığına göre, 50.000 dolar altının artık yüksek ihtimalle gündeme gelebileceğini ve bunun çok daha derin bir düşüşü tetikleyebileceğini düşünüyor. Schiff, Bitcoin’in geçmişteki çöküş döngülerini tekrar edebileceğine işaret ediyor: Üstelik kurumsal ilginin ve genel piyasa benimsenmesinin artmasına rağmen bu riskin masada olduğunu belirtiyor. Bu uyarı, Bitcoin fiyatının 66.000 dolar civarına gerilemesiyle geldi. Lider kripto para yakın zamanda gördüğü zirvenin oldukça uzağına düşmüş durumda. Schiff, Bitcoin’in en istikrarlı şüphecilerinden biri olmayı on yılı aşkın süredir sürdürüyor. Defalarca Bitcoin’i spekülatif bir balon olarak niteledi ve içerdiği gerçek bir değerin olmadığını savundu. Peter Schiff, Bitcoin’i X platformunda eleştiriyor Geçmiş boğa piyasalarında da Schiff, büyük çöküşler olacağını öngörmüş ve altını üstün bir değer saklama aracı olarak önermeye devam etmişti. Ancak Bitcoin, zaman zaman sert düzeltmeler yaşasa da genellikle toparlanmayı başarıyor ve yeni zirvelere ulaşarak şaşırtmaya devam ediyor. Schiff’in son uyarısı, kripto para piyasaları için son derece hassas bir döneme denk geliyor. Küresel risk iştahında ABD’nin İran’a yönelik askeri hamle korkularının artmasıyla birlikte azalma var. Tarihsel olarak, böyle jeopolitik şokların ilk evrelerinde yatırımcılar riskli varlıklardan uzaklaşınca Bitcoin’in sert çıktığı görülüyor. Zincir üstü veriler de kısa vadeli zayıflığın hala olasılık dahilinde olabileceğini gösteriyor. Short-Term Holder SOPR göstergesi şu anda 1’in altında: Bu durum son alıcıların zararına satış yaptığını ortaya koyuyor. Bu tablo, özellikle zayıf ellerdeki yatırımcılar arasında korkunun ve vazgeçişlerin yaygınlaştığını gösteriyor. SOPR (Spent Output Profit Ratio) grafiğine göre Bitcoin kısa vadeli yatırımcıları zararına satış yapıyor. Kaynak: CryptoQuant Öte yandan bir diğer önemli gösterge ise farklı bir tabloya işaret ediyor. Bitcoin’in kısa vadeli Sharpe oranı son günlerde aşırı negatif bölgede seyrediyor. Bu, Bitcoin’in volatiliteye kıyasla son derece zayıf getiriler yaşadığını gösteriyor. Geçmiş döngülere bakarsak, böyle bir ortam çoğu zaman uzun süreli bir çöküşün değil, lokal diplerin habercisi olmuştu. Özetle tablo karmaşık: Jeopolitik baskılar ve olumsuz yatırımcı hissiyatı Bitcoin’i kısa vadede daha da aşağı çekebilir. Ancak çoğu spekülatif pozisyonun şimdiden elendiği görülüyor. Schiff’in öngörüsü belirsizliğin arttığını gösteriyor. Fakat zincir üstü veriler piyasanın yeni bir çöküşün eşiğinde değil, aksine bir yeniden dengeleme sürecine daha yakın olabileceğine işaret ediyor.

Peter Schiff: Bitcoin Fiyatı 20.000 Dolar’a Düşebilir mi? Uyarı ve Beklentiler

Ekonomist ve uzun süredir Bitcoin eleştirmeni Peter Schiff, Bitcoin’in 50.000 dolar seviyesindeki kritik desteğini kaybetmesi durumunda 20.000 dolara kadar düşebileceği konusunda uyarıyor.

Schiff’in bu açıklamaları, ABD ordusunun İran’a yönelik askeri seçenekler hazırladığına dair haberlerin ardından jeopolitik gerilimin artmasıyla gündeme geliyor.

Peter Schiff’in Bitcoin Karşıtlığı Hiç Bu Kadar Güçlü Olmamıştı

Schiff aktardığına göre, 50.000 dolar altının artık yüksek ihtimalle gündeme gelebileceğini ve bunun çok daha derin bir düşüşü tetikleyebileceğini düşünüyor. Schiff, Bitcoin’in geçmişteki çöküş döngülerini tekrar edebileceğine işaret ediyor: Üstelik kurumsal ilginin ve genel piyasa benimsenmesinin artmasına rağmen bu riskin masada olduğunu belirtiyor.

Bu uyarı, Bitcoin fiyatının 66.000 dolar civarına gerilemesiyle geldi. Lider kripto para yakın zamanda gördüğü zirvenin oldukça uzağına düşmüş durumda.

Schiff, Bitcoin’in en istikrarlı şüphecilerinden biri olmayı on yılı aşkın süredir sürdürüyor. Defalarca Bitcoin’i spekülatif bir balon olarak niteledi ve içerdiği gerçek bir değerin olmadığını savundu.

Peter Schiff, Bitcoin’i X platformunda eleştiriyor

Geçmiş boğa piyasalarında da Schiff, büyük çöküşler olacağını öngörmüş ve altını üstün bir değer saklama aracı olarak önermeye devam etmişti.

Ancak Bitcoin, zaman zaman sert düzeltmeler yaşasa da genellikle toparlanmayı başarıyor ve yeni zirvelere ulaşarak şaşırtmaya devam ediyor.

Schiff’in son uyarısı, kripto para piyasaları için son derece hassas bir döneme denk geliyor. Küresel risk iştahında ABD’nin İran’a yönelik askeri hamle korkularının artmasıyla birlikte azalma var.

Tarihsel olarak, böyle jeopolitik şokların ilk evrelerinde yatırımcılar riskli varlıklardan uzaklaşınca Bitcoin’in sert çıktığı görülüyor.

Zincir üstü veriler de kısa vadeli zayıflığın hala olasılık dahilinde olabileceğini gösteriyor. Short-Term Holder SOPR göstergesi şu anda 1’in altında: Bu durum son alıcıların zararına satış yaptığını ortaya koyuyor.

Bu tablo, özellikle zayıf ellerdeki yatırımcılar arasında korkunun ve vazgeçişlerin yaygınlaştığını gösteriyor.

SOPR (Spent Output Profit Ratio) grafiğine göre Bitcoin kısa vadeli yatırımcıları zararına satış yapıyor. Kaynak: CryptoQuant

Öte yandan bir diğer önemli gösterge ise farklı bir tabloya işaret ediyor. Bitcoin’in kısa vadeli Sharpe oranı son günlerde aşırı negatif bölgede seyrediyor.

Bu, Bitcoin’in volatiliteye kıyasla son derece zayıf getiriler yaşadığını gösteriyor.

Geçmiş döngülere bakarsak, böyle bir ortam çoğu zaman uzun süreli bir çöküşün değil, lokal diplerin habercisi olmuştu.

Özetle tablo karmaşık: Jeopolitik baskılar ve olumsuz yatırımcı hissiyatı Bitcoin’i kısa vadede daha da aşağı çekebilir. Ancak çoğu spekülatif pozisyonun şimdiden elendiği görülüyor.

Schiff’in öngörüsü belirsizliğin arttığını gösteriyor. Fakat zincir üstü veriler piyasanın yeni bir çöküşün eşiğinde değil, aksine bir yeniden dengeleme sürecine daha yakın olabileceğine işaret ediyor.
عرض الترجمة
TRUMP Coin insider Hayden Davis: Milyonlarca Dolar’lık pump ve dumpBlockchain analiz şirketi Bubblemaps, tartışmalı meme coin insider’ı Hayden Davis’i Pump.fun’ın PUMP token’ındaki en büyük özel alokasyonlardan birine bağladı. Şirket, Davis’e atfedilen bir cüzdanın özel satışta 50 milyon dolar değerinde USDC yatırdığını ve lansman sırasında 12,5 milyar adet PUMP token’ı aldığını tespit etti. Bu token’ların o anki değeri yaklaşık 73 milyon dolarlık bir hacme ulaşıyordu. Pump.fun’dan Bir Üst Düzey İsim Milyonlarca Doları Nasıl Nakit’e Çevirdi? Ancak cüzdan, lansmandan sonraki birkaç gün içerisinde token’ların yaklaşık %80’ini merkezi kripto para borsası’na taşıdı. Kalan token’lar ise zaman içerisinde kademeli olarak satıldı. Bubblemaps, Davis’in bu işlemden yaklaşık 15 milyon dolar kar elde ettiğini tahmin ediyor. Bu keşif, Davis’in yalnızca bir trader olmadığını, Pump.fun ekosisteminin en büyük erken dönem kurumsal yatırımcılarından biri olduğunu ortaya koyuyor. Yaptığı alokasyon, onu PUMP token’ında en büyük ikinci özel alıcı konumuna getirdi. Özel satış yatırımcıları genellikle indirimli fiyatlardan faydalanarak halka açık alıcılara karşı avantaj yakalıyor. Bu nedenle Davis’in erken dönemde karını aldığını, bireysel yatırımcıların ise sonrasında volatilite ile yüzleştiğini görüyoruz. PUMP token’ı, temmuz 2025’teki ilk coin arzı (ICO) sonrası hızlı bir yükseliş yaşasa da, şimdi zirvesinden yaklaşık %75 oranında gerilemiş durumda. Bu tablo, içerideki isimlerin erken çıkış yaptığı tipik bir meme coin döngüsünü yansıtıyor. Hayden Davis’in PUMP ve PENGU dahil birçok meme coin’i nasıl trade ettiği. Kaynak: X/Bubblemaps Öte yandan Davis’in kripto sektörü içindeki adı zaten sıkça tartışılıyor. Kendisi, çok sayıda meme coin lansmanına ve skandala ismi karışan Kelsier Ventures’ın CEO’luğunu yürütüyor. En çok, Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei’nin tanıtımı sonrası piyasa değeri 4 milyar doları aşan LIBRA token’ı ile gündeme geldi. Ancak bu token, yalnızca birkaç saat içinde çakıldı. Dolandırıcılık soruşturmasında Davis’le bağlantılı cüzdanlar ve varlıklar yetkililer tarafından donduruldu. Arjantinli savcılar, onun kaçması ihtimaline dikkat çekerek Interpol Kırmızı Bülteni bile talep etti. Ayrıca Davis, MELANIA ve siyasetle bağlantılı başka token’ların da aralarında olduğu bazı ünlü projelerin lansmanında rolü olduğunu bizzat kabul etti. Blockchain araştırmacıları, onun cüzdanlarını sürekli aynı modeli izlerken deşifre etti: Erken insider alımlar ve lansman heyecanı sonrası hızlı satışlar. Bubblemaps’in son bulguları ise Davis’in yalnızca meme coin üreticisi değil, doğrudan Pump.fun’ın önde gelen insider yatırımcılarından biri olduğunu işaret ediyor. Yani, artık onu launchpad düzeyinde bir balina olarak görebiliriz. Sonuç olarak bu olay, kripto token lansmanlarındaki insider erişimi ve kar elde etme oyunlarının yatırımcıları nasıl tedirgin ettiğine bir kez daha dikkat çekiyor. Düzenleyiciler ile yatırımcılar, ilk hype sona erdikten sonra özel alokasyonların piyasa üzerindeki etkilerini eskisinden daha yakından izlemeye devam ediyor.

TRUMP Coin insider Hayden Davis: Milyonlarca Dolar’lık pump ve dump

Blockchain analiz şirketi Bubblemaps, tartışmalı meme coin insider’ı Hayden Davis’i Pump.fun’ın PUMP token’ındaki en büyük özel alokasyonlardan birine bağladı.

Şirket, Davis’e atfedilen bir cüzdanın özel satışta 50 milyon dolar değerinde USDC yatırdığını ve lansman sırasında 12,5 milyar adet PUMP token’ı aldığını tespit etti. Bu token’ların o anki değeri yaklaşık 73 milyon dolarlık bir hacme ulaşıyordu.

Pump.fun’dan Bir Üst Düzey İsim Milyonlarca Doları Nasıl Nakit’e Çevirdi?

Ancak cüzdan, lansmandan sonraki birkaç gün içerisinde token’ların yaklaşık %80’ini merkezi kripto para borsası’na taşıdı.

Kalan token’lar ise zaman içerisinde kademeli olarak satıldı. Bubblemaps, Davis’in bu işlemden yaklaşık 15 milyon dolar kar elde ettiğini tahmin ediyor.

Bu keşif, Davis’in yalnızca bir trader olmadığını, Pump.fun ekosisteminin en büyük erken dönem kurumsal yatırımcılarından biri olduğunu ortaya koyuyor.

Yaptığı alokasyon, onu PUMP token’ında en büyük ikinci özel alıcı konumuna getirdi. Özel satış yatırımcıları genellikle indirimli fiyatlardan faydalanarak halka açık alıcılara karşı avantaj yakalıyor.

Bu nedenle Davis’in erken dönemde karını aldığını, bireysel yatırımcıların ise sonrasında volatilite ile yüzleştiğini görüyoruz. PUMP token’ı, temmuz 2025’teki ilk coin arzı (ICO) sonrası hızlı bir yükseliş yaşasa da, şimdi zirvesinden yaklaşık %75 oranında gerilemiş durumda. Bu tablo, içerideki isimlerin erken çıkış yaptığı tipik bir meme coin döngüsünü yansıtıyor.

Hayden Davis’in PUMP ve PENGU dahil birçok meme coin’i nasıl trade ettiği. Kaynak: X/Bubblemaps

Öte yandan Davis’in kripto sektörü içindeki adı zaten sıkça tartışılıyor. Kendisi, çok sayıda meme coin lansmanına ve skandala ismi karışan Kelsier Ventures’ın CEO’luğunu yürütüyor.

En çok, Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei’nin tanıtımı sonrası piyasa değeri 4 milyar doları aşan LIBRA token’ı ile gündeme geldi. Ancak bu token, yalnızca birkaç saat içinde çakıldı.

Dolandırıcılık soruşturmasında Davis’le bağlantılı cüzdanlar ve varlıklar yetkililer tarafından donduruldu. Arjantinli savcılar, onun kaçması ihtimaline dikkat çekerek Interpol Kırmızı Bülteni bile talep etti.

Ayrıca Davis, MELANIA ve siyasetle bağlantılı başka token’ların da aralarında olduğu bazı ünlü projelerin lansmanında rolü olduğunu bizzat kabul etti.

Blockchain araştırmacıları, onun cüzdanlarını sürekli aynı modeli izlerken deşifre etti: Erken insider alımlar ve lansman heyecanı sonrası hızlı satışlar.

Bubblemaps’in son bulguları ise Davis’in yalnızca meme coin üreticisi değil, doğrudan Pump.fun’ın önde gelen insider yatırımcılarından biri olduğunu işaret ediyor. Yani, artık onu launchpad düzeyinde bir balina olarak görebiliriz.

Sonuç olarak bu olay, kripto token lansmanlarındaki insider erişimi ve kar elde etme oyunlarının yatırımcıları nasıl tedirgin ettiğine bir kez daha dikkat çekiyor.

Düzenleyiciler ile yatırımcılar, ilk hype sona erdikten sonra özel alokasyonların piyasa üzerindeki etkilerini eskisinden daha yakından izlemeye devam ediyor.
عرض الترجمة
Solana 90 Dolar Altında Takılı Kaldı: Zincir Üstü Toparlanma Sinyalleri ile Satış Baskısı ÇakışıyorSolana iki haftaya yakın bir süredir 90 dolar seviyesinin altında fiyat durgunluğu yaşıyor. Net bir yön bulunmaması, kripto para piyasası genelinde süren belirsizliğin altını çiziyor. Zincir üstü göstergeler kademeli bir toparlanmaya işaret ediyor. Ancak yatırımcıların yaşadığı kayıplar hâlâ piyasanın yatırımcı hissiyatını şekillendiriyor. Teknik sinyallerde iyileşme gözlense de genel tablo, risklerin sürdüğüne işaret ediyor. Solana Metric’lerde Karışık Sinyaller Spent Output Profit Ratio (SOPR), son dönemde negatif bölgeden yukarı hareket etti. 1’in altındaki değerler, yatırımcıların zararla satış yaptığını gösteriyor. Son yükseliş, gerçekleşen zararların azalmaya başladığına işaret ediyor. Geçmiş verilere göre uzun süren ayı piyasalarında SOPR’ın 1’in üzerine çıkması, ilk kar alımlarının sinyalini veriyor. Bu tür geçişler genellikle volatilitenin artmasına neden oluyor. Karlılığın kısa süreliğine dönmesiyle bazı Solana yatırımcıları pozisyonlarını satıyor ve bu da kısa vadeli geri çekilmeleri tetikliyor. Buna benzer token analizlerinden anında haberdar olmak ister misiniz? Editör Harsh Notariya’nın günlük Kripto Bülteni’ne buradan ücretsiz kaydolun. Solana SOPR. Kaynak: Glassnode Bu desen son üç ayda iki kez görüldü. Her seferinde yeni satış baskısı meydana geldi. SOPR yeniden 1’in üzerine çıkarsa benzer bir tepki görülebilir. Bu durum zincir üstü hissiyatta iyileşmeye rağmen hızlı toparlanmanın önüne geçebilir. Teknik göstergeler ise karışık sinyaller veriyor. Chaikin Money Flow yükselişe geçti fakat hâlâ negatif bölgede seyrediyor. Bu eğilim, çıkışların azaldığını ancak sermayenin net bir şekilde geri dönmediğini gösteriyor. Sıfır çizgisinin üzerine bir hareket, sürekli girişlerin teyidi anlamına gelir. Bu dönüş görülmeden, Solana kırılganlığını koruyor ve yeni zayıflıklara açık kalıyor. Kademeli iyileşme ise özellikle temkinli yatırımcıların ağırlıkta olduğu bir ortamda kesin bir yön değişikliği sunmuyor. Solana CMF. Kaynak: TradingView Solana Gibi Kurumlar Kurumların hareketleri ise tamamen farklı bir tablo çiziyor. 13 şubat ile biten haftada Solana’ya gelen kurumsal girişler toplamı 31 milyon dolar seviyesinde. Başlıca token’lar arasında yalnızca XRP benzer büyüklükte ilgi gördü. Bu girişler büyük cüzdanların Solana’ya olan ilgisinin devam ettiğini gösteriyor. Genel ayı atmosferine rağmen kurumlar Solana’yı stratejik açıdan değerli görüyor. Bu tarz destek, piyasa baskıları altında geri çekilmeleri sınırlayabiliyor. Solana Kurumsal Girişleri. Kaynak: CoinShares Kurumsal birikim, fiyatın daha derin düşüşlere gitmesini muhtemelen engelledi. Büyük oyunculardan gelen bu güçlü destek, ağın uzun vadeli potansiyeline olan güveni de artırıyor. Temel talep ise bireysel yatırımcı hissiyatında oynaklık olsa da istikrarı sağlayan başlıca unsur oluyor. SOL Fiyatı Yatay Seyrini Sürdürüyor Yazı hazırlanırken Solana fiyatı 81 dolar seviyesinde işlem görüyor. Token 78 dolar destek ve 87 dolar direnç arasında dalgalanıyor. Bu yatay hareket iki haftadan uzun bir süredir devam ediyor ve piyasa katılımcılarındaki kararsızlığı gözler önüne seriyor. Net bir toparlanma katalizörü görülemezse bu sıkışma sürebilir. Satış baskısı güçlenirse, SOL 78 doların altına sarkabilir. Bu seviyenin kırılması, kısa vadeli riskleri artırıp fiyatı 73 dolardaki sonraki destek bölgesine yönlendirebilir. Solana Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView Diğer yandan, 78 dolardan gelecek bir toparlanma ivmeyi değiştirebilir. 87 doların üzerinde güçlü bir kırılım, yükseliş trendinin fitilini ateşleyebilir. Sürekli alım baskısı Solana’yı 100 dolara taşıyabilir. Eğer SOL bu psikolojik eşiği aşarsa fiyat 110 dolar seviyesine kadar yükselebilir ve olumsuz senaryoyu geçersiz kılabilir.

Solana 90 Dolar Altında Takılı Kaldı: Zincir Üstü Toparlanma Sinyalleri ile Satış Baskısı Çakışıyor

Solana iki haftaya yakın bir süredir 90 dolar seviyesinin altında fiyat durgunluğu yaşıyor. Net bir yön bulunmaması, kripto para piyasası genelinde süren belirsizliğin altını çiziyor.

Zincir üstü göstergeler kademeli bir toparlanmaya işaret ediyor. Ancak yatırımcıların yaşadığı kayıplar hâlâ piyasanın yatırımcı hissiyatını şekillendiriyor. Teknik sinyallerde iyileşme gözlense de genel tablo, risklerin sürdüğüne işaret ediyor.

Solana Metric’lerde Karışık Sinyaller

Spent Output Profit Ratio (SOPR), son dönemde negatif bölgeden yukarı hareket etti. 1’in altındaki değerler, yatırımcıların zararla satış yaptığını gösteriyor. Son yükseliş, gerçekleşen zararların azalmaya başladığına işaret ediyor.

Geçmiş verilere göre uzun süren ayı piyasalarında SOPR’ın 1’in üzerine çıkması, ilk kar alımlarının sinyalini veriyor. Bu tür geçişler genellikle volatilitenin artmasına neden oluyor. Karlılığın kısa süreliğine dönmesiyle bazı Solana yatırımcıları pozisyonlarını satıyor ve bu da kısa vadeli geri çekilmeleri tetikliyor.

Buna benzer token analizlerinden anında haberdar olmak ister misiniz? Editör Harsh Notariya’nın günlük Kripto Bülteni’ne buradan ücretsiz kaydolun.

Solana SOPR. Kaynak: Glassnode

Bu desen son üç ayda iki kez görüldü. Her seferinde yeni satış baskısı meydana geldi. SOPR yeniden 1’in üzerine çıkarsa benzer bir tepki görülebilir. Bu durum zincir üstü hissiyatta iyileşmeye rağmen hızlı toparlanmanın önüne geçebilir.

Teknik göstergeler ise karışık sinyaller veriyor. Chaikin Money Flow yükselişe geçti fakat hâlâ negatif bölgede seyrediyor. Bu eğilim, çıkışların azaldığını ancak sermayenin net bir şekilde geri dönmediğini gösteriyor.

Sıfır çizgisinin üzerine bir hareket, sürekli girişlerin teyidi anlamına gelir. Bu dönüş görülmeden, Solana kırılganlığını koruyor ve yeni zayıflıklara açık kalıyor. Kademeli iyileşme ise özellikle temkinli yatırımcıların ağırlıkta olduğu bir ortamda kesin bir yön değişikliği sunmuyor.

Solana CMF. Kaynak: TradingView Solana Gibi Kurumlar

Kurumların hareketleri ise tamamen farklı bir tablo çiziyor. 13 şubat ile biten haftada Solana’ya gelen kurumsal girişler toplamı 31 milyon dolar seviyesinde. Başlıca token’lar arasında yalnızca XRP benzer büyüklükte ilgi gördü.

Bu girişler büyük cüzdanların Solana’ya olan ilgisinin devam ettiğini gösteriyor. Genel ayı atmosferine rağmen kurumlar Solana’yı stratejik açıdan değerli görüyor. Bu tarz destek, piyasa baskıları altında geri çekilmeleri sınırlayabiliyor.

Solana Kurumsal Girişleri. Kaynak: CoinShares

Kurumsal birikim, fiyatın daha derin düşüşlere gitmesini muhtemelen engelledi. Büyük oyunculardan gelen bu güçlü destek, ağın uzun vadeli potansiyeline olan güveni de artırıyor. Temel talep ise bireysel yatırımcı hissiyatında oynaklık olsa da istikrarı sağlayan başlıca unsur oluyor.

SOL Fiyatı Yatay Seyrini Sürdürüyor

Yazı hazırlanırken Solana fiyatı 81 dolar seviyesinde işlem görüyor. Token 78 dolar destek ve 87 dolar direnç arasında dalgalanıyor. Bu yatay hareket iki haftadan uzun bir süredir devam ediyor ve piyasa katılımcılarındaki kararsızlığı gözler önüne seriyor.

Net bir toparlanma katalizörü görülemezse bu sıkışma sürebilir. Satış baskısı güçlenirse, SOL 78 doların altına sarkabilir. Bu seviyenin kırılması, kısa vadeli riskleri artırıp fiyatı 73 dolardaki sonraki destek bölgesine yönlendirebilir.

Solana Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView

Diğer yandan, 78 dolardan gelecek bir toparlanma ivmeyi değiştirebilir. 87 doların üzerinde güçlü bir kırılım, yükseliş trendinin fitilini ateşleyebilir. Sürekli alım baskısı Solana’yı 100 dolara taşıyabilir. Eğer SOL bu psikolojik eşiği aşarsa fiyat 110 dolar seviyesine kadar yükselebilir ve olumsuz senaryoyu geçersiz kılabilir.
عرض الترجمة
Bitcoin ABD Ordusu’nun İran’a Hafta Sonu Saldırı Yapması Durumunda Nasıl Tepki Verecek?Bitcoin, 19 Şubat’ta 66.400 dolar seviyesinde işlem görüyor ve günler süren volatiliteye rağmen sakinliğini koruyor. Ancak ABD’nin İran’a askeri müdahale ihtimalinin artması, küresel piyasaları olduğu gibi kripto para piyasası’nı da yeniden belirsizliğe itiyor. Birkaç Amerikan medya kuruluşunun doğruladığı haberlere göre, ABD ordusundan üst düzey yetkililer Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri seçeneklerin hazır olduğunu ve gerekiyorsa bu hafta sonu başlatılabileceğini iletti. ABD-İran Savaş Eşiğinde: Bitcoin Kırılgan Desteğini Korumaya Çalışıyor Pentagon zaten bölgeye ek savaş uçakları konuşlandırdı ve ikinci bir uçak gemisi grubunu Orta Doğu’ya yönlendirdi. Aynı anda İran askeri tatbikatlar düzenliyor ve saldırı olursa misilleme yapacağını açıkça belirtiyor. Tüm bu gelişmeler nükleer müzakerelerin çıkmaza girmesinin ve İran’ın uranyum zenginleştirme ile füze programındaki gerginliğin tırmanmasının hemen ardından yaşanıyor. Beyaz Saray, diplomasinin hâlâ öncelikli yol olduğunu söylüyor. Fakat yetkililer askeri seçeneğin de masada olduğunu açıkça kabul ediyor. Bu tırmanış tüm dünya piyasalarındaki riski artırdı. Uydu görüntüleri, İran’ın askeri tesislerinde beton koruma yapıları inşa ettiğini ve olası ABD saldırılarına hazırlandığını gösteriyor. Kaynak: Reuters Bitcoin’da son dönemde yaşanan fiyat hareketleri bu belirsizliği yansıtıyor. Varlık, 100.000 dolar üzerindeki döngü zirvesinden sert gerileyerek şimdi 60.000 dolar bandının ortasında işlem görüyor. Kısa vadeli yatırımcılar kayıpla satış yapıyor. Short-Term Holder SOPR indikatörü şu anda 1’in altında ve bu da yakın zamanda alım yapanların baskı altında pozisyonlardan çıktığını gösteriyor. Aynı zamanda Bitcoin’da kısa vadeli Sharpe oranı belirgin şekilde eksi seviyelere indi. Bu durum, getirilerin volatiliteye oranla oldukça düşük olduğunu gösteriyor. Benzer koşullar genellikle piyasalarda stresin ve korkunun arttığı dönemlerde gözüküyor. SOPR (Spent Output Profit Ratio) grafiğine göre Bitcoin’da kısa vadeli yatırımcılar zarar ederek satış yapıyor. Kaynak: CryptoQuant ABD hafta sonunda askeri saldırı başlatırsa Bitcoin büyük olasılıkla iki aşamalı bir tepki verecek. Bitcoin zincir üstü sinyalleri: Panik volatiliteyi tetikleyebilir İlk aşamada, piyasalar ani bir satış dalgasıyla karşılaşabilir. Ani jeopolitik şoklarda yatırımcılar genellikle nakde ve daha güvenli varlıklara yönelir. Krizlerin ilk evrelerinde, Bitcoin tarihsel olarak riskli varlık gibi tepki gösterdi. SOPR verileri de kısa vadeli yatırımcıların şu anda kırılgan ve korkuya hassas olduğunu ortaya koyuyor. Ancak, ikinci aşama farklı gelişebilir. Sharpe oranı, Bitcoin’da kısa vadede zaten aşırı satılmış bir tabloya işaret ediyor. Zayıf ellerin çoğu pozisyonunu kapatmış görünüyor. Bu da piyasada kalan zorunlu satış baskısını azaltıyor. Bu yüzden sert bir düşüş yaşansa dahi, alıcıların düşük seviyelerde devreye girmesiyle düşüş kısa sürebilir. Üstelik, jeopolitik belirsizlik uzun vadede Bitcoin’ın çekiciliğini artırabilir. Küresel gerginlik zamanlarında yatırımcılar, geleneksel finansal sistemlerin dışında varlıklara yönelmeye başlıyor. Bu geçiş bir anda olmaz fakat zamanla artış gösterir. Şu anda Bitcoin’da kritik bir denge noktası bulunuyor. Korku düzeyi yüksek ve jeopolitik riskler tırmanıyor. Ancak zincir üstü veriler son düzeltmenin büyük kısmının fiyatlara yansıdığını gösteriyor. Bundan sonra fiyat yönü gerilimin gerçek askeri çatışmaya dönüşüp dönüşmemesine veya diplomasinin devreye girip girmeyeceğine bağlı olacak.

Bitcoin ABD Ordusu’nun İran’a Hafta Sonu Saldırı Yapması Durumunda Nasıl Tepki Verecek?

Bitcoin, 19 Şubat’ta 66.400 dolar seviyesinde işlem görüyor ve günler süren volatiliteye rağmen sakinliğini koruyor. Ancak ABD’nin İran’a askeri müdahale ihtimalinin artması, küresel piyasaları olduğu gibi kripto para piyasası’nı da yeniden belirsizliğe itiyor.

Birkaç Amerikan medya kuruluşunun doğruladığı haberlere göre, ABD ordusundan üst düzey yetkililer Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri seçeneklerin hazır olduğunu ve gerekiyorsa bu hafta sonu başlatılabileceğini iletti.

ABD-İran Savaş Eşiğinde: Bitcoin Kırılgan Desteğini Korumaya Çalışıyor

Pentagon zaten bölgeye ek savaş uçakları konuşlandırdı ve ikinci bir uçak gemisi grubunu Orta Doğu’ya yönlendirdi. Aynı anda İran askeri tatbikatlar düzenliyor ve saldırı olursa misilleme yapacağını açıkça belirtiyor.

Tüm bu gelişmeler nükleer müzakerelerin çıkmaza girmesinin ve İran’ın uranyum zenginleştirme ile füze programındaki gerginliğin tırmanmasının hemen ardından yaşanıyor.

Beyaz Saray, diplomasinin hâlâ öncelikli yol olduğunu söylüyor. Fakat yetkililer askeri seçeneğin de masada olduğunu açıkça kabul ediyor. Bu tırmanış tüm dünya piyasalarındaki riski artırdı.

Uydu görüntüleri, İran’ın askeri tesislerinde beton koruma yapıları inşa ettiğini ve olası ABD saldırılarına hazırlandığını gösteriyor. Kaynak: Reuters

Bitcoin’da son dönemde yaşanan fiyat hareketleri bu belirsizliği yansıtıyor. Varlık, 100.000 dolar üzerindeki döngü zirvesinden sert gerileyerek şimdi 60.000 dolar bandının ortasında işlem görüyor.

Kısa vadeli yatırımcılar kayıpla satış yapıyor. Short-Term Holder SOPR indikatörü şu anda 1’in altında ve bu da yakın zamanda alım yapanların baskı altında pozisyonlardan çıktığını gösteriyor.

Aynı zamanda Bitcoin’da kısa vadeli Sharpe oranı belirgin şekilde eksi seviyelere indi. Bu durum, getirilerin volatiliteye oranla oldukça düşük olduğunu gösteriyor. Benzer koşullar genellikle piyasalarda stresin ve korkunun arttığı dönemlerde gözüküyor.

SOPR (Spent Output Profit Ratio) grafiğine göre Bitcoin’da kısa vadeli yatırımcılar zarar ederek satış yapıyor. Kaynak: CryptoQuant

ABD hafta sonunda askeri saldırı başlatırsa Bitcoin büyük olasılıkla iki aşamalı bir tepki verecek.

Bitcoin zincir üstü sinyalleri: Panik volatiliteyi tetikleyebilir

İlk aşamada, piyasalar ani bir satış dalgasıyla karşılaşabilir. Ani jeopolitik şoklarda yatırımcılar genellikle nakde ve daha güvenli varlıklara yönelir. Krizlerin ilk evrelerinde, Bitcoin tarihsel olarak riskli varlık gibi tepki gösterdi. SOPR verileri de kısa vadeli yatırımcıların şu anda kırılgan ve korkuya hassas olduğunu ortaya koyuyor.

Ancak, ikinci aşama farklı gelişebilir.

Sharpe oranı, Bitcoin’da kısa vadede zaten aşırı satılmış bir tabloya işaret ediyor. Zayıf ellerin çoğu pozisyonunu kapatmış görünüyor. Bu da piyasada kalan zorunlu satış baskısını azaltıyor.

Bu yüzden sert bir düşüş yaşansa dahi, alıcıların düşük seviyelerde devreye girmesiyle düşüş kısa sürebilir.

Üstelik, jeopolitik belirsizlik uzun vadede Bitcoin’ın çekiciliğini artırabilir. Küresel gerginlik zamanlarında yatırımcılar, geleneksel finansal sistemlerin dışında varlıklara yönelmeye başlıyor. Bu geçiş bir anda olmaz fakat zamanla artış gösterir.

Şu anda Bitcoin’da kritik bir denge noktası bulunuyor. Korku düzeyi yüksek ve jeopolitik riskler tırmanıyor. Ancak zincir üstü veriler son düzeltmenin büyük kısmının fiyatlara yansıdığını gösteriyor.

Bundan sonra fiyat yönü gerilimin gerçek askeri çatışmaya dönüşüp dönüşmemesine veya diplomasinin devreye girip girmeyeceğine bağlı olacak.
عرض الترجمة
Ethereum ETF’ler 4 Haftalık Çıkış Serisini Sonlandırdı: ETH Fiyatı Toparlanacak mı?Ethereum sonunda dört hafta üst üste süren ETF çıkışlarını sonlandırıyor. 18 Şubat’la biten haftada girişler yaşanıyor ve bu, kurumsal talebin geri döndüğüne dair ilk işaret olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda, balina cüzdanları da yeniden Ethereum toplamaya başlıyor. Fakat uzun vadeli yatırımcılar, Ethereum’daki her fiyat toparlanmasında satış yapmaya devam ediyor. Bu gelişme, Ethereum’un fiyat toparlanmasının devam mı edeceğini yoksa duraksayacağını mı belirleyecek önemli bir çatışmayı işaret ediyor. ETF’den Çıkış Serisi Sona Erdi: Balina Birikimi Başladı Ethereum, dört hafta boyunca aralıksız şekilde kurumsal satıcıların baskısı altında kalmıştı. Spot Ethereum ETF’leri, 23 Ocak, 30 Ocak, 6 Şubat ve 13 Şubat’la biten haftalarda net çıkış yaşadı. Sürekli gelen bu satış dalgası, kurumsal taraftaki zayıf güvene ve Ethereum’un genel fiyat düşüşüne işaret etti. Ancak artık bu trend değişiyor. 18 Şubat’la biten haftada 6,80 milyon dolar net giriş görülüyor. Bu değişim, en azından kısa vadede kurumsal satış baskısının durduğunu gösteriyor. ETF girişlerinin, uzun süreli çıkışların ardından pozitife dönmesi genellikle piyasanın dengelenmeye başladığına dair bir ilk işarettir. Yine de giriş miktarlarının, önceki çıkışların gücüne yaklaşamadığını belirtmek gerekir. Ethereum ETF’leri: SoSo Value Buna benzer daha fazla token içgörüsü ister misiniz? Editör Harsh Notariya’nın günlük kripto para bültenine buradan abone olabilirsiniz. Bu sırada balina birikimi de yeniden başlıyor. Veriler, yüklü miktarda Ethereum tutan cüzdanların elindeki miktarın 15 Şubat’ta 113,50 milyon ETH iken, şimdilerde 113,63 milyon ETH’ye yükseldiğini gösteriyor. Bu da 130.000 ETH’lik bir artış anlamına geliyor. Güncel fiyatla hesaplandığında, sadece birkaç gün içinde yaklaşık 253 milyon dolarlık Ethereum balina cüzdanlarına eklenmiş durumda. Ethereum Balinaları: Santiment Zayıf piyasa dönemlerinde balina birikimi önem taşıyor çünkü büyük yatırımcılar, genellikle toplu bir fiyat toparlanmasından önce pozisyonlarını erkenden alır. Fakat bu artan iyimserliğe, başka bir yatırımcı grubundan ciddi bir direnç geliyor. Ethereum Fiyatında Yükseliş Yönlü Ayrışma: Uzun Vadeli Yatırımcılar Satmaya Devam Ediyor Ethereum’un 8 saatlik grafiğinde, geçmişte çoğu zaman fiyat sıçramalarından önce çıkan önemli bir momentum sinyali oluşuyor. 2 Şubat ile 18 Şubat arasında, Ethereum’un fiyatı, önceki dip noktasının da altına inerek daha düşük bir dip oluşturdu. Ancak aynı dönemde, Göreceli Güç Endeksi (RSI) daha yüksek bir dip oluşturdu. RSI, alım-satım gücünü ölçüyor ve ortaya çıkan bu tabloya yükseliş yönlü ayrışma deniyor. Bu sinyal, bu ayın başında iki defa etkisini gösterdi. İlk yükseliş yönlü ayrışma, 2 Şubat ile 11 Şubat arasında oluştu. Ethereum fiyatı bu süreçte %11 yükseldi. İkinci ayrışma ise 2 Şubat ile 15 Şubat arasında ortaya çıktı ve bu da %6’lık bir toparlanmaya yol açtı. Yükseliş Ayrışması Görüldü: TradingView Bu iki ETH sıçraması ETF çıkışları devam ederken yaşandı ve alıcıların hakimiyeti geri almaya çalıştığını gösterdi. Şimdi ise ETF girişleri geri döndü ve balinalar alıma geçti. Bu nedenle, yeni bir sıçrama girişimi daha gelme ihtimali yükseliyor. Ancak uzun vadeli yatırımcılar tam tersi yönde hareket ediyor. Hodler Net Pozisyon Değişimi, uzun vadeli yatırımcıların birikimde mi yoksa satışta mı olduğunu gösteriyor. Negatif değerler, uzun vadeli yatırımcıların ellerindekileri piyasaya sürdüğünü gösteriyor. 17 Şubat’ta uzun vadeli yatırımcılar, son 30 gün içinde 34.841 ETH sattı. 18 Şubat’ta bu rakam 38.877 ETH’ye yükseldi. Böylece yükseliş sinyalleri görülmeye başladığı anda, sadece bir günde sert bir satış baskısı oluştu. Yatırımcılar Satmaya Devam Ediyor: Glassnode Bu tablo, uzun vadeli yatırımcıların fiyatlardaki güçlenmeleri, pozisyonlarını azaltmak için kullandığını gösteriyor. Aynı davranış, şubat ayındaki önceki yükselişlerde de görüldü. Önceki sıçramalar, uzun vadeli yatırımcı satışlarının toparlanmayı sınırlandırması nedeniyle kalıcı olamadı. Yani ortada net bir çekişme var. Balina birikimi ve ETF girişleri toparlanmayı desteklerken, uzun vadeli yatırımcı satışları yukarı yönlü potansiyeli sınırlayarak net bir risk sinyali oluşturuyor. Bu mücadele, Ethereum’un güncel fiyat yapısına da doğrudan yansıyor. Triangle Pattern Kritik Seviyeleri Gösteriyor Ethereum, 8 saatlik grafikte şu anda simetrik üçgen formasyonu içinde işlem görüyor. Bu formasyon, fiyatın birbirine yaklaşan destek ve direnç çizgileri arasında gidip gelmesiyle oluşuyor. Simetrik üçgen formasyonu, alıcılar ve satıcılar arasında dengeli bir mücadeleyi temsil ediyor. Ethereum özelinde alıcılar: balina’lar ve özellikle ETF girişleri sayesinde geri dönen kurumsal yatırımcılar. Satıcılar ise ellerindeki pozisyonları dağıtan uzun vadeli yatırımcılar. Bu denge, Ethereum’un neden fiyat durgunluğu içinde kaldığını net şekilde gösteriyor. İlk önemli direnç seviyesi 2.030 dolar civarında bulunuyor. Bu seviye, önceki toparlanma denemesinde fiyatı aşağı çekmişti. Eğer Ethereum bu seviyeyi aşabilir ve üzerinde tutunabilirse, yükseliş ivmesinin güçlendiği teyit edilir ve üçgen formasyonunda kırılım gerçekleşmiş olur. Bir sonraki kritik direnç ise 2.100 dolar: Bu seviye de piyasaya set çeken bölgelerden. Burada da yukarı yönlü bir kırılım, daha güçlü bir toparlanmaya işaret eder ve yükselişin önünü açabilir. Ethereum Fiyat Analizi: TradingView Ancak aşağı yönlü riskler de masada. En yakın korunması gereken seviye 1.960 dolar. Ethereum bu seviyeyi kaybederse fiyat 1.890 dolara kadar sarkabilir. Satış baskısının hızlanması halinde ise daha derin bir geri çekilmede 1.740 dolar gündeme gelebilir.

Ethereum ETF’ler 4 Haftalık Çıkış Serisini Sonlandırdı: ETH Fiyatı Toparlanacak mı?

Ethereum sonunda dört hafta üst üste süren ETF çıkışlarını sonlandırıyor. 18 Şubat’la biten haftada girişler yaşanıyor ve bu, kurumsal talebin geri döndüğüne dair ilk işaret olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda, balina cüzdanları da yeniden Ethereum toplamaya başlıyor. Fakat uzun vadeli yatırımcılar, Ethereum’daki her fiyat toparlanmasında satış yapmaya devam ediyor.

Bu gelişme, Ethereum’un fiyat toparlanmasının devam mı edeceğini yoksa duraksayacağını mı belirleyecek önemli bir çatışmayı işaret ediyor.

ETF’den Çıkış Serisi Sona Erdi: Balina Birikimi Başladı

Ethereum, dört hafta boyunca aralıksız şekilde kurumsal satıcıların baskısı altında kalmıştı. Spot Ethereum ETF’leri, 23 Ocak, 30 Ocak, 6 Şubat ve 13 Şubat’la biten haftalarda net çıkış yaşadı. Sürekli gelen bu satış dalgası, kurumsal taraftaki zayıf güvene ve Ethereum’un genel fiyat düşüşüne işaret etti.

Ancak artık bu trend değişiyor. 18 Şubat’la biten haftada 6,80 milyon dolar net giriş görülüyor. Bu değişim, en azından kısa vadede kurumsal satış baskısının durduğunu gösteriyor. ETF girişlerinin, uzun süreli çıkışların ardından pozitife dönmesi genellikle piyasanın dengelenmeye başladığına dair bir ilk işarettir. Yine de giriş miktarlarının, önceki çıkışların gücüne yaklaşamadığını belirtmek gerekir.

Ethereum ETF’leri: SoSo Value

Buna benzer daha fazla token içgörüsü ister misiniz? Editör Harsh Notariya’nın günlük kripto para bültenine buradan abone olabilirsiniz.

Bu sırada balina birikimi de yeniden başlıyor. Veriler, yüklü miktarda Ethereum tutan cüzdanların elindeki miktarın 15 Şubat’ta 113,50 milyon ETH iken, şimdilerde 113,63 milyon ETH’ye yükseldiğini gösteriyor. Bu da 130.000 ETH’lik bir artış anlamına geliyor. Güncel fiyatla hesaplandığında, sadece birkaç gün içinde yaklaşık 253 milyon dolarlık Ethereum balina cüzdanlarına eklenmiş durumda.

Ethereum Balinaları: Santiment

Zayıf piyasa dönemlerinde balina birikimi önem taşıyor çünkü büyük yatırımcılar, genellikle toplu bir fiyat toparlanmasından önce pozisyonlarını erkenden alır. Fakat bu artan iyimserliğe, başka bir yatırımcı grubundan ciddi bir direnç geliyor.

Ethereum Fiyatında Yükseliş Yönlü Ayrışma: Uzun Vadeli Yatırımcılar Satmaya Devam Ediyor

Ethereum’un 8 saatlik grafiğinde, geçmişte çoğu zaman fiyat sıçramalarından önce çıkan önemli bir momentum sinyali oluşuyor.

2 Şubat ile 18 Şubat arasında, Ethereum’un fiyatı, önceki dip noktasının da altına inerek daha düşük bir dip oluşturdu. Ancak aynı dönemde, Göreceli Güç Endeksi (RSI) daha yüksek bir dip oluşturdu. RSI, alım-satım gücünü ölçüyor ve ortaya çıkan bu tabloya yükseliş yönlü ayrışma deniyor.

Bu sinyal, bu ayın başında iki defa etkisini gösterdi. İlk yükseliş yönlü ayrışma, 2 Şubat ile 11 Şubat arasında oluştu. Ethereum fiyatı bu süreçte %11 yükseldi. İkinci ayrışma ise 2 Şubat ile 15 Şubat arasında ortaya çıktı ve bu da %6’lık bir toparlanmaya yol açtı.

Yükseliş Ayrışması Görüldü: TradingView

Bu iki ETH sıçraması ETF çıkışları devam ederken yaşandı ve alıcıların hakimiyeti geri almaya çalıştığını gösterdi. Şimdi ise ETF girişleri geri döndü ve balinalar alıma geçti. Bu nedenle, yeni bir sıçrama girişimi daha gelme ihtimali yükseliyor.

Ancak uzun vadeli yatırımcılar tam tersi yönde hareket ediyor. Hodler Net Pozisyon Değişimi, uzun vadeli yatırımcıların birikimde mi yoksa satışta mı olduğunu gösteriyor. Negatif değerler, uzun vadeli yatırımcıların ellerindekileri piyasaya sürdüğünü gösteriyor.

17 Şubat’ta uzun vadeli yatırımcılar, son 30 gün içinde 34.841 ETH sattı. 18 Şubat’ta bu rakam 38.877 ETH’ye yükseldi. Böylece yükseliş sinyalleri görülmeye başladığı anda, sadece bir günde sert bir satış baskısı oluştu.

Yatırımcılar Satmaya Devam Ediyor: Glassnode

Bu tablo, uzun vadeli yatırımcıların fiyatlardaki güçlenmeleri, pozisyonlarını azaltmak için kullandığını gösteriyor. Aynı davranış, şubat ayındaki önceki yükselişlerde de görüldü. Önceki sıçramalar, uzun vadeli yatırımcı satışlarının toparlanmayı sınırlandırması nedeniyle kalıcı olamadı.

Yani ortada net bir çekişme var. Balina birikimi ve ETF girişleri toparlanmayı desteklerken, uzun vadeli yatırımcı satışları yukarı yönlü potansiyeli sınırlayarak net bir risk sinyali oluşturuyor. Bu mücadele, Ethereum’un güncel fiyat yapısına da doğrudan yansıyor.

Triangle Pattern Kritik Seviyeleri Gösteriyor

Ethereum, 8 saatlik grafikte şu anda simetrik üçgen formasyonu içinde işlem görüyor. Bu formasyon, fiyatın birbirine yaklaşan destek ve direnç çizgileri arasında gidip gelmesiyle oluşuyor.

Simetrik üçgen formasyonu, alıcılar ve satıcılar arasında dengeli bir mücadeleyi temsil ediyor. Ethereum özelinde alıcılar: balina’lar ve özellikle ETF girişleri sayesinde geri dönen kurumsal yatırımcılar. Satıcılar ise ellerindeki pozisyonları dağıtan uzun vadeli yatırımcılar.

Bu denge, Ethereum’un neden fiyat durgunluğu içinde kaldığını net şekilde gösteriyor.

İlk önemli direnç seviyesi 2.030 dolar civarında bulunuyor. Bu seviye, önceki toparlanma denemesinde fiyatı aşağı çekmişti. Eğer Ethereum bu seviyeyi aşabilir ve üzerinde tutunabilirse, yükseliş ivmesinin güçlendiği teyit edilir ve üçgen formasyonunda kırılım gerçekleşmiş olur. Bir sonraki kritik direnç ise 2.100 dolar: Bu seviye de piyasaya set çeken bölgelerden. Burada da yukarı yönlü bir kırılım, daha güçlü bir toparlanmaya işaret eder ve yükselişin önünü açabilir.

Ethereum Fiyat Analizi: TradingView

Ancak aşağı yönlü riskler de masada. En yakın korunması gereken seviye 1.960 dolar. Ethereum bu seviyeyi kaybederse fiyat 1.890 dolara kadar sarkabilir. Satış baskısının hızlanması halinde ise daha derin bir geri çekilmede 1.740 dolar gündeme gelebilir.
عرض الترجمة
Bitcoin 66.000 Dolar’ın Altına Geriledi: ABD İşsizlik ve Ticaret Açığı SürpriziBitcoin, karışık ABD ekonomik verilerinin ardından perşembe günü 66.000 doların altına geriledi. İlk işsizlik başvuruları beklentileri aşarken dış ticaret açığı sert şekilde büyüdü ve bu durum kripto para piyasalarında yeniden riskten kaçış havası oluşturdu. Kripto para piyasası genel olarak bugün açıklanan verileri yakından takip ediyor. Haftanın Bitcoin yatırımcı hissiyatı üzerinde etkili olması beklenen ekonomik verileri arasında öne çıkıyordu. Bitcoin 66.000 Dolar Altına Geriledi: ABD Ekonomisinden Karışık Sinyaller Çalışma Bakanlığı, yayımladığı rapora göre ilk işsizlik maaşı başvurularının 206.000 olarak gerçekleştiğini açıkladı. Bu veri, geçen haftaki revize edilen 229.000 başvurunun ve piyasa beklentisi olan 225.000’in oldukça altında kaldı. Dört haftalık hareketli ortalama da 219.000’e gerileyerek, devam eden ekonomik zorluklara rağmen ABD istihdam piyasasının dirençli olduğunu gösterdi. Aynı zamanda, işsizliğin devamını izleyen başvurular ise 17.000 artarak 1.869.000’e çıktı. Bu da piyasa beklentisi olan 1.860.000’in biraz üzerine işaret etti. Bu tablo, iş gücü piyasasında sınırlı yeni işe alımların ancak dramatik toplu işten çıkarmaların yaşanmadığı, dengeli ancak hafifçe yumuşayan bir ortam olduğuna işaret ediyor. Truflation, şu ifadeleri kullandı: ‘[Bu güncellenmiş veriler] işe alımların sınırlı, fakat büyük çaplı işsizlik dalgalarının yaşanmadığı hafifçe yumuşamış fakat dengeli bir iş gücü piyasası tezini destekliyor’ dedi. İstihdam verileri piyasaları bir nebze sakinleştirse de ABD dış ticaret açığındaki beklenmedik sıçrama yatırımcıları tedirgin etti. Hazine Bakanlığı, paylaştığı raporda ticaret açığının ocak ayında 70,3 milyar dolara yükseldiğini bildirdi. Beklenti 55,5 milyar dolardı. Bir önceki veriyse 53,0 milyar dolar seviyesindeydi. Bu artış, yurt içinde süregelen talebin etkisiyle dış dengenin giderek bozulduğunu gösteriyor. Zaten karmaşık makro ortam yaşayan yatırımcılar için tablo bir kat daha belirsizleşti. Enflasyonda gevşeme işaretleri görülse de Truflation verilerine göre fiyatlar şubat başından bu yana %1’in altında. Kripto para piyasasında ise moraller bozuldu. Bitcoin’in 66.000 doların altına gerilemesi, istihdamdaki güçlenme, zayıf ticaret dengesi ve düşük enflasyonun birleştiği bir dönemde kripto trader’larının satış ağırlıklı pozisyon almasına denk geldi. Bitcoin fiyat performansı. Kaynak: TradingView Teknik yatırımcı hissiyatının, ekonomik gelişmelere olan tepkileri nasıl büyütebildiği bu tabloyla öne çıkıyor. Son makroekonomik ortam, yatırımcıları pozisyon azaltmaya ve temkinli duruşa itti; belirsizlik ortamı arttı. Çalışan piyasasının dayanıklılığı ile rekor seviyedeki ticaret açığı arasındaki ayrışma, mevcut makroekonomik sıkışıklığa ayna tutuyor. Bu veriler ani bir ekonomik daralma korkusunu azaltacak gibi dursa da sert artan ticaret açığı, eğer daha geniş çaplı talep dengesizliğine işaret ederse riskli varlıklar üzerinde baskı oluşturabilir. Güçlü istihdam verileri, %1’in altındaki enflasyon ve büyüyen ticaret açığı birleşince, hem geleneksel hem de dijital piyasalar için tam anlamıyla pamuk ipliğine bağlı bir zemin oluştu. Trader’lar önümüzdeki dönemde yeni ekonomik açıklamaları, özellikle aralık ayı PCE ve çekirdek PCE ile son çeyrek GSYİH nihai revizyonunu yakından izleyecek. Yatırımcı hissiyatı istikrar kazanacak mı, yoksa volatilite daha da mı artacak, hep birlikte göreceğiz.

Bitcoin 66.000 Dolar’ın Altına Geriledi: ABD İşsizlik ve Ticaret Açığı Sürprizi

Bitcoin, karışık ABD ekonomik verilerinin ardından perşembe günü 66.000 doların altına geriledi. İlk işsizlik başvuruları beklentileri aşarken dış ticaret açığı sert şekilde büyüdü ve bu durum kripto para piyasalarında yeniden riskten kaçış havası oluşturdu.

Kripto para piyasası genel olarak bugün açıklanan verileri yakından takip ediyor. Haftanın Bitcoin yatırımcı hissiyatı üzerinde etkili olması beklenen ekonomik verileri arasında öne çıkıyordu.

Bitcoin 66.000 Dolar Altına Geriledi: ABD Ekonomisinden Karışık Sinyaller

Çalışma Bakanlığı, yayımladığı rapora göre ilk işsizlik maaşı başvurularının 206.000 olarak gerçekleştiğini açıkladı. Bu veri, geçen haftaki revize edilen 229.000 başvurunun ve piyasa beklentisi olan 225.000’in oldukça altında kaldı.

Dört haftalık hareketli ortalama da 219.000’e gerileyerek, devam eden ekonomik zorluklara rağmen ABD istihdam piyasasının dirençli olduğunu gösterdi.

Aynı zamanda, işsizliğin devamını izleyen başvurular ise 17.000 artarak 1.869.000’e çıktı. Bu da piyasa beklentisi olan 1.860.000’in biraz üzerine işaret etti.

Bu tablo, iş gücü piyasasında sınırlı yeni işe alımların ancak dramatik toplu işten çıkarmaların yaşanmadığı, dengeli ancak hafifçe yumuşayan bir ortam olduğuna işaret ediyor.

Truflation, şu ifadeleri kullandı: ‘[Bu güncellenmiş veriler] işe alımların sınırlı, fakat büyük çaplı işsizlik dalgalarının yaşanmadığı hafifçe yumuşamış fakat dengeli bir iş gücü piyasası tezini destekliyor’ dedi.

İstihdam verileri piyasaları bir nebze sakinleştirse de ABD dış ticaret açığındaki beklenmedik sıçrama yatırımcıları tedirgin etti.

Hazine Bakanlığı, paylaştığı raporda ticaret açığının ocak ayında 70,3 milyar dolara yükseldiğini bildirdi. Beklenti 55,5 milyar dolardı. Bir önceki veriyse 53,0 milyar dolar seviyesindeydi.

Bu artış, yurt içinde süregelen talebin etkisiyle dış dengenin giderek bozulduğunu gösteriyor. Zaten karmaşık makro ortam yaşayan yatırımcılar için tablo bir kat daha belirsizleşti.

Enflasyonda gevşeme işaretleri görülse de Truflation verilerine göre fiyatlar şubat başından bu yana %1’in altında. Kripto para piyasasında ise moraller bozuldu. Bitcoin’in 66.000 doların altına gerilemesi, istihdamdaki güçlenme, zayıf ticaret dengesi ve düşük enflasyonun birleştiği bir dönemde kripto trader’larının satış ağırlıklı pozisyon almasına denk geldi.

Bitcoin fiyat performansı. Kaynak: TradingView

Teknik yatırımcı hissiyatının, ekonomik gelişmelere olan tepkileri nasıl büyütebildiği bu tabloyla öne çıkıyor. Son makroekonomik ortam, yatırımcıları pozisyon azaltmaya ve temkinli duruşa itti; belirsizlik ortamı arttı.

Çalışan piyasasının dayanıklılığı ile rekor seviyedeki ticaret açığı arasındaki ayrışma, mevcut makroekonomik sıkışıklığa ayna tutuyor.

Bu veriler ani bir ekonomik daralma korkusunu azaltacak gibi dursa da sert artan ticaret açığı, eğer daha geniş çaplı talep dengesizliğine işaret ederse riskli varlıklar üzerinde baskı oluşturabilir.

Güçlü istihdam verileri, %1’in altındaki enflasyon ve büyüyen ticaret açığı birleşince, hem geleneksel hem de dijital piyasalar için tam anlamıyla pamuk ipliğine bağlı bir zemin oluştu.

Trader’lar önümüzdeki dönemde yeni ekonomik açıklamaları, özellikle aralık ayı PCE ve çekirdek PCE ile son çeyrek GSYİH nihai revizyonunu yakından izleyecek. Yatırımcı hissiyatı istikrar kazanacak mı, yoksa volatilite daha da mı artacak, hep birlikte göreceğiz.
عرض الترجمة
Tom Lee’nin BitMine 35.000 ETH Ekledi, Ancak BMNR Hissesi DüşüşteTom Lee’nin BitMine Immersion Technologies şirketi, portföyüne tam 35.000 adet daha Ethereum ekleyerek devasa ETH hazinesini daha da büyütüyor. Genelde böyle agresif alımlar yatırımcılara güçlü bir güven mesajı verir ve hisse fiyatını destekler. Fakat BitMine hisse fiyatı son 24 saatte neredeyse %2 geriledi; 13 Şubat’tan bu yana kayıp ise %8’i aştı. Bu tablo bir garip çelişki yaratıyor. BitMine sürekli Ethereum toplarken şirketin hissesi değer kaybediyor. İlk bakışta bu iki ayrı hikaye gibi görünüyor. Fakat işin derinine indiğimizde olay aynı noktada birleşiyor olabilir. BitMine Daha Fazla Ethereum Ekliyor: Hisse Fiyatı Düşüyor BitMine’ın son Ethereum alımı, şirketin en büyük ETH hazine şirketlerinden biri olma stratejisini tekrar ortaya koyuyor. Tek bir günde yapılan iki ayrı işlemle 35.000 adet ETH alımı, uzun vadeli bir kararlılığa işaret ediyor. Bu satın alma ile BitMine’ın toplam varlığı 4.371 milyon ETH’ye ulaşırken nakit ve kripto rezervlerinin değeri yaklaşık 9,6 milyar dolara yükseldi. Böyle analizler daha fazlası için Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan ücretsiz abone olabilirsiniz. Şirketler genellikle fiyatların artmasını beklediklerinde ellerindeki varlığı artırırlar; düşüş beklenen durumda tam tersi bir tablo olur. Ancak hisse fiyatındaki tepki bambaşka bir hikaye anlatıyor. 13 Şubat’tan bu yana BitMine hissesi %8’den fazla düştü ve teknik grafikte de zayıflama dikkat çekiyor. Hisse, son dönemde düşüş yönlü bear flag formasyonunun alt bandının altına indi. Bear flag; sert bir düşüşün ardından zayıf bir toparlanma geldiğinde oluşur. BitMine Hisse Fiyatı ve Düşüş Formasyonu: TradingView Alt destek kırıldığında, genellikle önceki toparlanma yapısının zayıfladığını ve hissenin artık teknik olarak hassas bir bölgeye girdiğini gösterir. Formasyon yapısına bakıldığında, devam eden düşüş hareketinin kalıcı olması durumunda %50’den fazla ilave bir gerileme ihtimali doğabilir. Ancak bu fiyat kaybı, yatırımcıların aktif olarak satış yaptığı anlamına gelmeyebilir; bu konuyu aşağıda detaylıca ele alıyoruz. Bu durum, BitMine’ın güçlenen kripto hazine konumuyla zayıflayan hisse fiyatı arasında ciddi bir ayrışma olduğuna işaret ediyor. Yani dışsal başka unsurlar fiyatı etkiliyor olabilir. Bireysel Alımlar Artıyor Ancak Büyük Yatırımcılar Temkinli Fiyatın gerilemesine rağmen perde arkasında yatırımcı davranışları aslında bazı güçlenme sinyalleri gösteriyor. Burada öne çıkan gösterge On-Balance Volume, yani OBV. Bu metrik, bir hisseye yönelik kümülatif alım-satım baskısını ölçüyor. OBV verisi yükseliyorsa bu durum, bireysel yatırımcıların alım yaptığını gösteriyor. Fiyat henuz tepki vermemiş olsa da sessizce birikim süreci yaşanıyor. Bireysel Yatırımcı Katılımı Güçleniyor: TradingView 9 Şubat ile 13 Şubat arasında BitMine hisse fiyatı daha düşük bir tepe yaparak güç kaybı işareti verdi. Ancak OBV aynı süreçte daha yüksek bir tepe yaptı. Bu durum alımların sessizce güçlendiğini, yani aşağı yönlü harekete rağmen bireysel yatırımcıların hissede toplama yaptığına işaret ediyor. Bir diğer önemli gösterge olan Chaikin Money Flow (CMF) de iyileşen koşullara işaret ediyor. CMF; büyük fonların hisseye giriş mi yaptığı, çıkış mı yaptığı hakkında sinyal verir. Son dönemde eğimi yukarı olan göstergede de OBV’ye benzer şekilde pozitif ayrışma yaşanıyor. Ancak CMF hâlâ sıfır çizgisinin altında. Yani BitMine’a giren büyük ölçekli sermaye toplamda negatif seyrediyor. Bu da büyük kurumsal yatırımcıların henüz bu toparlanmayı tam olarak desteklemediğini gösteriyor. Bireysel yatırımcılar giderek ağırlık kazanıyor fakat kurumsal para cephesinde hâlâ temkinli bir tutum hakim. Büyük Yatırımcılar Zayıf Ama Toparlıyor: TradingView Hem yükselen OBV, hem de toparlayan CMF verileri, hissede asıl katılımın çökmeye değil dengeye geldiğini gösteriyor. Bu gelişme, son düşüşün BitMine yatırımcıları tarafından panikle yapılan büyük satışlardan kaynaklanmadığına işaret ediyor. Aslında BitMine hissesinin zayıflığı daha çok Ethereum’un üzerindeki satış baskısıyla bağlantılı; yani şirket artık ETH için yüksek beta bir göstergeye dönüşüyor ve hissede bağımsız bir fiyatlama olmayabilir. Ethereum’daki Zayıflık BitMine Hisse Fiyatını Aşağı Çekiyor BitMine hissesindeki gerilemenin asıl nedeni, Ethereum ile kurulan bağlantıda saklı. Şirket hissesiyle Ethereum’un fiyatı arasında ciddi bir korelasyon var. Korelasyon, iki varlığın ne kadar sık beraber hareket ettiğini ölçer. BitMine’ın Ethereum’la korelasyon katsayısı 0,50’den 0,52’ye çıktı. Yani hisse, doğrudan Ethereum’un bir uzantısı gibi hareket etmeye başlıyor. BMNR-ETH Korelasyonu: Portfolio Slab Aynı zamanda Ethereum’un vadeli işlemler piyasasında düşüş yönlü yatırımcı hissiyatı artıyor. Ethereum long-short oranı rekor derecede düşük seviyelere geriledi. Bu oran, artış bekleyen trader’lar ile düşüş bekleyenlerin oranını gösterir. Oranın düşük olması, çoğu trader’ın fiyatların daha da düşmesini beklediğine işaret ediyor. Bu düşüş pozisyonu BitMine’i doğrudan etkiliyor. Çünkü BitMine’in devasa bir Ethereum hazinesi bulunuyor ve Ethereum baskı altında kaldıkça şirket hissesi de zayıflıyor. Teknik grafikte şimdi kritik seviyeler öne çıkıyor. BitMine zaten 19 dolar civarındaki desteği kaybetti. Sıradaki büyük destek noktası ise 15 dolar seviyesinde. Bu seviyenin de aşılması halinde hisse fiyatı 12 dolar hatta 9 dolar bandına kadar gerileyebilir; bu da ayı bayrağı kırılım hedefine daha fazla yaklaşmak anlamına gelir. BMNR Fiyat Analizi: TradingView Yukarı yönlü hareket içinse, önce 21 doların tekrar kazanılması gerekiyor. Güçlü bir yükseliş dönüşü ise ancak 29 dolar seviyesi aşılırsa gündeme gelebilir. BitMine’in daha fazla Ethereum alması aslında yükseliş yönlü bir sinyal olmalıydı. Bireysel yatırımcılar yavaş yavaş birikim yapıyor ve sermaye girişleri artış gösteriyor. Ancak kurumsal yatırımcılar hâlâ temkinli kalıyor ve Ethereum tarafında belirgin bir düşüş hissiyatı hakim. Artık BitMine, Ethereum’un fiyat hareketine birebir paralel hareket ettiğinden, hissenin yönü büyük oranda Ethereum’un performansına bağlı. Ethereum zayıf kaldıkça, BitMine’in baskı altında kalmaya devam etmesi mümkün görünüyor; alımlarına rağmen. Yüzeyde bakıldığında, BitMine’in Ethereum alması ve hisse fiyatının düşmesi iki ayrı olay gibi duruyor. Ancak aslında bu gelişmelerin kaynağında aynı dinamik yatıyor.

Tom Lee’nin BitMine 35.000 ETH Ekledi, Ancak BMNR Hissesi Düşüşte

Tom Lee’nin BitMine Immersion Technologies şirketi, portföyüne tam 35.000 adet daha Ethereum ekleyerek devasa ETH hazinesini daha da büyütüyor. Genelde böyle agresif alımlar yatırımcılara güçlü bir güven mesajı verir ve hisse fiyatını destekler. Fakat BitMine hisse fiyatı son 24 saatte neredeyse %2 geriledi; 13 Şubat’tan bu yana kayıp ise %8’i aştı.

Bu tablo bir garip çelişki yaratıyor. BitMine sürekli Ethereum toplarken şirketin hissesi değer kaybediyor. İlk bakışta bu iki ayrı hikaye gibi görünüyor. Fakat işin derinine indiğimizde olay aynı noktada birleşiyor olabilir.

BitMine Daha Fazla Ethereum Ekliyor: Hisse Fiyatı Düşüyor

BitMine’ın son Ethereum alımı, şirketin en büyük ETH hazine şirketlerinden biri olma stratejisini tekrar ortaya koyuyor. Tek bir günde yapılan iki ayrı işlemle 35.000 adet ETH alımı, uzun vadeli bir kararlılığa işaret ediyor. Bu satın alma ile BitMine’ın toplam varlığı 4.371 milyon ETH’ye ulaşırken nakit ve kripto rezervlerinin değeri yaklaşık 9,6 milyar dolara yükseldi.

Böyle analizler daha fazlası için Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan ücretsiz abone olabilirsiniz.

Şirketler genellikle fiyatların artmasını beklediklerinde ellerindeki varlığı artırırlar; düşüş beklenen durumda tam tersi bir tablo olur. Ancak hisse fiyatındaki tepki bambaşka bir hikaye anlatıyor. 13 Şubat’tan bu yana BitMine hissesi %8’den fazla düştü ve teknik grafikte de zayıflama dikkat çekiyor.

Hisse, son dönemde düşüş yönlü bear flag formasyonunun alt bandının altına indi. Bear flag; sert bir düşüşün ardından zayıf bir toparlanma geldiğinde oluşur.

BitMine Hisse Fiyatı ve Düşüş Formasyonu: TradingView

Alt destek kırıldığında, genellikle önceki toparlanma yapısının zayıfladığını ve hissenin artık teknik olarak hassas bir bölgeye girdiğini gösterir. Formasyon yapısına bakıldığında, devam eden düşüş hareketinin kalıcı olması durumunda %50’den fazla ilave bir gerileme ihtimali doğabilir. Ancak bu fiyat kaybı, yatırımcıların aktif olarak satış yaptığı anlamına gelmeyebilir; bu konuyu aşağıda detaylıca ele alıyoruz.

Bu durum, BitMine’ın güçlenen kripto hazine konumuyla zayıflayan hisse fiyatı arasında ciddi bir ayrışma olduğuna işaret ediyor. Yani dışsal başka unsurlar fiyatı etkiliyor olabilir.

Bireysel Alımlar Artıyor Ancak Büyük Yatırımcılar Temkinli

Fiyatın gerilemesine rağmen perde arkasında yatırımcı davranışları aslında bazı güçlenme sinyalleri gösteriyor. Burada öne çıkan gösterge On-Balance Volume, yani OBV. Bu metrik, bir hisseye yönelik kümülatif alım-satım baskısını ölçüyor. OBV verisi yükseliyorsa bu durum, bireysel yatırımcıların alım yaptığını gösteriyor. Fiyat henuz tepki vermemiş olsa da sessizce birikim süreci yaşanıyor.

Bireysel Yatırımcı Katılımı Güçleniyor: TradingView

9 Şubat ile 13 Şubat arasında BitMine hisse fiyatı daha düşük bir tepe yaparak güç kaybı işareti verdi. Ancak OBV aynı süreçte daha yüksek bir tepe yaptı. Bu durum alımların sessizce güçlendiğini, yani aşağı yönlü harekete rağmen bireysel yatırımcıların hissede toplama yaptığına işaret ediyor.

Bir diğer önemli gösterge olan Chaikin Money Flow (CMF) de iyileşen koşullara işaret ediyor.

CMF; büyük fonların hisseye giriş mi yaptığı, çıkış mı yaptığı hakkında sinyal verir. Son dönemde eğimi yukarı olan göstergede de OBV’ye benzer şekilde pozitif ayrışma yaşanıyor.

Ancak CMF hâlâ sıfır çizgisinin altında. Yani BitMine’a giren büyük ölçekli sermaye toplamda negatif seyrediyor. Bu da büyük kurumsal yatırımcıların henüz bu toparlanmayı tam olarak desteklemediğini gösteriyor. Bireysel yatırımcılar giderek ağırlık kazanıyor fakat kurumsal para cephesinde hâlâ temkinli bir tutum hakim.

Büyük Yatırımcılar Zayıf Ama Toparlıyor: TradingView

Hem yükselen OBV, hem de toparlayan CMF verileri, hissede asıl katılımın çökmeye değil dengeye geldiğini gösteriyor. Bu gelişme, son düşüşün BitMine yatırımcıları tarafından panikle yapılan büyük satışlardan kaynaklanmadığına işaret ediyor. Aslında BitMine hissesinin zayıflığı daha çok Ethereum’un üzerindeki satış baskısıyla bağlantılı; yani şirket artık ETH için yüksek beta bir göstergeye dönüşüyor ve hissede bağımsız bir fiyatlama olmayabilir.

Ethereum’daki Zayıflık BitMine Hisse Fiyatını Aşağı Çekiyor

BitMine hissesindeki gerilemenin asıl nedeni, Ethereum ile kurulan bağlantıda saklı. Şirket hissesiyle Ethereum’un fiyatı arasında ciddi bir korelasyon var. Korelasyon, iki varlığın ne kadar sık beraber hareket ettiğini ölçer. BitMine’ın Ethereum’la korelasyon katsayısı 0,50’den 0,52’ye çıktı. Yani hisse, doğrudan Ethereum’un bir uzantısı gibi hareket etmeye başlıyor.

BMNR-ETH Korelasyonu: Portfolio Slab

Aynı zamanda Ethereum’un vadeli işlemler piyasasında düşüş yönlü yatırımcı hissiyatı artıyor. Ethereum long-short oranı rekor derecede düşük seviyelere geriledi. Bu oran, artış bekleyen trader’lar ile düşüş bekleyenlerin oranını gösterir. Oranın düşük olması, çoğu trader’ın fiyatların daha da düşmesini beklediğine işaret ediyor.

Bu düşüş pozisyonu BitMine’i doğrudan etkiliyor. Çünkü BitMine’in devasa bir Ethereum hazinesi bulunuyor ve Ethereum baskı altında kaldıkça şirket hissesi de zayıflıyor.

Teknik grafikte şimdi kritik seviyeler öne çıkıyor. BitMine zaten 19 dolar civarındaki desteği kaybetti. Sıradaki büyük destek noktası ise 15 dolar seviyesinde. Bu seviyenin de aşılması halinde hisse fiyatı 12 dolar hatta 9 dolar bandına kadar gerileyebilir; bu da ayı bayrağı kırılım hedefine daha fazla yaklaşmak anlamına gelir.

BMNR Fiyat Analizi: TradingView

Yukarı yönlü hareket içinse, önce 21 doların tekrar kazanılması gerekiyor. Güçlü bir yükseliş dönüşü ise ancak 29 dolar seviyesi aşılırsa gündeme gelebilir.

BitMine’in daha fazla Ethereum alması aslında yükseliş yönlü bir sinyal olmalıydı. Bireysel yatırımcılar yavaş yavaş birikim yapıyor ve sermaye girişleri artış gösteriyor. Ancak kurumsal yatırımcılar hâlâ temkinli kalıyor ve Ethereum tarafında belirgin bir düşüş hissiyatı hakim. Artık BitMine, Ethereum’un fiyat hareketine birebir paralel hareket ettiğinden, hissenin yönü büyük oranda Ethereum’un performansına bağlı. Ethereum zayıf kaldıkça, BitMine’in baskı altında kalmaya devam etmesi mümkün görünüyor; alımlarına rağmen.

Yüzeyde bakıldığında, BitMine’in Ethereum alması ve hisse fiyatının düşmesi iki ayrı olay gibi duruyor. Ancak aslında bu gelişmelerin kaynağında aynı dinamik yatıyor.
عرض الترجمة
XRP 1,51 Dolar Altında Sıkıştı: 47 Milyon Dolar’lık Short Pozisyon TehlikedeXRP şu anda uzun süredir devam eden bir fiyat durgunluğu döneminde işlem görüyor ve önemli bir direnç bölgesinin altında yatay seyrediyor. Bu durgun fiyat hareketi tesadüf değil. Vadeli işlemler verileri, yükselişleri engelleyen yoğun bir short kontrat yığılması olduğunu gösteriyor. Bu güçlü direnç duvarı piyasada gerginlik yaratıyor ve akıllara şu soruyu getiriyor: XRP bir short squeeze başlatıp yükselebilecek mi yoksa 1,50 dolar altında baskılanmaya devam mı edecek? XRP güçlü dirençle karşı karşıya Vadeli işlemler piyasası verileri ve likidasyon ısı haritaları yaklaşık 1,51 dolar seviyesinin kritik olduğunu ortaya koyuyor. Bu fiyat noktasında yaklaşık 47 milyon dolarlık XRP short pozisyonları için likidasyon riski var. Bu yoğunluk mevcut fiyat hareketinin üzerinde bariz bir bariyer yaratıyor. Short kontrat tutan trader’lar bu seviyeyi korumak için teşvik ediliyor. Sert bir yukarı kırılım olursa, short pozisyonlar hızlıca kapanmak zorunda kalabilir. Bu da fiyatı geçici olarak sıçratabilir. Ancak böylesine ani hareketlerde alıcı likiditesi genellikle çabuk tükeniyor. Büyük oyuncular yükselişi satış fırsatına çevirebilir ve bu seviye kalıcı destek yerine kısa vadeli bir tavan haline gelebilir. Böyle analizler ve daha fazlası için Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan kaydolabilirsiniz. XRP Likidasyon Isı Haritası. Kaynak: Coinglass Zincir üstü veriler XRP yatırımcılarında stresin devam ettiğini gösteriyor. Net gerçekleşmiş kar/zarar metriği, yatırımcıların hâlâ zararda satış yaptığını ortaya koyuyor. Sadece 17 şubat günü 117 milyon dolar civarında gerçekleşmiş zarar kaydedildi. Böylesine bir teslimiyet hissiyatın korku yönlü olduğunu ortaya koyuyor. Pozisyonlarından zarar ederek çıkan yatırımcılar, yakın vadede toparlanmaya güven duymadıklarını gösteriyor. Devam eden zarar satışları, satış baskısı azalmadıkça yükseliş tarafındaki ivmeyi sınırlayabilir. XRP Gerçekleşmiş Kar/Zarar. Kaynak: Glassnode XRP Holder’lar Olgunlaşıyor Satışlar sürerken başka bir yatırımcı grubu direnç gösteriyor. Pek çok XRP yatırımcısı hâlâ zararda olsa da pozisyonda kalıp satmak yerine hodl yapmayı tercih ediyor. Bu tavır, orta vadeli yatırımcıların kararlılığını gösteriyor. Üç ay ile altı ay arası hodl eden yatırımcıların oranında belirgin bir artış var. Toplam XRP arzı içerisindeki payları %8’den %15’e yükseldi. Bu cüzdanlar olgunlaştıkça, ellerindekini satmak istememeleri panikle satış yapanlara karşı denge yaratabilir ve fiyat hareketini istikrara kavuşturabilir. XRP HODL Dalgaları. Kaynak: Glassnode XRP Fiyatında Fiyat Durgunluğu Bekleniyor Yazı anında XRP fiyatı 1,43 dolar civarında. Token hâlen 1,51 dolar direncinin altında ve bu seviye 61,8 Fibonacci düzeltme oranıyla da örtüşüyor. Bu engeli destek olarak geri almak teknik anlamda olumlu olur ve toparlanma ihtimalini artırır. Şu anki koşullarda, fiyat durgunluğunun kısa vadede sürmesi daha olası. 1,44 dolar ve 1,27 dolar seviyeleri önemli destek olarak öne çıkıyor. 1,51 dolarda yaşanan reddedilmeler XRP’yi bu bantta tutabilir. Zararda satış yapan yatırımcılardan gelen baskı da bu yatay fiyat yapısını güçlendirebilir. XRP Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView Ancak kripto para piyasasında hissiyat bir anda değişebilir. Short satıcılar kontrolü kaybeder ve 1,51 dolar seviyesi desteğe dönüşürse, yukarı yönlü potansiyel artar. Böyle bir yukarı kırılım XRP’yi 1,62 dolar üstüne taşıyabilir ve yeni alıcıları çekebilir. Bu senaryo, kısa vadeli düşüş anlatısının geçersiz kalmasını sağlar ve piyasa yapısını hızla değiştirebilir.

XRP 1,51 Dolar Altında Sıkıştı: 47 Milyon Dolar’lık Short Pozisyon Tehlikede

XRP şu anda uzun süredir devam eden bir fiyat durgunluğu döneminde işlem görüyor ve önemli bir direnç bölgesinin altında yatay seyrediyor. Bu durgun fiyat hareketi tesadüf değil. Vadeli işlemler verileri, yükselişleri engelleyen yoğun bir short kontrat yığılması olduğunu gösteriyor.

Bu güçlü direnç duvarı piyasada gerginlik yaratıyor ve akıllara şu soruyu getiriyor: XRP bir short squeeze başlatıp yükselebilecek mi yoksa 1,50 dolar altında baskılanmaya devam mı edecek?

XRP güçlü dirençle karşı karşıya

Vadeli işlemler piyasası verileri ve likidasyon ısı haritaları yaklaşık 1,51 dolar seviyesinin kritik olduğunu ortaya koyuyor. Bu fiyat noktasında yaklaşık 47 milyon dolarlık XRP short pozisyonları için likidasyon riski var. Bu yoğunluk mevcut fiyat hareketinin üzerinde bariz bir bariyer yaratıyor.

Short kontrat tutan trader’lar bu seviyeyi korumak için teşvik ediliyor. Sert bir yukarı kırılım olursa, short pozisyonlar hızlıca kapanmak zorunda kalabilir. Bu da fiyatı geçici olarak sıçratabilir. Ancak böylesine ani hareketlerde alıcı likiditesi genellikle çabuk tükeniyor. Büyük oyuncular yükselişi satış fırsatına çevirebilir ve bu seviye kalıcı destek yerine kısa vadeli bir tavan haline gelebilir.

Böyle analizler ve daha fazlası için Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan kaydolabilirsiniz.

XRP Likidasyon Isı Haritası. Kaynak: Coinglass

Zincir üstü veriler XRP yatırımcılarında stresin devam ettiğini gösteriyor. Net gerçekleşmiş kar/zarar metriği, yatırımcıların hâlâ zararda satış yaptığını ortaya koyuyor. Sadece 17 şubat günü 117 milyon dolar civarında gerçekleşmiş zarar kaydedildi.

Böylesine bir teslimiyet hissiyatın korku yönlü olduğunu ortaya koyuyor. Pozisyonlarından zarar ederek çıkan yatırımcılar, yakın vadede toparlanmaya güven duymadıklarını gösteriyor. Devam eden zarar satışları, satış baskısı azalmadıkça yükseliş tarafındaki ivmeyi sınırlayabilir.

XRP Gerçekleşmiş Kar/Zarar. Kaynak: Glassnode XRP Holder’lar Olgunlaşıyor

Satışlar sürerken başka bir yatırımcı grubu direnç gösteriyor. Pek çok XRP yatırımcısı hâlâ zararda olsa da pozisyonda kalıp satmak yerine hodl yapmayı tercih ediyor. Bu tavır, orta vadeli yatırımcıların kararlılığını gösteriyor.

Üç ay ile altı ay arası hodl eden yatırımcıların oranında belirgin bir artış var. Toplam XRP arzı içerisindeki payları %8’den %15’e yükseldi. Bu cüzdanlar olgunlaştıkça, ellerindekini satmak istememeleri panikle satış yapanlara karşı denge yaratabilir ve fiyat hareketini istikrara kavuşturabilir.

XRP HODL Dalgaları. Kaynak: Glassnode XRP Fiyatında Fiyat Durgunluğu Bekleniyor

Yazı anında XRP fiyatı 1,43 dolar civarında. Token hâlen 1,51 dolar direncinin altında ve bu seviye 61,8 Fibonacci düzeltme oranıyla da örtüşüyor. Bu engeli destek olarak geri almak teknik anlamda olumlu olur ve toparlanma ihtimalini artırır.

Şu anki koşullarda, fiyat durgunluğunun kısa vadede sürmesi daha olası. 1,44 dolar ve 1,27 dolar seviyeleri önemli destek olarak öne çıkıyor. 1,51 dolarda yaşanan reddedilmeler XRP’yi bu bantta tutabilir. Zararda satış yapan yatırımcılardan gelen baskı da bu yatay fiyat yapısını güçlendirebilir.

XRP Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView

Ancak kripto para piyasasında hissiyat bir anda değişebilir. Short satıcılar kontrolü kaybeder ve 1,51 dolar seviyesi desteğe dönüşürse, yukarı yönlü potansiyel artar. Böyle bir yukarı kırılım XRP’yi 1,62 dolar üstüne taşıyabilir ve yeni alıcıları çekebilir. Bu senaryo, kısa vadeli düşüş anlatısının geçersiz kalmasını sağlar ve piyasa yapısını hızla değiştirebilir.
عرض الترجمة
Base, Optimism’den Çıktı: %23 Düşüşle Yeni Tüm Zamanların En Düşük SeviyesiOptimism, yoğun satış baskısının etkisiyle tüm zamanların en düşük seviyesine geriliyor. OP fiyatı son 24 saatte %23 düşerek kırılgan trendini derinleştiriyor. Zayıf likidite ve negatif yatırımcı hissiyatı haftalardır altcoin’i baskı altında tutuyor. Düşüş, Coinbase’in Katman 2 ağı Base’in Optimism OP Stack’ten uzaklaşacağını açıklamasıyla hız kazanıyor. Base, bundan sonra kendi birleşik teknoloji altyapısını geliştireceğini resmen duyurdu. Bu karar, ekosistemdeki önemli bir katalizörü devre dışı bırakarak satış ivmesini artırdı. Optimism balina’ları iş başında Bu sert düşüşe rağmen balina adresleri OP token’ları toplamaya devam ediyor. Cüzdanında 1 milyon ile 10 milyon OP bulunan adresler, son bir ayda 60 milyon OP biriktirdi. Güncel fiyatlarla bu birikimin değeri yaklaşık 8,43 milyon dolar olarak hesaplanıyor. Bu alımlar, büyük yatırımcıların uzun vadede kararlılık gösterdiğini ortaya koyuyor. Balina’lar genellikle kapitülasyon evrelerinde alım yaparak toparlanma sürecine hazırlık yapar. Ancak, genel piyasa zayıflığı yatırımcıların önünde engel olmaya devam ediyor. Makro belirsizlikler ve azalan risk iştahı, balina desteğinin Optimism fiyatı üzerindeki etkisini şimdilik sınırlandırıyor. Böyle daha fazla token analizine ulaşmak ister misiniz? Editör Harsh Notariya’nın günlük kripto para bültenine buradan kayıt olabilirsiniz. Optimism Balina Pozisyonları. Kaynak: Santiment Türev piyasa verileri, düşüş yönlü pozisyonların kalıcılığını gösteriyor. Likidasyon haritası, OP kontratlarında ciddi oranda short pozisyon ağırlığına işaret ediyor. Trader’lar, yükselişten ziyade devam eden düşüşten faydalanmaya odaklanmış durumda. Short pozisyonlar yaklaşık 7,9 milyon dolar seviyesinde. Bu dengesizlik, düşüş yönlü oyuncularda yüksek kararlılığı yansıtıyor. Vadeli işlemler trader’ları düşüş momentumunu korudukça, olası yükselişler agresif short satış ve hedge pozisyonlarıyla karşılanabilir. OP Likidasyon Haritası. Kaynak: Coinglass OP Fiyatı Tüm Zamanların En Düşük Seviyesine Doğru İlerliyor Optimism fiyatı şu anda 0,143 dolar seviyesinden işlem görüyor ve tüm zamanların yeni en düşük seviyesi olan 0,140 dolara kadar geriledi. Bu hızlı kırılım, yapısal zayıflığın altını çiziyor. Base açıklamasının ardından gelen satış baskısı hâlâ sürüyor. Altcoin, 2026’daki zirvesinden bu yana %61 değer kaybetti. Teknik göstergelerde henüz net bir toparlanma belirtisi yok. Fiyatın kalıcı olarak 0,140 doların altına inmesi halinde, bir sonraki destek olarak 0,119 dolar seviyesi gündeme gelebilir. Böyle bir düşüş, yakın zamanda alım yapan yatırımcıların zararlarını daha da derinleştirebilir. OP Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView Ancak bir umut ışığı hâlâ var: Eğer balina alımları güçlenirse toparlanma mümkün olabilir. Balina girişlerinin likiditeyi artırmaya başlaması durumunda, OP yeniden yükseliş denemesi yapabilir. 0,181 dolar seviyesinin destek olarak kazandırılması halinde, kısa vadeli düşüş senaryosu geçerliliğini yitirir ve yatırımcı güveninde yeni bir artış sinyali oluşur.

Base, Optimism’den Çıktı: %23 Düşüşle Yeni Tüm Zamanların En Düşük Seviyesi

Optimism, yoğun satış baskısının etkisiyle tüm zamanların en düşük seviyesine geriliyor. OP fiyatı son 24 saatte %23 düşerek kırılgan trendini derinleştiriyor. Zayıf likidite ve negatif yatırımcı hissiyatı haftalardır altcoin’i baskı altında tutuyor.

Düşüş, Coinbase’in Katman 2 ağı Base’in Optimism OP Stack’ten uzaklaşacağını açıklamasıyla hız kazanıyor. Base, bundan sonra kendi birleşik teknoloji altyapısını geliştireceğini resmen duyurdu. Bu karar, ekosistemdeki önemli bir katalizörü devre dışı bırakarak satış ivmesini artırdı.

Optimism balina’ları iş başında

Bu sert düşüşe rağmen balina adresleri OP token’ları toplamaya devam ediyor. Cüzdanında 1 milyon ile 10 milyon OP bulunan adresler, son bir ayda 60 milyon OP biriktirdi. Güncel fiyatlarla bu birikimin değeri yaklaşık 8,43 milyon dolar olarak hesaplanıyor.

Bu alımlar, büyük yatırımcıların uzun vadede kararlılık gösterdiğini ortaya koyuyor. Balina’lar genellikle kapitülasyon evrelerinde alım yaparak toparlanma sürecine hazırlık yapar. Ancak, genel piyasa zayıflığı yatırımcıların önünde engel olmaya devam ediyor. Makro belirsizlikler ve azalan risk iştahı, balina desteğinin Optimism fiyatı üzerindeki etkisini şimdilik sınırlandırıyor.

Böyle daha fazla token analizine ulaşmak ister misiniz? Editör Harsh Notariya’nın günlük kripto para bültenine buradan kayıt olabilirsiniz.

Optimism Balina Pozisyonları. Kaynak: Santiment

Türev piyasa verileri, düşüş yönlü pozisyonların kalıcılığını gösteriyor. Likidasyon haritası, OP kontratlarında ciddi oranda short pozisyon ağırlığına işaret ediyor. Trader’lar, yükselişten ziyade devam eden düşüşten faydalanmaya odaklanmış durumda.

Short pozisyonlar yaklaşık 7,9 milyon dolar seviyesinde. Bu dengesizlik, düşüş yönlü oyuncularda yüksek kararlılığı yansıtıyor. Vadeli işlemler trader’ları düşüş momentumunu korudukça, olası yükselişler agresif short satış ve hedge pozisyonlarıyla karşılanabilir.

OP Likidasyon Haritası. Kaynak: Coinglass OP Fiyatı Tüm Zamanların En Düşük Seviyesine Doğru İlerliyor

Optimism fiyatı şu anda 0,143 dolar seviyesinden işlem görüyor ve tüm zamanların yeni en düşük seviyesi olan 0,140 dolara kadar geriledi. Bu hızlı kırılım, yapısal zayıflığın altını çiziyor. Base açıklamasının ardından gelen satış baskısı hâlâ sürüyor.

Altcoin, 2026’daki zirvesinden bu yana %61 değer kaybetti. Teknik göstergelerde henüz net bir toparlanma belirtisi yok. Fiyatın kalıcı olarak 0,140 doların altına inmesi halinde, bir sonraki destek olarak 0,119 dolar seviyesi gündeme gelebilir. Böyle bir düşüş, yakın zamanda alım yapan yatırımcıların zararlarını daha da derinleştirebilir.

OP Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView

Ancak bir umut ışığı hâlâ var: Eğer balina alımları güçlenirse toparlanma mümkün olabilir. Balina girişlerinin likiditeyi artırmaya başlaması durumunda, OP yeniden yükseliş denemesi yapabilir. 0,181 dolar seviyesinin destek olarak kazandırılması halinde, kısa vadeli düşüş senaryosu geçerliliğini yitirir ve yatırımcı güveninde yeni bir artış sinyali oluşur.
عرض الترجمة
Arkham ile Ayı Piyasasında Kar Etmenin 6 Etkili YoluKripto para piyasasında uzun süredir devam eden düşüş, sektördeki korkuyu artırıyor; varlık fiyatlarındaki gerileme portföy değerlerini eritiyor ve yatırımcı hissiyatı üzerinde baskı yaratıyor. Böylesi belirsiz bir ortamda Arkham, yatırımcıların mevcut ayı piyasasında yollarını bulabilmesi ve hatta kazanç elde edebilmesi için altı stratejik yaklaşımı öne çıkarıyor. Ayı Piyasasında Yol Almak İçin 6 Temel Strateji Arkham, ayı piyasasının varlık fiyatlarının son zirvelerden en az %20 oranında gerilemesi ve bu düşüşün belirli bir süre boyunca devam etmesiyle tanımlandığını açıkladı. Geleneksel piyasalarda bu tür düşüşler, birkaç haftadan çok daha uzun, hatta yıllarca sürebiliyor. Kripto para piyasasında ise düşüşler genellikle çok daha sert yaşanıyor. Şirket, ciddi ayı döngülerinde varlık fiyatlarında tepeden itibaren %70 ila %90’lara varan değer kayıplarının olağan olduğunu belirtiyor. ‘Ayı piyasasında, fiyatlarda daha düşük zirveler ve daha düşük dipler baskın olur, birçok zaman diliminde net bir aşağı trend oluşur…Ayı piyasalarında çoğunlukla trading hacimleri düşer çünkü katılımcılar pozisyonlarını kapatır ya da daha fazla zarar riskinden kaçınmak için kenara çekilir. Bu durum likiditenin azalmasına, dolayısıyla fiyat hareketlerinin daha da volatil hale gelmesine yol açar,’ raporda belirtildi. Arkham, ayı piyasalarında disiplinli risk yönetimi ve doğru taktiklerle yaklaşıldığında, trading fırsatlarının da ortaya çıkabileceğini paylaşıyor. Rapor, yatırımcıların pozisyon yönetimi ve düşüşten fayda sağlayabilmeleri için kullanılabilecek çeşitli yöntemlere dikkat çekiyor. 1. Short Selling Nedir? Arkham’a göre, düşen fiyatlardan kazanç sağlamanın en basit yolu short yapmak. Bu strateji, bir dijital varlığın ödünç alınarak mevcut piyasa fiyatı üzerinden satılması ve ardından daha düşük bir fiyattan geri alınıp borcun kapatılması esasına dayanıyor. İki fiyat arasındaki fark yatırımcıya kar olarak dönüyor. Ancak Arkham, short işlemin ciddi risk taşıdığı konusunda uyarıyor. Çünkü kripto paraların fiyatı teorik olarak sınırsız yükselebileceği için potansiyel zarar limiti bulunmuyor. ‘Bu nedenle, trader’lar uygun pozisyon boyutlaması yapmalı ve risklerini sınırlandırmak adına mutlaka zarar kes (stop-loss) emirleri kullanmalı,’ ifadeleri yer aldı. 2. Opsiyon’lar ve Ters Ürünler Daha kontrollü bir risk almak isteyen trader’lar için Arkham, put opsiyonlar ve ters ürünler gibi araçlara dikkat çekiyor.  ‘Bu iki ürün de fiyatlar düştükçe değer kazanır ancak her biri farklı mekanizmalarla çalışır. Short işlemin aksine, bu ürünlerde zarar limiti, yatırımcının ürüne yatırdığı sermaye kadardır,’ diye belirtti Arkham. Kısaca, put opsiyon yatırımcıya belirli bir sürede ya da vade sonunda bir varlığı sabit bir fiyattan satma hakkı (ama zorunluluğu değil) tanır. Fiyat, kullanım fiyatının altına inerse opsiyon genelde değer kazanır. Bu stratejinin en büyük avantajıysa, yatırımcının maksimum zararı ödediği prim kadar olmasıdır. Ters ürünler ise dayanak varlığın fiyat hareketinin tam tersine ilerleyecek şekilde tasarlanır. Yani varlık değeri düştükçe ters ürün yükselir. Bu ürünler genellikle günlük ters getiriyi takip eden ters ETF’leri kapsar ve klasik short pozisyona girmeden risk alma imkanı sunar. 3. Aralıkta Trading Arkham, ayı piyasasının daha durgun etaplarında ise aralık trading’inin (range trading) potansiyel bir strateji olabileceğini vurguluyor. Fiyatlar belli bir destek ve direnç aralığında sıkıştığında, yatırımcılar alt banttan alım ve üst banttan satış fırsatlarını kovalayabilir. Şirkete göre, bu strateji dik satış dalgalarında değil, yatay seyirde daha etkili oluyor. Çünkü agresif düşüşler teknik aralıkları hızlıca geçersiz kılabiliyor. 4. Birikim Dönemi Aktif trading’in ötesinde Arkham, seçici birikimin önemine dikkat çekiyor. Raporda, birikim stratejilerinin hızla kazanç beklentisi yerine, kaliteli varlıkların düşük fiyatlardan kademeli alımına odaklanması gerektiği vurgulanıyor. ‘Bu yaklaşım kısa vadeli kazanç değil, bir sonraki boğa döngüsü için pozisyon almak anlamına gelir. Ayı piyasasında disiplinli birikim yapmak tarihte sabırlı yatırımcılar için yüksek getiri sağladı; tabii doğru varlık seçiminin gelecekteki boğa piyasasında başarı için kilit olduğunu unutmamak gerekiyor,’ diye ekledi şirket. 5. Stablecoin Getirileri Daha temkinli yatırımcılar için ise Arkham, stablecoin kazanç stratejilerinin bekleme dönemlerinde portföyü koruyup gelir yaratmayı sağlayabileceğinin altını çiziyor. Raporda şöyle deniyor: ‘Ayı piyasasında stablecoin getirileri genelde düşer ancak sermayenin stablecoin’de korunması ve gelir elde edilmesi, hem değer kaybına karşı koruyucu olur hem de gelecekte fırsatlar için sermaye artışı sağlar.’ 6. Scalping ve Günlük Trading Arkham, ayı piyasasında scalping ve günübirlik trading’in de fırsatlar sunabileceğine dikkat çekiyor. Bu yöntemler, uzun vadeli trend dönüşünü beklemek yerine kısa vadeli fiyat hareketlerinden kazanç sağlamaya odaklanıyor. Volatil piyasa koşullarında gün içi sert fiyat değişimleri, likidite boşlukları ve panik satışları, sık sık giriş ve çıkış fırsatları yaratıyor. ‘Ayı piyasasında belirli trading seanslarında öngörülebilir fiyat hareketleri görülebilir, bu da tecrübeli kısa vadeli trader’ların küçük kazançları sürekli toplamasını sağlar,’ diye belirtti Arkham. Scalper’lar genellikle dakikalar içinde oluşan küçük fiyat verimsizliklerini hedef alıyor. Diğer yandan gün içi trader’lar ise daha geniş vadeli, gün içi momentum değişimlerinden fayda sağlamayı amaçlıyor. Son olarak Arkham, ayı piyasasında yapılan trading işlemlerinin ciddi riskler barındırdığını vurguladı. Düşen likidite, spread’lerin artmasına ve fiyat kaymalarına neden olabiliyor. Aynı zamanda artan kayıplar duygusal baskıyı da artırabiliyor ve trader’ların planlarından vazgeçip disiplinlerini kaybetme olasılığını yükseltebiliyor.

Arkham ile Ayı Piyasasında Kar Etmenin 6 Etkili Yolu

Kripto para piyasasında uzun süredir devam eden düşüş, sektördeki korkuyu artırıyor; varlık fiyatlarındaki gerileme portföy değerlerini eritiyor ve yatırımcı hissiyatı üzerinde baskı yaratıyor.

Böylesi belirsiz bir ortamda Arkham, yatırımcıların mevcut ayı piyasasında yollarını bulabilmesi ve hatta kazanç elde edebilmesi için altı stratejik yaklaşımı öne çıkarıyor.

Ayı Piyasasında Yol Almak İçin 6 Temel Strateji

Arkham, ayı piyasasının varlık fiyatlarının son zirvelerden en az %20 oranında gerilemesi ve bu düşüşün belirli bir süre boyunca devam etmesiyle tanımlandığını açıkladı. Geleneksel piyasalarda bu tür düşüşler, birkaç haftadan çok daha uzun, hatta yıllarca sürebiliyor.

Kripto para piyasasında ise düşüşler genellikle çok daha sert yaşanıyor. Şirket, ciddi ayı döngülerinde varlık fiyatlarında tepeden itibaren %70 ila %90’lara varan değer kayıplarının olağan olduğunu belirtiyor.

‘Ayı piyasasında, fiyatlarda daha düşük zirveler ve daha düşük dipler baskın olur, birçok zaman diliminde net bir aşağı trend oluşur…Ayı piyasalarında çoğunlukla trading hacimleri düşer çünkü katılımcılar pozisyonlarını kapatır ya da daha fazla zarar riskinden kaçınmak için kenara çekilir. Bu durum likiditenin azalmasına, dolayısıyla fiyat hareketlerinin daha da volatil hale gelmesine yol açar,’ raporda belirtildi.

Arkham, ayı piyasalarında disiplinli risk yönetimi ve doğru taktiklerle yaklaşıldığında, trading fırsatlarının da ortaya çıkabileceğini paylaşıyor. Rapor, yatırımcıların pozisyon yönetimi ve düşüşten fayda sağlayabilmeleri için kullanılabilecek çeşitli yöntemlere dikkat çekiyor.

1. Short Selling Nedir?

Arkham’a göre, düşen fiyatlardan kazanç sağlamanın en basit yolu short yapmak. Bu strateji, bir dijital varlığın ödünç alınarak mevcut piyasa fiyatı üzerinden satılması ve ardından daha düşük bir fiyattan geri alınıp borcun kapatılması esasına dayanıyor. İki fiyat arasındaki fark yatırımcıya kar olarak dönüyor.

Ancak Arkham, short işlemin ciddi risk taşıdığı konusunda uyarıyor. Çünkü kripto paraların fiyatı teorik olarak sınırsız yükselebileceği için potansiyel zarar limiti bulunmuyor.

‘Bu nedenle, trader’lar uygun pozisyon boyutlaması yapmalı ve risklerini sınırlandırmak adına mutlaka zarar kes (stop-loss) emirleri kullanmalı,’ ifadeleri yer aldı.

2. Opsiyon’lar ve Ters Ürünler

Daha kontrollü bir risk almak isteyen trader’lar için Arkham, put opsiyonlar ve ters ürünler gibi araçlara dikkat çekiyor. 

‘Bu iki ürün de fiyatlar düştükçe değer kazanır ancak her biri farklı mekanizmalarla çalışır. Short işlemin aksine, bu ürünlerde zarar limiti, yatırımcının ürüne yatırdığı sermaye kadardır,’ diye belirtti Arkham.

Kısaca, put opsiyon yatırımcıya belirli bir sürede ya da vade sonunda bir varlığı sabit bir fiyattan satma hakkı (ama zorunluluğu değil) tanır. Fiyat, kullanım fiyatının altına inerse opsiyon genelde değer kazanır. Bu stratejinin en büyük avantajıysa, yatırımcının maksimum zararı ödediği prim kadar olmasıdır.

Ters ürünler ise dayanak varlığın fiyat hareketinin tam tersine ilerleyecek şekilde tasarlanır. Yani varlık değeri düştükçe ters ürün yükselir. Bu ürünler genellikle günlük ters getiriyi takip eden ters ETF’leri kapsar ve klasik short pozisyona girmeden risk alma imkanı sunar.

3. Aralıkta Trading

Arkham, ayı piyasasının daha durgun etaplarında ise aralık trading’inin (range trading) potansiyel bir strateji olabileceğini vurguluyor. Fiyatlar belli bir destek ve direnç aralığında sıkıştığında, yatırımcılar alt banttan alım ve üst banttan satış fırsatlarını kovalayabilir.

Şirkete göre, bu strateji dik satış dalgalarında değil, yatay seyirde daha etkili oluyor. Çünkü agresif düşüşler teknik aralıkları hızlıca geçersiz kılabiliyor.

4. Birikim Dönemi

Aktif trading’in ötesinde Arkham, seçici birikimin önemine dikkat çekiyor. Raporda, birikim stratejilerinin hızla kazanç beklentisi yerine, kaliteli varlıkların düşük fiyatlardan kademeli alımına odaklanması gerektiği vurgulanıyor.

‘Bu yaklaşım kısa vadeli kazanç değil, bir sonraki boğa döngüsü için pozisyon almak anlamına gelir. Ayı piyasasında disiplinli birikim yapmak tarihte sabırlı yatırımcılar için yüksek getiri sağladı; tabii doğru varlık seçiminin gelecekteki boğa piyasasında başarı için kilit olduğunu unutmamak gerekiyor,’ diye ekledi şirket.

5. Stablecoin Getirileri

Daha temkinli yatırımcılar için ise Arkham, stablecoin kazanç stratejilerinin bekleme dönemlerinde portföyü koruyup gelir yaratmayı sağlayabileceğinin altını çiziyor. Raporda şöyle deniyor:

‘Ayı piyasasında stablecoin getirileri genelde düşer ancak sermayenin stablecoin’de korunması ve gelir elde edilmesi, hem değer kaybına karşı koruyucu olur hem de gelecekte fırsatlar için sermaye artışı sağlar.’

6. Scalping ve Günlük Trading

Arkham, ayı piyasasında scalping ve günübirlik trading’in de fırsatlar sunabileceğine dikkat çekiyor. Bu yöntemler, uzun vadeli trend dönüşünü beklemek yerine kısa vadeli fiyat hareketlerinden kazanç sağlamaya odaklanıyor.

Volatil piyasa koşullarında gün içi sert fiyat değişimleri, likidite boşlukları ve panik satışları, sık sık giriş ve çıkış fırsatları yaratıyor.

‘Ayı piyasasında belirli trading seanslarında öngörülebilir fiyat hareketleri görülebilir, bu da tecrübeli kısa vadeli trader’ların küçük kazançları sürekli toplamasını sağlar,’ diye belirtti Arkham.

Scalper’lar genellikle dakikalar içinde oluşan küçük fiyat verimsizliklerini hedef alıyor. Diğer yandan gün içi trader’lar ise daha geniş vadeli, gün içi momentum değişimlerinden fayda sağlamayı amaçlıyor.

Son olarak Arkham, ayı piyasasında yapılan trading işlemlerinin ciddi riskler barındırdığını vurguladı. Düşen likidite, spread’lerin artmasına ve fiyat kaymalarına neden olabiliyor.

Aynı zamanda artan kayıplar duygusal baskıyı da artırabiliyor ve trader’ların planlarından vazgeçip disiplinlerini kaybetme olasılığını yükseltebiliyor.
عرض الترجمة
IMF: Klasik Portföy Çeşitlendirmesi Çökerken Altın ve Gümüş Piyasayı DengelediModern yatırımcılığın temelini oluşturan klasik 60/40 hisse-senedi-tahvil portföyü, artık yatırımcıların eskisi kadar güvenle sığındığı bir liman olmayabilir. Pandemi başladığından beri, borsalar ve tahviller özellikle piyasalarda stres yaşandığında aynı yönde hareket ediyor. Bu durum yıllardır süregelen geleneksel çeşitlendirmenin etkisini zayıflattı ve hem kurumsal hem de bireysel yatırımcılar için risk sahasını bambaşka bir noktaya taşıdı. Hisse Senetleri ve Tahviller Portföyleri Artık Korumuyor: Altın ve Gümüş Yükselişte Uluslararası Para Fonu (IMF), geleneksel hedge stratejilerinin bozulmasının finansal piyasaları kökten değiştirdiği konusunda uyarıyor. ‘Son yıllarda çeşitlendirme daha da zorlaştı. Hisse senetleri ve tahviller giderek birlikte değer kaybediyor, yatırımcıların onlarca yıldır dayandığı temel bir hedge zayıflıyor. Bu değişim hem yatırımcılar hem de finansal istikrar açısından yeni riskler ortaya çıkarıyor’ diye belirtti IMF analizine dair paylaştığı gönderide. Tarihte tahviller, borsalardaki düşüşlere karşı bir tampon görevi görürdü. Hisse senedi piyasası düştüğünde yatırımcılar Amerikan hazine tahvillerine yönelir, bu da portföyleri dengeler ve kayıpları sınırlandırırdı. Bu tümden zıt ilişki; emeklilik fonlarına, sigorta şirketlerine ve risk-parite stratejilerine öngörülebilir volatiliteye göre hareket etme avantajı tanıyordu. Ancak bu denge 2019’un sonlarında bozulmaya başladı ve pandemiyle birlikte süreç hızlandı. Artık ani piyasa satışlarında hem hisse senetleri hem tahviller birlikte düşüyor, kayıplar birbirini besliyor ve volatilite katlanıyor. S&P500 ve ABD 10 Yıllık Hazine Tahvilleri Performansı. Kaynak: TradingView Bu tablonun etkileri oldukça büyük. Hedge fon’ları ve geçmiş korelasyonlara dayanan risk-parite stratejileri, kriz dönemlerinde artık zorunlu kaldıraç azaltma baskısıyla karşı karşıya kalabilir. Gelenekselde daima temkinli olan emeklilik fon’ları ve sigorta şirketleri bile ani dalgalanmalara daha açık hale geldi, bu da sistematik riskleri artırıyor. Risk paritesi, hedge fon’ları ve ABD Hazine Tahvilleri. Kaynak: IMF Araştırması Portföylerin Yeni Can Simi: Altın, Gümüş ve Alternatif Varlıklar Klasik hedge yöntemleri zayıfladıkça, yatırımcılar devlet dışı varlıklara yönelmeye başladı. Altın 2024 başından bu yana iki katından fazla değer kazandı. Son çeyreklerde ise gümüş, platin ve paladyum fiyatlarındaki artış dikkat çekiyor. İsviçre frangı gibi para birimleri de alternatif güvenli liman olarak öne çıkıyor. ‘IMF bile tahvillerin çeşitlendirme avantajlarının kaybolduğunu kabul etti! Yatırımcılar buna göre pozisyon almalı! Nadir varlıklara yatırım yapın!’ diye ifade etti piyasa stratejisti Jeroen Blokland. Bu kaymanın arka planında ise karmaşık ekonomik baskılar yer alıyor. Kamu borcubundaki artışı finanse etmek için tahvil arzının yükselmesi, vadeye göre artan risk primleri ve merkez bankalarının bilanço küçültmede yavaşlaması; devlet tahvillerinin koruyucu niteliğini zayıflattı. Birçok gelişmiş ülkede hedefin üzerinde kalan enflasyon, tahvilleri hedge olarak daha da cazibesiz kılıyor. IMF’ye göre çözüm sadece alternatif varlık almak değil. Politika yapıcıların maliye ve para politikası frameworklerine güveni yeniden tesis etmesi şart. Merkez bankaları, kriz anında tahvil piyasalarını dengede tutmak için müdahale edebilir. Ancak bu tür acil önlemlerin de bir sınırı var. Güvenilir mali disiplin ve kalıcı fiyat istikrarı sağlanmadığı sürece, devlet tahvilleri çalkantılı dönemlerde portföyler için sağlam bir dayanak olma özelliğini sürdüremiyor. Yatırımcılar açısından riski tamamen yeniden ele alma vakti geldi. Çeşitlendirme stratejileri artık geleneksel varlıklar arasındaki artan korelasyonu dikkate almalı ve portföylerde emtia ile özel varlıklara daha fazla yer açılmalı: Elbette bu varlıkların da kendine özgü riskleri söz konusu. Otomatik hedge dönemi bitti. Altın, gümüş ve diğer devlet dışı değer varlıkları artık sadece çeşitlendirici değil. Gittikçe öngörülemez hale gelen piyasalarda temel denge unsuru olarak öne çıkmaya başladılar.

IMF: Klasik Portföy Çeşitlendirmesi Çökerken Altın ve Gümüş Piyasayı Dengeledi

Modern yatırımcılığın temelini oluşturan klasik 60/40 hisse-senedi-tahvil portföyü, artık yatırımcıların eskisi kadar güvenle sığındığı bir liman olmayabilir.

Pandemi başladığından beri, borsalar ve tahviller özellikle piyasalarda stres yaşandığında aynı yönde hareket ediyor. Bu durum yıllardır süregelen geleneksel çeşitlendirmenin etkisini zayıflattı ve hem kurumsal hem de bireysel yatırımcılar için risk sahasını bambaşka bir noktaya taşıdı.

Hisse Senetleri ve Tahviller Portföyleri Artık Korumuyor: Altın ve Gümüş Yükselişte

Uluslararası Para Fonu (IMF), geleneksel hedge stratejilerinin bozulmasının finansal piyasaları kökten değiştirdiği konusunda uyarıyor.

‘Son yıllarda çeşitlendirme daha da zorlaştı. Hisse senetleri ve tahviller giderek birlikte değer kaybediyor, yatırımcıların onlarca yıldır dayandığı temel bir hedge zayıflıyor. Bu değişim hem yatırımcılar hem de finansal istikrar açısından yeni riskler ortaya çıkarıyor’ diye belirtti IMF analizine dair paylaştığı gönderide.

Tarihte tahviller, borsalardaki düşüşlere karşı bir tampon görevi görürdü. Hisse senedi piyasası düştüğünde yatırımcılar Amerikan hazine tahvillerine yönelir, bu da portföyleri dengeler ve kayıpları sınırlandırırdı.

Bu tümden zıt ilişki; emeklilik fonlarına, sigorta şirketlerine ve risk-parite stratejilerine öngörülebilir volatiliteye göre hareket etme avantajı tanıyordu.

Ancak bu denge 2019’un sonlarında bozulmaya başladı ve pandemiyle birlikte süreç hızlandı. Artık ani piyasa satışlarında hem hisse senetleri hem tahviller birlikte düşüyor, kayıplar birbirini besliyor ve volatilite katlanıyor.

S&P500 ve ABD 10 Yıllık Hazine Tahvilleri Performansı. Kaynak: TradingView

Bu tablonun etkileri oldukça büyük. Hedge fon’ları ve geçmiş korelasyonlara dayanan risk-parite stratejileri, kriz dönemlerinde artık zorunlu kaldıraç azaltma baskısıyla karşı karşıya kalabilir.

Gelenekselde daima temkinli olan emeklilik fon’ları ve sigorta şirketleri bile ani dalgalanmalara daha açık hale geldi, bu da sistematik riskleri artırıyor.

Risk paritesi, hedge fon’ları ve ABD Hazine Tahvilleri. Kaynak: IMF Araştırması Portföylerin Yeni Can Simi: Altın, Gümüş ve Alternatif Varlıklar

Klasik hedge yöntemleri zayıfladıkça, yatırımcılar devlet dışı varlıklara yönelmeye başladı. Altın 2024 başından bu yana iki katından fazla değer kazandı. Son çeyreklerde ise gümüş, platin ve paladyum fiyatlarındaki artış dikkat çekiyor. İsviçre frangı gibi para birimleri de alternatif güvenli liman olarak öne çıkıyor.

‘IMF bile tahvillerin çeşitlendirme avantajlarının kaybolduğunu kabul etti! Yatırımcılar buna göre pozisyon almalı! Nadir varlıklara yatırım yapın!’ diye ifade etti piyasa stratejisti Jeroen Blokland.

Bu kaymanın arka planında ise karmaşık ekonomik baskılar yer alıyor. Kamu borcubundaki artışı finanse etmek için tahvil arzının yükselmesi, vadeye göre artan risk primleri ve merkez bankalarının bilanço küçültmede yavaşlaması; devlet tahvillerinin koruyucu niteliğini zayıflattı.

Birçok gelişmiş ülkede hedefin üzerinde kalan enflasyon, tahvilleri hedge olarak daha da cazibesiz kılıyor.

IMF’ye göre çözüm sadece alternatif varlık almak değil. Politika yapıcıların maliye ve para politikası frameworklerine güveni yeniden tesis etmesi şart.

Merkez bankaları, kriz anında tahvil piyasalarını dengede tutmak için müdahale edebilir. Ancak bu tür acil önlemlerin de bir sınırı var.

Güvenilir mali disiplin ve kalıcı fiyat istikrarı sağlanmadığı sürece, devlet tahvilleri çalkantılı dönemlerde portföyler için sağlam bir dayanak olma özelliğini sürdüremiyor.

Yatırımcılar açısından riski tamamen yeniden ele alma vakti geldi. Çeşitlendirme stratejileri artık geleneksel varlıklar arasındaki artan korelasyonu dikkate almalı ve portföylerde emtia ile özel varlıklara daha fazla yer açılmalı: Elbette bu varlıkların da kendine özgü riskleri söz konusu.

Otomatik hedge dönemi bitti. Altın, gümüş ve diğer devlet dışı değer varlıkları artık sadece çeşitlendirici değil. Gittikçe öngörülemez hale gelen piyasalarda temel denge unsuru olarak öne çıkmaya başladılar.
عرض الترجمة
HBAR’da %40’lık Uyarı Yeniden Gündemde: Pozisyonlara Göre Farklı Sonuç MümkünHedera (HBAR) son 24 saatte yaklaşık %3,5 değer kaybediyor ancak haftalık bazda neredeyse %6’lık kazancını koruyor. Bu tablo, alıcı ve satıcılar arasında artan bir çekişmeye işaret ediyor. Şimdi ise HBAR fiyatında tanıdık bir uyarı sinyali yeniden ortaya çıktı! Aynı sinyal yakın zamanda %40’tan fazla bir düşüşe yol açmıştı. Fakat bu sefer trader’ların pozisyonlanma şekli, talep gücü ve teknik destek seviyeleri farklı bir sonucun yaşanabileceğini gösteriyor. Hedera fiyatı yükseliş takozu oluşturdu: Ancak düşüş yönlü ayrışma geri döndü Hedera şu anda günlük grafikte düşen takoz formasyonunun içinde hareket ediyor. Düşen takoz, fiyat iki aşağı eğimli trend çizgisi arasında sıkışıp daraldığında oluşur. Bu yapı genellikle olası bir kırılmanın sinyalini verir çünkü satış baskısı giderek azalır. HBAR’ın son haftalık kazançları da bu toparlanma çabasının bir yansıması. Fiyat, takozun üst direnç çizgisine doğru ilerliyor. Yani alıcılar yeniden ipleri ele almak istiyor. Ancak daha derine inildiğinde bir başka uyarı daha var. 23 Kasım ile 17 Şubat arasında Hedera’nın fiyatı daha düşük bir zirve yaptı. Yani toparlanma, önceki tepeyi göremedi. Aynı dönemde, bir momentum göstergesi olan Göreceli Güç Endeksi (RSI) ise daha yüksek bir zirve oluşturdu. HBAR Fiyat Yapısı: TradingView Buna benzer token analizleri için Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan abone olabilirsiniz. Bu durum, gizli bir düşüş yönlü ayrışma olarak biliniyor. Gizli düşüş yönlü ayrışma, bir toparlanma döneminde satış tarafının kontrolü elden bırakmadığını gösterir. Momentum artsa da fiyat daha yüksek bir zirve oluşturamıyor. Genellikle de ana trendin aşağı yönlü devam edebileceğinin habercisidir. Benzer bir sinyal daha önce 23 Kasım ile 14 Ocak arasında da görülmüştü. O sinyalden sonra hızlı bir şekilde %44’lük bir çöküş yaşandı. Bu geçmiş tablo, Hedera’da yeni bir düşüş riskini gündeme getiriyor. Fakat bu sefer arka planda öne çıkan koşullar çok daha farklı. Open Interest, EMA Direnci ve Dip Alıcıları Farklı Bir Yapı Gösteriyor Önceki düşüşün tetikleyicisi aşırı yükseliş yönlü pozisyonlanmaydı. 14 Ocak’ta (yani önceki ayrışmanın netleştiği gün) Hedera’nın açık pozisyon büyüklüğü yaklaşık 68 milyon dolardı. Açık pozisyon, aktif vadeli işlemlerinin toplam değerini gösteriyor. Yüksek seviyede olması, çok sayıda trader’ın kaldıraç kullandığı anlamına gelir. Aynı dönemde fonlama oranları da pozitiftir. Bu, trader’ların çoğunlukla fiyatın yükseleceğine oynadığını gösterdi. Ocak Ayında Kaldıraç Kullanımı: Santiment Bu durum adeta bıçak sırtı bir ortam oluşturdu. Fiyat düşmeye başlayınca, uzun pozisyondaki trader’lar mecburen işlemlerini kapattı. Peş peşe gelen tasfiyeler de sert bir çöküşü beraberinde getirdi. Bugün tablo daha farklı görünüyor. Açık pozisyon büyüklüğü şu anda yaklaşık 61 milyon dolar ve önceki zirvenin altında. Üstelik HBAR haftalık kazancına rağmen bu seviye korunuyor. En kritik nokta ise fonlama oranlarının negatifte kalması. Yani trader’lar artık fiyat artışı beklentisine agresif şekilde oynamıyor. Şubat Ayında Kaldıraç Kullanımı: Santiment Bu da büyük çaplı bir tasfiye dalgası riskini azaltıyor. Teknik görünüm de trader’ların neden daha temkinli olduğunu ortaya koyuyor. HBAR şu sıralar 20 günlük üstel hareketli ortalamasına (EMA) yakın işlem görüyor. EMA genellikle dinamik bir direnç seviyesi olarak çalışır. Ocak ayında bu seviyenin aşağı kırılması, çöküşü hızlandırmıştı. Şimdi ise trader’lar benzer bölgede oldukça temkinli davranıyor. Aynı zamanda, talep tarafında güçlenme var. Para Akışı Endeksi (MFI), gerçek sermaye girişini ve olası dipten alımları gösterir. Ocak ayındaki ayrışma sonrası MFI hızlı bir düşüş yaşamıştı. Yani alıcılar adeta piyasadan ellerini çekmişti. HBAR Para Akışı Endeksi (MFI): TradingView Şimdi ise fiyat düzeltme sinyallerine ve uyarılara rağmen MFI tekrar yükselişte. Yani dip alıcıları devreye giriyor. Satış baskısına rağmen piyasada kalmaya devam ediyorlar. Bu talep desteği, önceki büyük çöküşün aynen tekrar etmesini engelleyebilir. HBAR Fiyatında Takip Edilecek Seviyeler HBAR, şimdi kritik bir karar seviyesine yaklaşıyor. 20 günlük EMA aşağı kırılırsa ilk önemli destek 0,092 dolar civarında bulunuyor. Bu seviye önceden dirençti, şimdi ise destek olarak ön plana çıkıyor. Eğer bu bölge korunursa Hedera’da fiyat durgunluğu devam edebilir. Bu seviyenin altına sarkılırsa bir sonraki destek 0,083 dolar civarında. Satış baskısı artarsa fiyat 0,068 dolar seviyesine kadar gerileyebilir. HBAR Fiyat Analizi: TradingView Yukarı yönde toparlanmanın başlaması için 0,107 dolar seviyesinin geri kazanılması şart. Burası hem kama formasyonunun direnci hem de ana kırılım bölgesi olarak öne çıkıyor. HBAR fiyatı bu seviyenin üzerine çıkarsa 0,124 dolara ve belki de daha yukarıya kadar yolu açabilir. Şimdilik Hedera, yatırımcıların önceden görmeye alıştığı bir uyarı sinyaliyle karşı karşıya. Fakat trader’ların pozisyonlanması, düşüşleri alım fırsatına çevirme gücü ve teknik destekler, önceki düşüş senaryosunun tekrarlanmayabileceğine işaret ediyor. HBAR’ın 0,107 dolar üzerine mi yoksa 0,092 dolar altına mı gideceği, bundan sonra yol haritasını belirleyecek.

HBAR’da %40’lık Uyarı Yeniden Gündemde: Pozisyonlara Göre Farklı Sonuç Mümkün

Hedera (HBAR) son 24 saatte yaklaşık %3,5 değer kaybediyor ancak haftalık bazda neredeyse %6’lık kazancını koruyor. Bu tablo, alıcı ve satıcılar arasında artan bir çekişmeye işaret ediyor. Şimdi ise HBAR fiyatında tanıdık bir uyarı sinyali yeniden ortaya çıktı!

Aynı sinyal yakın zamanda %40’tan fazla bir düşüşe yol açmıştı. Fakat bu sefer trader’ların pozisyonlanma şekli, talep gücü ve teknik destek seviyeleri farklı bir sonucun yaşanabileceğini gösteriyor.

Hedera fiyatı yükseliş takozu oluşturdu: Ancak düşüş yönlü ayrışma geri döndü

Hedera şu anda günlük grafikte düşen takoz formasyonunun içinde hareket ediyor. Düşen takoz, fiyat iki aşağı eğimli trend çizgisi arasında sıkışıp daraldığında oluşur. Bu yapı genellikle olası bir kırılmanın sinyalini verir çünkü satış baskısı giderek azalır.

HBAR’ın son haftalık kazançları da bu toparlanma çabasının bir yansıması. Fiyat, takozun üst direnç çizgisine doğru ilerliyor. Yani alıcılar yeniden ipleri ele almak istiyor.

Ancak daha derine inildiğinde bir başka uyarı daha var. 23 Kasım ile 17 Şubat arasında Hedera’nın fiyatı daha düşük bir zirve yaptı. Yani toparlanma, önceki tepeyi göremedi. Aynı dönemde, bir momentum göstergesi olan Göreceli Güç Endeksi (RSI) ise daha yüksek bir zirve oluşturdu.

HBAR Fiyat Yapısı: TradingView

Buna benzer token analizleri için Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan abone olabilirsiniz.

Bu durum, gizli bir düşüş yönlü ayrışma olarak biliniyor. Gizli düşüş yönlü ayrışma, bir toparlanma döneminde satış tarafının kontrolü elden bırakmadığını gösterir. Momentum artsa da fiyat daha yüksek bir zirve oluşturamıyor. Genellikle de ana trendin aşağı yönlü devam edebileceğinin habercisidir.

Benzer bir sinyal daha önce 23 Kasım ile 14 Ocak arasında da görülmüştü. O sinyalden sonra hızlı bir şekilde %44’lük bir çöküş yaşandı. Bu geçmiş tablo, Hedera’da yeni bir düşüş riskini gündeme getiriyor. Fakat bu sefer arka planda öne çıkan koşullar çok daha farklı.

Open Interest, EMA Direnci ve Dip Alıcıları Farklı Bir Yapı Gösteriyor

Önceki düşüşün tetikleyicisi aşırı yükseliş yönlü pozisyonlanmaydı.

14 Ocak’ta (yani önceki ayrışmanın netleştiği gün) Hedera’nın açık pozisyon büyüklüğü yaklaşık 68 milyon dolardı. Açık pozisyon, aktif vadeli işlemlerinin toplam değerini gösteriyor. Yüksek seviyede olması, çok sayıda trader’ın kaldıraç kullandığı anlamına gelir. Aynı dönemde fonlama oranları da pozitiftir. Bu, trader’ların çoğunlukla fiyatın yükseleceğine oynadığını gösterdi.

Ocak Ayında Kaldıraç Kullanımı: Santiment

Bu durum adeta bıçak sırtı bir ortam oluşturdu. Fiyat düşmeye başlayınca, uzun pozisyondaki trader’lar mecburen işlemlerini kapattı. Peş peşe gelen tasfiyeler de sert bir çöküşü beraberinde getirdi. Bugün tablo daha farklı görünüyor.

Açık pozisyon büyüklüğü şu anda yaklaşık 61 milyon dolar ve önceki zirvenin altında. Üstelik HBAR haftalık kazancına rağmen bu seviye korunuyor. En kritik nokta ise fonlama oranlarının negatifte kalması. Yani trader’lar artık fiyat artışı beklentisine agresif şekilde oynamıyor.

Şubat Ayında Kaldıraç Kullanımı: Santiment

Bu da büyük çaplı bir tasfiye dalgası riskini azaltıyor. Teknik görünüm de trader’ların neden daha temkinli olduğunu ortaya koyuyor.

HBAR şu sıralar 20 günlük üstel hareketli ortalamasına (EMA) yakın işlem görüyor. EMA genellikle dinamik bir direnç seviyesi olarak çalışır. Ocak ayında bu seviyenin aşağı kırılması, çöküşü hızlandırmıştı. Şimdi ise trader’lar benzer bölgede oldukça temkinli davranıyor.

Aynı zamanda, talep tarafında güçlenme var. Para Akışı Endeksi (MFI), gerçek sermaye girişini ve olası dipten alımları gösterir. Ocak ayındaki ayrışma sonrası MFI hızlı bir düşüş yaşamıştı. Yani alıcılar adeta piyasadan ellerini çekmişti.

HBAR Para Akışı Endeksi (MFI): TradingView

Şimdi ise fiyat düzeltme sinyallerine ve uyarılara rağmen MFI tekrar yükselişte. Yani dip alıcıları devreye giriyor. Satış baskısına rağmen piyasada kalmaya devam ediyorlar. Bu talep desteği, önceki büyük çöküşün aynen tekrar etmesini engelleyebilir.

HBAR Fiyatında Takip Edilecek Seviyeler

HBAR, şimdi kritik bir karar seviyesine yaklaşıyor. 20 günlük EMA aşağı kırılırsa ilk önemli destek 0,092 dolar civarında bulunuyor. Bu seviye önceden dirençti, şimdi ise destek olarak ön plana çıkıyor.

Eğer bu bölge korunursa Hedera’da fiyat durgunluğu devam edebilir. Bu seviyenin altına sarkılırsa bir sonraki destek 0,083 dolar civarında. Satış baskısı artarsa fiyat 0,068 dolar seviyesine kadar gerileyebilir.

HBAR Fiyat Analizi: TradingView

Yukarı yönde toparlanmanın başlaması için 0,107 dolar seviyesinin geri kazanılması şart. Burası hem kama formasyonunun direnci hem de ana kırılım bölgesi olarak öne çıkıyor. HBAR fiyatı bu seviyenin üzerine çıkarsa 0,124 dolara ve belki de daha yukarıya kadar yolu açabilir.

Şimdilik Hedera, yatırımcıların önceden görmeye alıştığı bir uyarı sinyaliyle karşı karşıya. Fakat trader’ların pozisyonlanması, düşüşleri alım fırsatına çevirme gücü ve teknik destekler, önceki düşüş senaryosunun tekrarlanmayabileceğine işaret ediyor. HBAR’ın 0,107 dolar üzerine mi yoksa 0,092 dolar altına mı gideceği, bundan sonra yol haritasını belirleyecek.
عرض الترجمة
Kripto Para Kimler İçin Tasarlandı? Uzmanlara Göre Cevap İnsanlar DeğilDragonfly yönetici ortağı Haseeb Qureshi’ye göre kriptoda yaşanan sürekli sürtüşmenin temelinde daha derin bir uyumsuzluk yatıyor: Kripto para mimarisi, insanlardan çok yapay zeka (AI) agent’larına daha uygun görünüyor. Ona göre, kripto paranın sıkça konuşulan başarısızlık nedenleri aslında tasarım hatası değil; insanların hiçbir zaman kriptonun ana kullanıcı kitlesi olmaması gerektiğinin sinyalleri. İnsan-Kripto Para Uyum Sorunu X’te paylaştığı detaylı gönderide Qureshi, insan karar alma süreciyle blockchain’in deterministik mimarisi arasında temelden farklılıklar olduğunu ileri sürdü. Sektörün ilk vizyonunda akıllı kontrat’ların yasal anlaşmalar ve mahkemelerin yerini alacağı, mülkiyet haklarının doğrudan zincir üstünde (on-chain) güvence altına alınacağı bir dünya hayal edilmişti. Ancak bu dönüşüm gerçekleşemedi. Dragonfly gibi kripto odaklı şirketler bile hâlâ geleneksel yasal kontrat’lara güveniyor. Yatırım yapmak için bir girişimle anlaşma imzalarken biz bir akıllı kontrat ile değil, yasal kontrat ile ilerliyoruz. Girişim de aynı yolu seçiyor. Hiçbirimiz yasal bir teminat olmadan sürece kendimizi rahat hissetmiyoruz… Hatta zincir üstünde bir hak ediş programı (vesting) kontrat’ı olduğu durumlarda dahi, genellikle yine yasal bir kontrat oluyor dedi. Qureshi’ye göre sorun teknik arızada değil, sosyal uyumsuzlukta yatıyor. Blockchain sistemleri tasarlandığı gibi çalışıyor fakat insan davranışları ve hatalar dikkate alınarak inşa edilmemiş durumda. Ayrıca bu durumu geleneksel bankacılıkla da kıyasladı: Yüzyıllar boyunca insanların hata yapma ihtimali ve suiistimal düşünülerek evrilen bir sistem… Banka, ne kadar sorunlu olsa da, insanlar için tasarlanmıştı diye ekledi. Bankacılık sistemi, insana özgü zaaflar ve hata biçimleri dikkate alınarak, yüzlerce yıl boyunca şekillendirildi. Bankacılık, insana uyumlu. Kripto öyle değil dedi. Ayrıca uzun kriptografik adreslerin, körü körüne imza atmanın, değiştirilemez işlemlerin ve otomatik uygulamaların, insanların parayla ilgili sezgileriyle örtüşmediğini de vurguladı. Bu yüzden 2026 yılında bile, bir işlemi körü körüne imzalamak, eski onaylara sahip olmak ya da yanlışlıkla bir ‘drainer’ı açmak hâlâ tedirgin edici. Kontrat’ı kontrol etmemiz, alan adını iki kez kontrol etmemiz, adres sahteciliğine karşı tarama yapmamız gerektiğini biliyoruz. Bunların hepsini, her seferinde yapmamız gerektiğini de biliyoruz. Fakat yapmıyoruz. Çünkü insanız. Ve işte asıl gösterge burada; kripto para, biz insanlar için hep biraz şekilsiz kaldı dedi. AI Agent’lar: Kripto Paranın Gerçek Doğal Oyuncuları mı? Qureshi, AI agent’larının kripto’nun mimarisine çok daha doğal bir şekilde uyum sağlayabileceğini öne sürdü. Çünkü AI agent’lar asla yorulmuyor, doğrulama adımlarını atlamıyor. Kontrat mantığını analiz edebiliyor, uç senaryoları simüle edebiliyor ve elbette işlemleri hiç tereddüt etmeden gerçekleştirebiliyorlar. İnsanlar yasal sistemlere daha çok ağırlık verse de AI agent’lar kodun determinist yapısına daha sıcak bakabilir. Ona göre, Bu anlamda kripto para, kendi içinde kapalı, tamamen okunabilir ve para üzerindeki mülkiyet hakları açısından tamamen deterministik bir sistem. Bir AI agent’ın finansal bir ekosistemde isteyeceği her şey burada var. Bizim insanlar olarak katı ve problemli gördüğümüz kurallar, AI agent’ları için iyi yazılmış bir teknik dokümana dönüşüyor…Hukuki açıdan da geleneksel para sistemimiz insanlar için inşa edildi, yapay zeka için değil dedi. Qureshi, gelecekte kripto arayüzlerinin “tamamen yapay zekanın yönettiği otonom bir cüzdan” olacağını tahmin etti. Bu modelde, finansal işlemler AI agent’lar tarafından kullanıcılar adına yürütülecek. Ayrıca otonom agent’ların birbirleriyle doğrudan işlem yapabileceğini, kripto’nun sürekli açık ve izinsiz altyapısının makineden makineye (machine-to-machine) işleyen ekonominin temeli olabileceğini ileri sürdü. Bence şu: Kriptonun insanlara hep hatalı gelen ‘başarısızlık biçimleri’ aslında hiçbir zaman hata değildi. Bunlar, insan kullanıcıların yanlış taraf olduğunu gösteren işaretlerdi. 10 yıl sonra, insanları bizzat kripto ile uğraştırdığımız günlere hayretle bakacağız diye vurguladı. Ancak böyle bir dönüşümün bir gecede gerçekleşmeyeceğinin de altını çizdi. Çünkü teknolojik sistemlerin kitlesel benimsenmesi için çoğu zaman tamamlayıcı yeniliklerin olgunlaşması gerekir. GPS’in akıllı telefonu beklemesi gerekti. TCP/IP’nin tarayıcıyı beklemesi gerekti dedi Qureshi. Kripto için de belki bu yan ürün AI agent’larıdır dedi. Kısa süre önce Bankless kurucusu Ryan Adams da kripto paralarda benimsenmenin zayıf kullanıcı deneyimi nedeniyle yavaşladığını savunmuştu. Ancak, insana “kötü arayüz” gibi gelen şeylerin, AI agent’ları için tam tersi, ideal bir deneyim olabileceğini ifade etti. Adams, milyarlarca AI agent’ının kripto para piyasasını bir gün 10 trilyon dolar seviyesinin ötesine taşıyacağını öngördü. Bir–iki yıl içinde milyarlarca agent olacak, çoğu cüzdana sahip olacak (ertesi yıl bu sayı trilyonlara ulaşacak). “AiFi anlatısı”, 2019’da DeFi’ın yeraltı hareketi gibi daha yeni taban buluyor. Kuru odun birikiyor, ancak bir noktada tutuşacak. Şu an kimse dikkat etmiyor, çünkü fiyat düşük… ama inanıyorum ki AI agent’lar trilyonlarca kripto cüzdanına ulaşacak. AiFi, DeFi’ın yeni sınırı dedi paylaşımında. Makine-odaklı kripto yaklaşımı güçlü olsa da, halen ciddi sınırlar var. AI agent’ları işlemleri kendi başına yürütse de, nihai sorumluluk yine insanlara veya kurumlara ait olacağı için yasal sistemlerin önemi sürecek. Deterministik akıllı kontrat’lar belirsizliği azaltsa da, açıkların, yönetim hatalarının veya sistemsel risklerin tamamen ortadan kalkmasını sağlamıyor. Son olarak, eğer AI birincil arayüz haline gelirse kriptonun, alternatif finansal düzen olmaktan çıkarak, arka planda çalışan bir altyapı rolüne evrilebileceğini de hatırlatmak gerekir.

Kripto Para Kimler İçin Tasarlandı? Uzmanlara Göre Cevap İnsanlar Değil

Dragonfly yönetici ortağı Haseeb Qureshi’ye göre kriptoda yaşanan sürekli sürtüşmenin temelinde daha derin bir uyumsuzluk yatıyor: Kripto para mimarisi, insanlardan çok yapay zeka (AI) agent’larına daha uygun görünüyor.

Ona göre, kripto paranın sıkça konuşulan başarısızlık nedenleri aslında tasarım hatası değil; insanların hiçbir zaman kriptonun ana kullanıcı kitlesi olmaması gerektiğinin sinyalleri.

İnsan-Kripto Para Uyum Sorunu

X’te paylaştığı detaylı gönderide Qureshi, insan karar alma süreciyle blockchain’in deterministik mimarisi arasında temelden farklılıklar olduğunu ileri sürdü. Sektörün ilk vizyonunda akıllı kontrat’ların yasal anlaşmalar ve mahkemelerin yerini alacağı, mülkiyet haklarının doğrudan zincir üstünde (on-chain) güvence altına alınacağı bir dünya hayal edilmişti.

Ancak bu dönüşüm gerçekleşemedi. Dragonfly gibi kripto odaklı şirketler bile hâlâ geleneksel yasal kontrat’lara güveniyor.

Yatırım yapmak için bir girişimle anlaşma imzalarken biz bir akıllı kontrat ile değil, yasal kontrat ile ilerliyoruz. Girişim de aynı yolu seçiyor. Hiçbirimiz yasal bir teminat olmadan sürece kendimizi rahat hissetmiyoruz… Hatta zincir üstünde bir hak ediş programı (vesting) kontrat’ı olduğu durumlarda dahi, genellikle yine yasal bir kontrat oluyor dedi.

Qureshi’ye göre sorun teknik arızada değil, sosyal uyumsuzlukta yatıyor. Blockchain sistemleri tasarlandığı gibi çalışıyor fakat insan davranışları ve hatalar dikkate alınarak inşa edilmemiş durumda. Ayrıca bu durumu geleneksel bankacılıkla da kıyasladı: Yüzyıllar boyunca insanların hata yapma ihtimali ve suiistimal düşünülerek evrilen bir sistem…

Banka, ne kadar sorunlu olsa da, insanlar için tasarlanmıştı diye ekledi. Bankacılık sistemi, insana özgü zaaflar ve hata biçimleri dikkate alınarak, yüzlerce yıl boyunca şekillendirildi. Bankacılık, insana uyumlu. Kripto öyle değil dedi.

Ayrıca uzun kriptografik adreslerin, körü körüne imza atmanın, değiştirilemez işlemlerin ve otomatik uygulamaların, insanların parayla ilgili sezgileriyle örtüşmediğini de vurguladı.

Bu yüzden 2026 yılında bile, bir işlemi körü körüne imzalamak, eski onaylara sahip olmak ya da yanlışlıkla bir ‘drainer’ı açmak hâlâ tedirgin edici. Kontrat’ı kontrol etmemiz, alan adını iki kez kontrol etmemiz, adres sahteciliğine karşı tarama yapmamız gerektiğini biliyoruz. Bunların hepsini, her seferinde yapmamız gerektiğini de biliyoruz. Fakat yapmıyoruz. Çünkü insanız. Ve işte asıl gösterge burada; kripto para, biz insanlar için hep biraz şekilsiz kaldı dedi.

AI Agent’lar: Kripto Paranın Gerçek Doğal Oyuncuları mı?

Qureshi, AI agent’larının kripto’nun mimarisine çok daha doğal bir şekilde uyum sağlayabileceğini öne sürdü. Çünkü AI agent’lar asla yorulmuyor, doğrulama adımlarını atlamıyor.

Kontrat mantığını analiz edebiliyor, uç senaryoları simüle edebiliyor ve elbette işlemleri hiç tereddüt etmeden gerçekleştirebiliyorlar. İnsanlar yasal sistemlere daha çok ağırlık verse de AI agent’lar kodun determinist yapısına daha sıcak bakabilir. Ona göre,

Bu anlamda kripto para, kendi içinde kapalı, tamamen okunabilir ve para üzerindeki mülkiyet hakları açısından tamamen deterministik bir sistem. Bir AI agent’ın finansal bir ekosistemde isteyeceği her şey burada var. Bizim insanlar olarak katı ve problemli gördüğümüz kurallar, AI agent’ları için iyi yazılmış bir teknik dokümana dönüşüyor…Hukuki açıdan da geleneksel para sistemimiz insanlar için inşa edildi, yapay zeka için değil dedi.

Qureshi, gelecekte kripto arayüzlerinin “tamamen yapay zekanın yönettiği otonom bir cüzdan” olacağını tahmin etti. Bu modelde, finansal işlemler AI agent’lar tarafından kullanıcılar adına yürütülecek.

Ayrıca otonom agent’ların birbirleriyle doğrudan işlem yapabileceğini, kripto’nun sürekli açık ve izinsiz altyapısının makineden makineye (machine-to-machine) işleyen ekonominin temeli olabileceğini ileri sürdü.

Bence şu: Kriptonun insanlara hep hatalı gelen ‘başarısızlık biçimleri’ aslında hiçbir zaman hata değildi. Bunlar, insan kullanıcıların yanlış taraf olduğunu gösteren işaretlerdi. 10 yıl sonra, insanları bizzat kripto ile uğraştırdığımız günlere hayretle bakacağız diye vurguladı.

Ancak böyle bir dönüşümün bir gecede gerçekleşmeyeceğinin de altını çizdi. Çünkü teknolojik sistemlerin kitlesel benimsenmesi için çoğu zaman tamamlayıcı yeniliklerin olgunlaşması gerekir.

GPS’in akıllı telefonu beklemesi gerekti. TCP/IP’nin tarayıcıyı beklemesi gerekti dedi Qureshi. Kripto için de belki bu yan ürün AI agent’larıdır dedi.

Kısa süre önce Bankless kurucusu Ryan Adams da kripto paralarda benimsenmenin zayıf kullanıcı deneyimi nedeniyle yavaşladığını savunmuştu. Ancak, insana “kötü arayüz” gibi gelen şeylerin, AI agent’ları için tam tersi, ideal bir deneyim olabileceğini ifade etti.

Adams, milyarlarca AI agent’ının kripto para piyasasını bir gün 10 trilyon dolar seviyesinin ötesine taşıyacağını öngördü.

Bir–iki yıl içinde milyarlarca agent olacak, çoğu cüzdana sahip olacak (ertesi yıl bu sayı trilyonlara ulaşacak). “AiFi anlatısı”, 2019’da DeFi’ın yeraltı hareketi gibi daha yeni taban buluyor. Kuru odun birikiyor, ancak bir noktada tutuşacak. Şu an kimse dikkat etmiyor, çünkü fiyat düşük… ama inanıyorum ki AI agent’lar trilyonlarca kripto cüzdanına ulaşacak. AiFi, DeFi’ın yeni sınırı dedi paylaşımında.

Makine-odaklı kripto yaklaşımı güçlü olsa da, halen ciddi sınırlar var. AI agent’ları işlemleri kendi başına yürütse de, nihai sorumluluk yine insanlara veya kurumlara ait olacağı için yasal sistemlerin önemi sürecek.

Deterministik akıllı kontrat’lar belirsizliği azaltsa da, açıkların, yönetim hatalarının veya sistemsel risklerin tamamen ortadan kalkmasını sağlamıyor. Son olarak, eğer AI birincil arayüz haline gelirse kriptonun, alternatif finansal düzen olmaktan çıkarak, arka planda çalışan bir altyapı rolüne evrilebileceğini de hatırlatmak gerekir.
عرض الترجمة
Ethereum 2026 Protokol Önceliklerini Açıkladı: ETH Fiyatı İçin Ne Anlama Geliyor?Ethereum Foundation, 2026 “Protokol Öncelikleri Güncellemesi”ni yayımlıyor ve Ethereum topluluğunun ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verebilmek için yol haritasının yapılandırmasını güçlendiriyor. Bu stratejik yol haritası, ETH yıl başından bu yana %33’ten fazla değer kaybederken geliyor. Şimdi ana soru: Bu teknik girişimler ETH fiyatında somut bir etki oluşturabilecek mi? Ethereum 2026’da Kullanıcıları Neler Bekliyor? Blogda aktarıldığına göre, bu yıl protokol geliştirme çalışmaları üç ana başlık altında toplanıyor. İlk başlık olan “Scale” yani Ölçeklendirme, daha önce ayrı ilerleyen Scale L1 ve Scale Blobs çalışmalarını birleştiriyor. Geliştiriciler, Katman 1’in gas limitini 100 milyonun üzerine çıkarmayı hedefliyor. Bu başlık ayrıca yaklaşan Glamsterdam yükseltmesinin ölçeklenebilirlik bileşenlerini, gas fiyatlandırmasındaki değişiklikleri ve blob parametrelerinde daha ileri artırımları kapsıyor. Bunlara ek olarak, geliştiriciler zkEVM attester clientı prototip aşamasından üretim seviyesine taşımak istiyor. State ölçeklendirmesi öncelikli diğer bir başlık. Kısa vadeli adımlar arasında fiyatlandırma düzenlemeleri ve geçmiş verilerin süresinin dolması yer alıyor. Uzun vadeli planda ise binary ağaç yapısına ve “stateless” sisteme geçiş hedefleniyor. Kullanıcı deneyimi ise 2026 yol haritasında öne çıkan ikinci başlık. Ethereum, yerel hesap soyutlaması ve birlikte çalışabilirlik konularına ağırlık verecek. EIP-7701 ve EIP-8141 gibi teklifler, akıllı hesap mantığını doğrudan Ethereum’a yerleştirmeyi amaçlıyor. Blogda ‘Bu çalışmalar, kuantum sonrası çağa hazırlıkla da kesişiyor çünkü yerel hesap soyutlaması, ECDSA tabanlı doğrulamadan uzaklaşmak için doğal bir geçiş yolu sunuyor. Buna ek olarak, EVM’de kuantuma dayanıklı imzaların doğrulanmasını çok daha gas dostu hale getirebilecek çeşitli teklifler geliştirilmekte’ ifadelerine yer verildi. Ayrıca geliştiriciler mevcut standartları temel alarak, Katman 1’de daha hızlı onaylar ve kısa sürede gerçekleşen kesinleşmeler ile zincirler arası güvenli, güvene ihtiyaç duymayan L2 etkileşimlerini mümkün kılmak istiyor. Son olarak, Ethereum artık daha fazla dayanıklılık üzerinde duracak. Yeni “Harden the L1” başlığında ağın güvenliği güçlendirilecek. Bunun içinde kuantum sonrası çağ hazırlıklarını daha ileriye taşımak, sansür direnci araştırmalarına hız vermek ve test altyapısını büyütmek var. Böylece ağ daha hızlı yükseltmelere adapte olabilecek. Blog, bir sonraki büyük ağ yükseltmesi olan Glamsterdam’ın 2026 yılının ilk yarısında planlandığını doğruluyor. Hegotá yükseltmesinin ise yıl sonunda gelmesi bekleniyor. Ekip şu yorumu yaptı: ‘Paralel çalıştırma, çok daha yüksek gas limitleri, yerleşik PBS, devam eden blob ölçeklendirmesi ve sansür direnci, yerel hesap soyutlaması ve kuantum sonrası güvenlikte kayda değer ilerleme hedefi net şekilde ortaya kondu’ dedi. Ethereum’un Yeni Güncellemesi Performansı Artıracak: ETH Fiyatı Yükselecek mi? Bu yılki plan, ekibin “Ethereum’un protokol seviyesinde en verimli yılları” olarak tanımladığı dönemin ardından geliyor. O süreçte geliştiriciler Pectra ve Fusaka olmak üzere iki büyük yükseltmeyi hayata geçirdi. BeInCrypto’nun daha önce bildirdiği üzere Pectra yükseltmesi, ağda büyük bir hareketlilik yaratarak fiyata olumlu katkı sağladı. Yükseltme sonrası Ethereum 24 saatte %31 değerlendi. Bu, 2021’den bu yana yaşanan en büyük günlük yükselişti. Ancak dikkat çekmek gerekir ki genel kripto para piyasası o günlerde zaten yükseliş yönlüydü. Takip eden aylarda, piyasa koşullarının destekleyici olması ve yatırımcı hissiyatının güçlenmesi ETH’nin çıkışını sürdürdü. Bu ivme, varlığı ağustos ayında rekor bir seviyeye taşıdı. Fusaka ise, daha dalgalı bir dönemde piyasaya sürüldü. Genel piyasa fiyat durgunluğu yaşarken ETH üzerindeki baskı azalmadı. Yükseltme sonrası varlıkta mütevazı kazanımlar yaşansa da düşüş eğilimi sürdüğünden kalıcı bir yukarı hareket görülmedi. Bu farklı sonuçlarla gözler şimdi yılın ilk yarısında gelmesi beklenen Glamsterdam yükseltmesine çevrilmiş durumda. Şubat ayı itibarıyla ETH hala piyasadaki rüzgâra karşı koymakta zorlanıyor. Haberin yazıldığı sırada varlığın fiyatı 1.979 dolar seviyesindeydi. Ethereum (ETH) Fiyat Performansı. Kaynak: BeInCrypto Yine de tek başına bir protokol güncellemesinin bu eğilimi tersine çevirip çeviremeyeceği net değil. Anlamlı bir toparlanma için hem piyasa koşullarının iyileşmesi hem de teknik ilerlemeler gerekecek gibi görünüyor. Pratikte, Ethereum’un 2026 yol haritası anlık bir fiyat sıçraması yaratmak için değil, daha çok uzun vadeli değer sunmak için hazırlandı. Ölçeklenebilirlik, kullanıcı deneyimi ve ağ dayanıklılığındaki gelişmeler, zaman içinde benimsenmeyi artırabilir ve kurumsal güveni güçlendirebilir. Anlık fiyat hareketlerini ise kısa vadede gelişim adımlarından ziyade makroekonomik eğilimler ve piyasa hissiyatı belirleyecek.

Ethereum 2026 Protokol Önceliklerini Açıkladı: ETH Fiyatı İçin Ne Anlama Geliyor?

Ethereum Foundation, 2026 “Protokol Öncelikleri Güncellemesi”ni yayımlıyor ve Ethereum topluluğunun ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verebilmek için yol haritasının yapılandırmasını güçlendiriyor.

Bu stratejik yol haritası, ETH yıl başından bu yana %33’ten fazla değer kaybederken geliyor. Şimdi ana soru: Bu teknik girişimler ETH fiyatında somut bir etki oluşturabilecek mi?

Ethereum 2026’da Kullanıcıları Neler Bekliyor?

Blogda aktarıldığına göre, bu yıl protokol geliştirme çalışmaları üç ana başlık altında toplanıyor. İlk başlık olan “Scale” yani Ölçeklendirme, daha önce ayrı ilerleyen Scale L1 ve Scale Blobs çalışmalarını birleştiriyor.

Geliştiriciler, Katman 1’in gas limitini 100 milyonun üzerine çıkarmayı hedefliyor. Bu başlık ayrıca yaklaşan Glamsterdam yükseltmesinin ölçeklenebilirlik bileşenlerini, gas fiyatlandırmasındaki değişiklikleri ve blob parametrelerinde daha ileri artırımları kapsıyor.

Bunlara ek olarak, geliştiriciler zkEVM attester clientı prototip aşamasından üretim seviyesine taşımak istiyor. State ölçeklendirmesi öncelikli diğer bir başlık. Kısa vadeli adımlar arasında fiyatlandırma düzenlemeleri ve geçmiş verilerin süresinin dolması yer alıyor. Uzun vadeli planda ise binary ağaç yapısına ve “stateless” sisteme geçiş hedefleniyor.

Kullanıcı deneyimi ise 2026 yol haritasında öne çıkan ikinci başlık. Ethereum, yerel hesap soyutlaması ve birlikte çalışabilirlik konularına ağırlık verecek. EIP-7701 ve EIP-8141 gibi teklifler, akıllı hesap mantığını doğrudan Ethereum’a yerleştirmeyi amaçlıyor.

Blogda ‘Bu çalışmalar, kuantum sonrası çağa hazırlıkla da kesişiyor çünkü yerel hesap soyutlaması, ECDSA tabanlı doğrulamadan uzaklaşmak için doğal bir geçiş yolu sunuyor. Buna ek olarak, EVM’de kuantuma dayanıklı imzaların doğrulanmasını çok daha gas dostu hale getirebilecek çeşitli teklifler geliştirilmekte’ ifadelerine yer verildi.

Ayrıca geliştiriciler mevcut standartları temel alarak, Katman 1’de daha hızlı onaylar ve kısa sürede gerçekleşen kesinleşmeler ile zincirler arası güvenli, güvene ihtiyaç duymayan L2 etkileşimlerini mümkün kılmak istiyor.

Son olarak, Ethereum artık daha fazla dayanıklılık üzerinde duracak. Yeni “Harden the L1” başlığında ağın güvenliği güçlendirilecek. Bunun içinde kuantum sonrası çağ hazırlıklarını daha ileriye taşımak, sansür direnci araştırmalarına hız vermek ve test altyapısını büyütmek var. Böylece ağ daha hızlı yükseltmelere adapte olabilecek.

Blog, bir sonraki büyük ağ yükseltmesi olan Glamsterdam’ın 2026 yılının ilk yarısında planlandığını doğruluyor. Hegotá yükseltmesinin ise yıl sonunda gelmesi bekleniyor.

Ekip şu yorumu yaptı: ‘Paralel çalıştırma, çok daha yüksek gas limitleri, yerleşik PBS, devam eden blob ölçeklendirmesi ve sansür direnci, yerel hesap soyutlaması ve kuantum sonrası güvenlikte kayda değer ilerleme hedefi net şekilde ortaya kondu’ dedi.

Ethereum’un Yeni Güncellemesi Performansı Artıracak: ETH Fiyatı Yükselecek mi?

Bu yılki plan, ekibin “Ethereum’un protokol seviyesinde en verimli yılları” olarak tanımladığı dönemin ardından geliyor. O süreçte geliştiriciler Pectra ve Fusaka olmak üzere iki büyük yükseltmeyi hayata geçirdi.

BeInCrypto’nun daha önce bildirdiği üzere Pectra yükseltmesi, ağda büyük bir hareketlilik yaratarak fiyata olumlu katkı sağladı. Yükseltme sonrası Ethereum 24 saatte %31 değerlendi.

Bu, 2021’den bu yana yaşanan en büyük günlük yükselişti. Ancak dikkat çekmek gerekir ki genel kripto para piyasası o günlerde zaten yükseliş yönlüydü.

Takip eden aylarda, piyasa koşullarının destekleyici olması ve yatırımcı hissiyatının güçlenmesi ETH’nin çıkışını sürdürdü. Bu ivme, varlığı ağustos ayında rekor bir seviyeye taşıdı.

Fusaka ise, daha dalgalı bir dönemde piyasaya sürüldü. Genel piyasa fiyat durgunluğu yaşarken ETH üzerindeki baskı azalmadı. Yükseltme sonrası varlıkta mütevazı kazanımlar yaşansa da düşüş eğilimi sürdüğünden kalıcı bir yukarı hareket görülmedi.

Bu farklı sonuçlarla gözler şimdi yılın ilk yarısında gelmesi beklenen Glamsterdam yükseltmesine çevrilmiş durumda. Şubat ayı itibarıyla ETH hala piyasadaki rüzgâra karşı koymakta zorlanıyor. Haberin yazıldığı sırada varlığın fiyatı 1.979 dolar seviyesindeydi.

Ethereum (ETH) Fiyat Performansı. Kaynak: BeInCrypto

Yine de tek başına bir protokol güncellemesinin bu eğilimi tersine çevirip çeviremeyeceği net değil. Anlamlı bir toparlanma için hem piyasa koşullarının iyileşmesi hem de teknik ilerlemeler gerekecek gibi görünüyor.

Pratikte, Ethereum’un 2026 yol haritası anlık bir fiyat sıçraması yaratmak için değil, daha çok uzun vadeli değer sunmak için hazırlandı. Ölçeklenebilirlik, kullanıcı deneyimi ve ağ dayanıklılığındaki gelişmeler, zaman içinde benimsenmeyi artırabilir ve kurumsal güveni güçlendirebilir.

Anlık fiyat hareketlerini ise kısa vadede gelişim adımlarından ziyade makroekonomik eğilimler ve piyasa hissiyatı belirleyecek.
عرض الترجمة
Kalshi’nin Topluluğu Fed Ekonomistleriyle Yarışıyor: Piyasalar Para Politikasını Tahmin Edebilir mi?Tahmin piyasaları, hem itibar kazanıyor hem de tartışmaların odağında yer alıyor. Yakın tarihli bir araştırma, piyasa bazlı tahminlerin artık aylara yayılan dönemde geleneksel ekonomik öngörülerle başa baş rekabet ettiğini gösteriyor. Uzmanlar, gerçek parayla çalışan ve sürekli güncellenen bu piyasaların, politika yapıcılar ve araştırmacılar için makroekonomik beklentiler konusunda canlı ve bilgi açısından zengin bir referans sunabileceğini savunuyor. Prediction Markets: Artan Doğruluk ve Düzenleyici Mücadele Yapılan güncel bir analize göre Kalshi’nin federal fon hedef faiz oranına dair ima ettiği tahminler, yaklaşık 150 günlük bir sürede ortalama mutlak hata açısından ABD New York Merkez Bankası’nın Profesyonel Tahminciler Anketi’yle benzer doğruluk sağladı. Daha basit anlatmak gerekirse çalışma gösteriyor ki: Politika yapıcıların üç toplantısını kapsayan 150 gün ileriye dönük piyasa bahisleri, New York Fed’in önde gelen ekonomistlerinin tahminleri kadar isabetli. Ancak Kalshi ve benzeri platformlar daha fazla tanındıkça düzenleyici baskı da artıyor. ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu (CFTC) Başkanı Michael Selig, bu tahmin piyasaları üzerinde münhasır federal denetim kurma niyetinde olduklarını açıkladı. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) yetkilisi, ‘Mahkemede görüşürüz’ dedi ve 9. Temyiz Mahkemesi’ne, Crypto.com ile Nevada Kumar Denetim Kurulu arasındaki davaya yönelik amicus brief (destek dilekçesi) sundu. Bu anlaşmazlığın temelinde federal emtia yasalarının, eyaletlerin kumar düzenlemelerinden baskın olup olmadığı yatıyor. Geçen yıl Nevada, Crypto.com’un spor etkinliklerine dair sözleşmelerini engellemiş ve bunları lisanssız kumar girişimi olarak nitelendirmişti. Crypto.com ise, ürünlerinin CFTC’nin yetki alanında olduğuna ve federal düzeyde regüle edilen türevler olduğuna dikkat çekti. Bölge mahkemesi Nevada lehine karar verdi. Şimdi süreç 9. Temyiz Mahkemesi’nde devam ediyor. Eski CFTC Başkanı Chris Giancarlo da süreci destekleyen bir dilekçe sundu. Giancarlo, eyalet müdahalesinin artmasının, türev piyasalar için oluşturulan tek tip regülasyon framework’ünü tehdit ettiğini belirtti. Tahmin Piyasasında Siyasi Tepki ve Kurumsal Bahisler Tartışmayı Alevlendiriyor Siyasi tepki ise gecikmedi. Utah Valisi Spencer Cox, tahmin piyasalarını ‘kumar; hem de en saf haliyle’ olarak nitelendirdi. Cox, federal yetki aşımına karşı her anayasal yetkisini kullanacağını vurguladı. Elizabeth Warren da benzer endişeleri dile getirdi ve CFTC’yi, eyaletlerin yetkisini elinden almakla suçladı. Warren, kurumun geleneksel türev piyasaları korumasına ağırlık vermesi, ‘ahlaksız politikacıların işini kolaylaştırmak’ yerine kamu güvenliğine odaklanması gerektiğini belirtti. Bütün bu regülasyon karmaşası içinde kurumsal oyuncular da sektörde pay kapma yarışına girdi. Bitwise Asset Management, SEC’e başvuruda bulunarak ‘PredictionShares’ çatısı altında seçim bazlı tahmin kontratlarını takip eden ETF’ler başlatmak istediğini belirtti. Ancak uzmanlar bunu oldukça tartışmalı buluyor. ‘Tahmin piyasası ETF’leri bana akıl almaz geliyor. Bitwise, 2028 ABD başkanlık seçimlerine bağlı ETF başlatmak için başvurdu. Artık seçim ihtimallerini bile alınıp satılabilen bir ürüne dönüştürüyoruz. Bu noktada hiçbir şeyin sınırı kalmadı. Siyaset, yatırımcı hissiyatı, volatilite – her şey finansallaşıyor. Madem öyle, her şeyi bir kumarhaneye çevirmediğimiz kaldı!’ Coin Bureau CEO’su Nic Puckrin dedi. Roundhill Investments ve GraniteShares de benzer başvurular yaptı. Bu tablo, tahmin piyasalarına regüle ve ana akım pozisyon alma talebinin oldukça yüksek olduğunu gösteriyor. Polymarket gibi platform’lar, seçimler, jeopolitik gelişmeler ve spor etkinlikleri gibi alanlarda kullanıcı etkileşimlerini artırmaya devam ediyor. Federal ve eyalet arasındaki çekişmenin sonucu ise; tahmin piyasalarının merkezi finansal altyapının kalıcı bir parçası mı olacağı yoksa hep tartışmalı ve parça parça mı kalacağı belirleyecek gibi görünüyor. Bu arada Kalshi verileri geleneksel ekonomik tahminlere kafa tutarken, hem güvenilirlik hem de kontrol üzerindeki tartışma hararetleniyor. Bu durum, tahmin piyasalarını finans, hukuk ve siyasetin tam kesişiminde adeta bir ateş hattına dönüştürüyor.

Kalshi’nin Topluluğu Fed Ekonomistleriyle Yarışıyor: Piyasalar Para Politikasını Tahmin Edebilir mi?

Tahmin piyasaları, hem itibar kazanıyor hem de tartışmaların odağında yer alıyor. Yakın tarihli bir araştırma, piyasa bazlı tahminlerin artık aylara yayılan dönemde geleneksel ekonomik öngörülerle başa baş rekabet ettiğini gösteriyor.

Uzmanlar, gerçek parayla çalışan ve sürekli güncellenen bu piyasaların, politika yapıcılar ve araştırmacılar için makroekonomik beklentiler konusunda canlı ve bilgi açısından zengin bir referans sunabileceğini savunuyor.

Prediction Markets: Artan Doğruluk ve Düzenleyici Mücadele

Yapılan güncel bir analize göre Kalshi’nin federal fon hedef faiz oranına dair ima ettiği tahminler, yaklaşık 150 günlük bir sürede ortalama mutlak hata açısından ABD New York Merkez Bankası’nın Profesyonel Tahminciler Anketi’yle benzer doğruluk sağladı.

Daha basit anlatmak gerekirse çalışma gösteriyor ki: Politika yapıcıların üç toplantısını kapsayan 150 gün ileriye dönük piyasa bahisleri, New York Fed’in önde gelen ekonomistlerinin tahminleri kadar isabetli.

Ancak Kalshi ve benzeri platformlar daha fazla tanındıkça düzenleyici baskı da artıyor. ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu (CFTC) Başkanı Michael Selig, bu tahmin piyasaları üzerinde münhasır federal denetim kurma niyetinde olduklarını açıkladı.

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) yetkilisi, ‘Mahkemede görüşürüz’ dedi ve 9. Temyiz Mahkemesi’ne, Crypto.com ile Nevada Kumar Denetim Kurulu arasındaki davaya yönelik amicus brief (destek dilekçesi) sundu.

Bu anlaşmazlığın temelinde federal emtia yasalarının, eyaletlerin kumar düzenlemelerinden baskın olup olmadığı yatıyor. Geçen yıl Nevada, Crypto.com’un spor etkinliklerine dair sözleşmelerini engellemiş ve bunları lisanssız kumar girişimi olarak nitelendirmişti.

Crypto.com ise, ürünlerinin CFTC’nin yetki alanında olduğuna ve federal düzeyde regüle edilen türevler olduğuna dikkat çekti. Bölge mahkemesi Nevada lehine karar verdi. Şimdi süreç 9. Temyiz Mahkemesi’nde devam ediyor.

Eski CFTC Başkanı Chris Giancarlo da süreci destekleyen bir dilekçe sundu. Giancarlo, eyalet müdahalesinin artmasının, türev piyasalar için oluşturulan tek tip regülasyon framework’ünü tehdit ettiğini belirtti.

Tahmin Piyasasında Siyasi Tepki ve Kurumsal Bahisler Tartışmayı Alevlendiriyor

Siyasi tepki ise gecikmedi. Utah Valisi Spencer Cox, tahmin piyasalarını ‘kumar; hem de en saf haliyle’ olarak nitelendirdi. Cox, federal yetki aşımına karşı her anayasal yetkisini kullanacağını vurguladı.

Elizabeth Warren da benzer endişeleri dile getirdi ve CFTC’yi, eyaletlerin yetkisini elinden almakla suçladı. Warren, kurumun geleneksel türev piyasaları korumasına ağırlık vermesi, ‘ahlaksız politikacıların işini kolaylaştırmak’ yerine kamu güvenliğine odaklanması gerektiğini belirtti.

Bütün bu regülasyon karmaşası içinde kurumsal oyuncular da sektörde pay kapma yarışına girdi. Bitwise Asset Management, SEC’e başvuruda bulunarak ‘PredictionShares’ çatısı altında seçim bazlı tahmin kontratlarını takip eden ETF’ler başlatmak istediğini belirtti. Ancak uzmanlar bunu oldukça tartışmalı buluyor.

‘Tahmin piyasası ETF’leri bana akıl almaz geliyor. Bitwise, 2028 ABD başkanlık seçimlerine bağlı ETF başlatmak için başvurdu. Artık seçim ihtimallerini bile alınıp satılabilen bir ürüne dönüştürüyoruz. Bu noktada hiçbir şeyin sınırı kalmadı. Siyaset, yatırımcı hissiyatı, volatilite – her şey finansallaşıyor. Madem öyle, her şeyi bir kumarhaneye çevirmediğimiz kaldı!’ Coin Bureau CEO’su Nic Puckrin dedi.

Roundhill Investments ve GraniteShares de benzer başvurular yaptı. Bu tablo, tahmin piyasalarına regüle ve ana akım pozisyon alma talebinin oldukça yüksek olduğunu gösteriyor.

Polymarket gibi platform’lar, seçimler, jeopolitik gelişmeler ve spor etkinlikleri gibi alanlarda kullanıcı etkileşimlerini artırmaya devam ediyor.

Federal ve eyalet arasındaki çekişmenin sonucu ise; tahmin piyasalarının merkezi finansal altyapının kalıcı bir parçası mı olacağı yoksa hep tartışmalı ve parça parça mı kalacağı belirleyecek gibi görünüyor.

Bu arada Kalshi verileri geleneksel ekonomik tahminlere kafa tutarken, hem güvenilirlik hem de kontrol üzerindeki tartışma hararetleniyor. Bu durum, tahmin piyasalarını finans, hukuk ve siyasetin tam kesişiminde adeta bir ateş hattına dönüştürüyor.
عرض الترجمة
Injective: DAT’ın %7’lik INJ Birikimi Yükselişi Tetikler mi?Injective (INJ), DeFi uygulamaları için özel olarak tasarlanan Katman 1 projesi, son günlerde dikkat çekici bir fiyat hareketi sergiliyor. INJ, çoğu altcoin’in sert düşüşte olduğu ortamda %12’nin üzerinde yükseldi. Bu toparlanmanın arkasındaki nedenler neler? INJ’nin yükselişi bu ay da devam eder mi? IIP-619 Onayı ve DAT Birikimi %12’lik Yükselişi Tetikledi IIP-619 başlıklı gelişmeye dair haberler, bugün yaşanan yükselişi tetikledi. IIP-619, Injective ağında önemli bir yönetim teklifi olarak öne çıkıyor. Bu teklif, Injective’in gerçek zamanlı EVM mimarisinde ciddi bir iyileştirme amaçlıyor. Ayrıca yeni nesil ödemelere desteği artırırken MultiVM ekosistemini genişletmeyi hedefliyor. Teklifin öne çıkan hedefleri şunlar: MultiVM mimarisini daha yüksek hız ve işlem kapasitesine kavuşturmak. Bu iyileştirme, Injective’in yerel EVM’si dahil olmak üzere birçok sanal makinede önemli performans artışı sağlıyor. Chainlink oracle’larıyla entegrasyonu derinleştirmek ve Gerçek Dünya Varlığı (RWA) için anlık fiyat verilerini optimize etmek. Böylece daha hızlı ve doğru fiyatlama sağlanıyor, bu da türev piyasalar ve RWA pazarları için kritik öneme sahip. Stake edilen INJ’lerin %99,99’u IIP-619 lehine oy verdi. Injective’in resmi açıklamasının ardından INJ fiyatı %12’nin üzerinde sıçrayarak 3 dolardan 3,40 dolara çıktı. Fiyat kısa süreliğine 3,95 doları test etti. Injective (INJ) Fiyat Performansı. Kaynak: TradingView Bu olumlu gelişmeler, aylar süren düşüş atmosferinin ardından yatırımcı ilgisinin tekrar INJ’ye yönelmesini sağladı. Yenilenen ilginin bir diğer nedeni ise Pineapple Financial‘ın yaptığı birikimler. Şirket, yakın zamanda başlattığı yeni gösterge paneliyle birlikte toplamda 7 milyonun üzerinde INJ token’ı biriktirdiğini ve bu miktarın Injective’in toplam arzının %7’sine karşılık geldiğini açıkladı. Grafikte, Pineapple Financial’ın Şubat ayı boyunca INJ varlıklarını artırdığı net şekilde görülüyor. Pineapple Financial’ın INJ Varlıkları. Kaynak: PineappleDigitalAssets Bunun yanında Artemis verileri Injective ağında günlük işlem ücretlerinin ortalama 14.000 INJ seviyesinde olduğunu gösteriyor. Ağın son birkaç yılda elde ettiği bu istikrarlı gelir artışı dikkat çekiyor. Bu yükseliş, gerçek zincir üstü aktiviteye işaret ediyor. Kullanıcılar hala stake ediyor, trade yapıyor ve ağ üzerinde uygulamalar geliştiriyor. Günlük Injective İşlem Ücretleri. Kaynak: Artemis Dashboard. Stake hizmeti sağlayıcısı Everstake şu yorumu yaptı: Geçmişteki 2022 seviyeleriyle kıyaslarsak aradaki fark geceyle gündüz gibi. Ücretler artmaya devam ediyorsa bu, zincir üstü aktivitenin gerçek olduğunu gösterir. Kullanıcılar stake yapıyor, geliştirme ve trade ile uğraşıyor. Yani sadece token’ı elde tutup beklemiyorlar. Uzun vadede gerçekten önemli olan da bu… dedi. Ancak bu olumlu sinyaller, altcoin’lerdeki devam eden olumsuz yatırımcı hissiyatını tersine çevirme konusunda yeterli olmayabilir. INJ halen tüm zamanların en yüksek seviyesi (ATH) olan seviyesinin %90’dan fazla altında işlem görüyor. Bu toparlanma süreci, yeni yatırımcılardan gelecek hatırı sayılır bir sermaye akışı gerektirecek gibi görünüyor.

Injective: DAT’ın %7’lik INJ Birikimi Yükselişi Tetikler mi?

Injective (INJ), DeFi uygulamaları için özel olarak tasarlanan Katman 1 projesi, son günlerde dikkat çekici bir fiyat hareketi sergiliyor. INJ, çoğu altcoin’in sert düşüşte olduğu ortamda %12’nin üzerinde yükseldi.

Bu toparlanmanın arkasındaki nedenler neler? INJ’nin yükselişi bu ay da devam eder mi?

IIP-619 Onayı ve DAT Birikimi %12’lik Yükselişi Tetikledi

IIP-619 başlıklı gelişmeye dair haberler, bugün yaşanan yükselişi tetikledi.

IIP-619, Injective ağında önemli bir yönetim teklifi olarak öne çıkıyor. Bu teklif, Injective’in gerçek zamanlı EVM mimarisinde ciddi bir iyileştirme amaçlıyor. Ayrıca yeni nesil ödemelere desteği artırırken MultiVM ekosistemini genişletmeyi hedefliyor.

Teklifin öne çıkan hedefleri şunlar:

MultiVM mimarisini daha yüksek hız ve işlem kapasitesine kavuşturmak. Bu iyileştirme, Injective’in yerel EVM’si dahil olmak üzere birçok sanal makinede önemli performans artışı sağlıyor.

Chainlink oracle’larıyla entegrasyonu derinleştirmek ve Gerçek Dünya Varlığı (RWA) için anlık fiyat verilerini optimize etmek. Böylece daha hızlı ve doğru fiyatlama sağlanıyor, bu da türev piyasalar ve RWA pazarları için kritik öneme sahip.

Stake edilen INJ’lerin %99,99’u IIP-619 lehine oy verdi. Injective’in resmi açıklamasının ardından INJ fiyatı %12’nin üzerinde sıçrayarak 3 dolardan 3,40 dolara çıktı. Fiyat kısa süreliğine 3,95 doları test etti.

Injective (INJ) Fiyat Performansı. Kaynak: TradingView

Bu olumlu gelişmeler, aylar süren düşüş atmosferinin ardından yatırımcı ilgisinin tekrar INJ’ye yönelmesini sağladı.

Yenilenen ilginin bir diğer nedeni ise Pineapple Financial‘ın yaptığı birikimler. Şirket, yakın zamanda başlattığı yeni gösterge paneliyle birlikte toplamda 7 milyonun üzerinde INJ token’ı biriktirdiğini ve bu miktarın Injective’in toplam arzının %7’sine karşılık geldiğini açıkladı.

Grafikte, Pineapple Financial’ın Şubat ayı boyunca INJ varlıklarını artırdığı net şekilde görülüyor.

Pineapple Financial’ın INJ Varlıkları. Kaynak: PineappleDigitalAssets

Bunun yanında Artemis verileri Injective ağında günlük işlem ücretlerinin ortalama 14.000 INJ seviyesinde olduğunu gösteriyor. Ağın son birkaç yılda elde ettiği bu istikrarlı gelir artışı dikkat çekiyor.

Bu yükseliş, gerçek zincir üstü aktiviteye işaret ediyor. Kullanıcılar hala stake ediyor, trade yapıyor ve ağ üzerinde uygulamalar geliştiriyor.

Günlük Injective İşlem Ücretleri. Kaynak: Artemis Dashboard.

Stake hizmeti sağlayıcısı Everstake şu yorumu yaptı: Geçmişteki 2022 seviyeleriyle kıyaslarsak aradaki fark geceyle gündüz gibi. Ücretler artmaya devam ediyorsa bu, zincir üstü aktivitenin gerçek olduğunu gösterir. Kullanıcılar stake yapıyor, geliştirme ve trade ile uğraşıyor. Yani sadece token’ı elde tutup beklemiyorlar. Uzun vadede gerçekten önemli olan da bu… dedi.

Ancak bu olumlu sinyaller, altcoin’lerdeki devam eden olumsuz yatırımcı hissiyatını tersine çevirme konusunda yeterli olmayabilir. INJ halen tüm zamanların en yüksek seviyesi (ATH) olan seviyesinin %90’dan fazla altında işlem görüyor. Bu toparlanma süreci, yeni yatırımcılardan gelecek hatırı sayılır bir sermaye akışı gerektirecek gibi görünüyor.
سجّل الدخول لاستكشاف المزيد من المُحتوى
استكشف أحدث أخبار العملات الرقمية
⚡️ كُن جزءًا من أحدث النقاشات في مجال العملات الرقمية
💬 تفاعل مع صنّاع المُحتوى المُفضّلين لديك
👍 استمتع بالمحتوى الذي يثير اهتمامك
البريد الإلكتروني / رقم الهاتف
خريطة الموقع
تفضيلات ملفات تعريف الارتباط
شروط وأحكام المنصّة