Gate Kurucusu Dr. Lin Han: Yapay Zeka İki Yılda Trading’i Dönüştürecek
Gate, sessiz sedasız dünyanın en büyük kripto para borsası’larından biri haline geliyor. Dr. Lin Han tarafından 2013’te tek kişilik bir proje olarak kurulan platform bugün 49 milyonun üzerinde kullanıcıya hizmet veriyor, 2.000’den fazla çalışanı var ve 5.000’den fazla token’ı listeliyor. Ayrıca, geleneksel finans ürünleri tarafındaki yelpazesi de hızla büyüyor.
BeInCrypto’ya verdiği röportajda Dr. Han bu büyümeyi neyin tetiklediğini, neden kripto ile geleneksel varlıklar arasındaki çizginin silindiğine inandığını ve yapay zekanın kripto para trader’larının alışkanlıklarını nasıl baştan sona değiştireceğini anlattı.
Tek Başına Geliştiriciden Küresel Platforma
Dr. Han, Gate’i —ilk adıyla Bter.com— tek başına başlattı. Aradan geçen on üç yılın ardından bugün borsa 50’den fazla ürün ve hizmet sunuyor. Ancak Han, bu rakamların çok da önemli olmadığını düşünüyor.
‘Rakamın pek bir önemi yok. Asıl önemli olan, bir ürün geliştirdiğinizde onu iyice cilalamanız. Yüzde 80 yeterli değil. Yüzde 90-95 kalite şart. Üründe her zaman 1 numara olmanız gerekiyor,’ dedi.
Bu ürün odaklı yaklaşım varlık yelpazesine de erkenden yansımış. 2013’te Gate, agresif şekilde altcoin listeleyen ilk kripto para borsası’lardandı; çoğu platformun birkaç coin’le yetindiği bir dönemde 100’den fazla token sunuyordu. Dr. Han, ‘O dönem bunu başarabilen tek kripto para borsası bizdik’ şeklinde hatırlıyor.
Sıradaki büyüme fazıysa, Han’a göre, regüle pazarlardan gelecek. Gate şu anda 80 farklı yetki alanında lisansa sahip. Bunlara 44 ABD eyaletinin yanı sıra, MiCA kapsamında 20’den fazla Avrupa ülkesi de dahil. Platformun Dubai, Japonya ve Avustralya’da da lisansı bulunuyor.
‘Geçen yıl regüle bölgelere özel platformumuzu başlattık; bu yıl ise oradaki kullanıcı sayısını büyütmek istiyoruz’ diyen Dr. Han Avrupa ve diğer bölgelerde köklü yerel rakiplerle baş etmenin hala zorlu olduğunu ekliyor. ‘Bazı yerlerde yıllardır faaliyet gösteren kendi şirketleri var. Biz ise yeni oyuncuyuz. Daha fazla kişinin bizi tanımasını sağlamamız şart’ dedi.
Kripto Para ile Geleneksel Finans Arasındaki Duvar Kalkıyor
Gate artık sadece kripto-odaklı varlıklarla sınırlı kalmıyor. Sektörün TradFi (geleneksel finans) entegrasyonu dediği alana hızlı açılıyor. Kripto para borsası, şimdi token’ize edilmiş hisse senetleri, altın, gümüş, emtia ve borsa endeksleri de sunuyor. Tüm bunlar, kullanıcıların kripto portföylerini yönettiği aynı platformda ve 7/24 işlem yapılabiliyor.
Dr. Han, bu hamlenin arkasındaki iki temel sorunu şöyle özetledi: Birincisi, birçok ülkedeki kullanıcıların ABD’de aracı kurum hesabı açamaması; ikincisi ise klasik borsalarda işlem saatlerinin kısıtlı olması.
‘Kripto ile çok daha erişilebilir bir sistem sunabiliyoruz. Kullanıcılar istedikleri ülke ve zamanda, 7/24 takas yapabiliyor. Hem kripto hem geleneksel varlıklar aynı çatı altında, aynı şekilde yönetiliyor. Kullanıcılar için hayat çok daha kolaylaşıyor’ şeklinde konuştu.
Portföy oluşturma açısından ise önemli bir avantajın da altını çiziyor. Kripto varlıklar genellikle birbirine çok bağlı: Bitcoin düşerse, çoğu altcoin de peşinden geliyor. Ancak altın ya da ABD hisseleri gibi korelasyonu düşük varlıkları platforma eklediğinizde ilk kez ciddi çeşitlendirme imkanı doğuyor.
‘Eskiden kullanıcılar sadece kripto trade edebiliyordu, çoğu varlık da zaten bağlıydı. Artık geleneksel varlıklarla ek seçenekleri var. Altın kesinlikle Bitcoin’le bağlantılı değil. Gümüş, emtia, ABD hisseleri seçebilirsiniz. Portföyünüzü yönetmek, riskinizi azaltmak için birçok yol açıldı’ diye açıkladı Dr. Han.
Daha da ileriye baktığında, kripto ile geleneksel varlık arasındaki ayrımın tamamen kaybolacağı bir dönem öngörüyor: ‘Gelecekte hangisi kripto, hangisi geleneksel varlık diye ayırmanız gerekmeyecek. Hepsini kendi varlığınız olarak göreceksiniz. Bu, portföy yönetim felsefesini kökten değiştirecek’ dedi.
AI: Arayüzden Altyapıya Geçiş
Sohbetin yönü bu kez yapay zekaya kayıyor. Dr. Han, burada ‘Akıllı Web3’ olarak adlandırdığı vizyonunu paylaşıyor: Yapay zeka ajanlarının bugün karmaşık kalan kripto para trading arayüzlerini tamamen dönüştüreceği bir gelecek hayal ediyor.
Sorunun temelinde ise şu yatıyor: Kripto ürünler artık özellikle yeni başlayanlar için çok karmaşık. ‘Ekranda çok fazla sayı, çok fazla buton görüyorsunuz — spot trading, vadeli işlemler, opsiyon, kazanç bölümü. Hangisine girmelisiniz? Nereden başlamalı? Kullanıcılar için bu gerçekten fazla karmaşık’ diyor Dr. Han. ‘Bir de Web3’ü düşünün; on binlerce DApp var. Her yıl milyonlarca token piyasaya çıkıyor. Hangi token’ın seçileceğini anlamak imkansız’ dedi.
Gate’in yaklaşımı iki aşamalı. İlk aşama hali hazırda hayatta: Yapay zeka ajanları, kullanıcıların mevcut arayüzde token bilgisini sorgulamasına, platform özelliklerini öğrenmesine ve trading stratejileri bulmasına yardımcı oluyor. İkinci aşama ise iddialı: Geleneksel arayüzün tamamen ortadan kalkması.
‘Kullanıcılar artık eski arayüzü, eski araçları kullanmak zorunda kalmayacak. Sadece yapay zeka ajanına ne istediklerini söylüyorlar. Geri kalan her şeyi AI yapıyor’ diyen Dr. Han, ‘Eğer Bitcoin almak istiyorsa, sadece “benim için Bitcoin al” demesi yeterli. Faiz geliri elde etmek istiyorsa, AI’a “Bitcoin’imi faize yatırmak istiyorum” diyor. Yapay zeka en iyi getiriyi buluyor ve iş bitiyor’ sözleriyle durumu özetledi.
Bu dönüşümün bir yıl içinde gözle görülür hale geleceğini, iki yıl içinde ise çok daha büyük bir değişim yaratacağını öngörüyor. Sektörde sıkça söylenen beş yıl tahminine göre bu süre çok daha kısa.
‘Bana göre beş yıl değil. En fazla iki yıl’ dedi.
Kullanıcı deneyiminin ötesinde Dr. Han, AI’ın piyasada sermayenin akış biçimini de değiştireceğini düşünüyor. Ona göre insan eliyle yapılan sermaye dağıtımı doğası gereği verimsiz: Yatırımcılar paralarını öylece bekletirken, iyi projeler fon bulamıyor. Yapay zeka ajanları ise gece gündüz kesintisiz çalışıp devasa verileri işleyerek süreci çok daha etkili yapabilir.
‘Bireysel kullanıcı için para kazanacağı garanti edilemez. Ancak tüm ekosistem için AI mutlaka faydalı olacak’ dedi. ‘AI sizin yerinize iş yükünü alır, siz de enerjinizi başka alanlara ayırabilirsiniz. Gerçek zekanızı kullanın.’ Gate ise içeride AI uygulamalarına çoktan başladı. Dr. Han’a göre şirketin neredeyse tüm ön yüz yazılımları artık AI tarafından yazılıyor, arka uçta da kısa süre içinde geçiş bekleniyor.
Şubat 2026’nın Üçüncü Haftasında Takip Edilecek 3 Meme Coin
Meme coin sektöründe momentum sert şekilde el değiştiriyor; bazı coin’ler yapı kırılımı yaşarken spekülatif girişleri de üzerine çekiyor.
Bazı token’lar önemli teknik kavşak noktalarına yaklaşıyor; teyit gelirse fiyat hareketinin devamı gelebilir. BeInCrypto, şubat ayının üçüncü haftasında yatırımcıların radarına alması gereken üç meme coin’i analiz etti.
Pippin (PIPPIN)
PIPPIN, tam anlamıyla dikey bir yükseliş sergiliyor; son yedi günde %142 yükseldi ve bu yazı yazılırken 0,690 dolar seviyesinden işlem görüyor. Şu anda meme coin piyasasının bu haftaki en iyi performansını gösteriyor. Teknik olarak bakınca fiyatın, genellikle yüksek volatilite öncesi görülen ve teyit edilirse şiddetli yükselişlere yol açan düşen genişleyen takoz formasyonunu yukarı kırdığı görülüyor.
Bu formasyon yaklaşık %221’lik bir yükseliş hedefliyor. Buradaki ana tetikleyici seviye, tüm zamanların en yüksek seviyesi (ATH) olan 0,772 dolar. Bu seviyenin dirençten desteğe dönüşüp kalıcı şekilde aşılması, kırılımı doğrulayıp yükseliş hareketinin önünü açabilir. Hatta ihtiyatlı bir devam senaryosunda bile, mevcut ivmeyle fiyatın 1,000 dolara kadar gitmesi mümkün görünüyor. Teknik hedef ise 1,357 dolara işaret ediyor.
Buna benzer token analizleri için, Editör Harsh Notariya’nın günlük kripto para bültenine buradan kaydolabilirsin.
PIPPIN Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView
Ancak risk yönetimi burada kritik önemde. NVT oranı yükselirken kripto para borsası girişleri de artarsa, bu zincir üstü aktivitenin değerlemeye kıyasla zayıfladığını gösterebilir: Tam bir erken uyarı işareti! Olası bu senaryoda, fiyatın 0,514 dolara kadar geri çekilmesi beklenebilir. Daha aşağıda ise 0,372 dolar güçlü destek olarak öne çıkıyor. Bu seviyelerin altına bir iniş yükseliş senaryosunu geçersiz kılar ve kısa vadeli momentumun düşüş yönlü olmasına yol açar.
Mubarak (MUBARAK)
MUBARAK şu anda 0,0189 dolardan el değiştiriyor. 0,0174 dolar (0,5 Fib) seviyesinin üzerine çıktı ve artık 0,0189 dolar (0,618 Fib) bölgesini zorluyor: Burası kritik karar noktası. Bu seviye desteğe dönerse, fiyat hareketi daha yüksek düzeltme hedeflerine taşınabilir.
MFI 64,37 seviyesinde ve 80,0’ın üzerinde aşırı alım sinyali vermeden güçlü bir alış baskısını gösteriyor. Günlük kapanış 0,0189 doların üzerinde olursa yükselişin kontrolü teyit edilir ve meme coin için sıradaki hedef 0,0210 dolar (0,786 Fib), ardından 0,0237 dolar (1,0 Fib) olabilir.
MUBARAK Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView
Aşağıda ise 0,0174 dolar artık ilk destek. Altında, 0,0159 dolar (0,382 Fib) ve 0,0141 dolar (0,236 Fib) bölgeleri bulunuyor. Günlük kapanış tekrar 0,0174 doların altına inerse yapının zayıfladığını gösterir. 0,0141 dolar seviyesi de aşağı kırılırsa yükseliş senaryosu geçersiz hale gelir.
Comedian (BAN) coin fiyatı ve güncel analiz
BAN, bu hafta öne çıkan meme coin’ler arasında yer aldı; %30 yükselişle şu anda 0,0987 dolar seviyesine ulaştı. Bu yükselişle fiyat, 0,0914 dolar direncini de aştı. Bu kırılım, hem spekülatif ilginin hem de kısa vadeli trading momentumunun arttığına işaret ediyor.
Altcoin artık psikolojik sınır olarak görülen 0,1000 doların üzerine çıkmayı hedefliyor. BAN’ın Bitcoin ile korelasyonu -0,27 seviyesinde; bu da ters yönde hafif bir hareket anlamına geliyor. Bitcoin zayıf seyrederken BAN kendi ivmesini koruyabilir. Talebin sürmesiyle meme coin fiyatı, 0,1094 dolar direnç bandını test edebilir.
BAN Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView
Ancak kripto para piyasasında volatilite yüksek seyrediyor. Eğer yatırımcılar kar almaya başlarsa, satış baskısı hızlıca artabilir. Fiyatın 0,0846 dolara gerilemesi momentumun zayıfladığını gösterecek. Bu seviyenin altına inilirse BAN için 0,0752 dolar bölgesi yeni risk alanı olur ve mevcut yükseliş beklentisi geçerliliğini yitirir.
Şubat’ın Üçüncü Haftasında Büyük Likidite Riskiyle Karşılaşan 3 Altcoin
Kripto para piyasası, şubat ayının üçüncü haftasına birçok altcoin’de dikkat çekici toparlanmalarla giriyor. Ancak piyasa genelindeki negatif yatırımcı hissiyatı hâlâ toparlanmadı. Bu durum, aşırı iyimser trader’lar için ani tasfiye riskini beraberinde getiriyor.
XRP, DOGE ve TAO gibi altcoin’ler, bu hafta önemli gelişmelerle öne çıkıyor. Yine de risklerin göz ardı edilmemesi gerekiyor.
1. XRP
XRP’nin tasfiye haritasına bakıldığında, Long pozisyonlardaki kümülatif tasfiyelerin Short pozisyonlara kıyasla biraz daha fazla olduğu görülüyor.
Bu hafta XRP’nin fiyatı 1,30 dolara gerilerse toplam Long tasfiyeleri 200 milyon doları aşabilir. Tersine, XRP 1,63 doların üstüne çıkarsa toplam Short tasfiyesi 150 milyon dolara ulaşabilir.
XRP Kripto Para Borsası Tasfiye Haritası. Kaynak: Coinglass
Pazar günü XRP kısa süreliğine 1,66 dolara yükseldikten sonra pazartesi günü hızla 1,50 doların altına düşüyor. Analist Dom, XRP Spot Cumulative Volume Delta göstergesiyle bu satış baskısının Upbit kripto para borsasından kaynaklandığını belirtiyor.
XRP Spot Kümülatif Hacim Delta. Kaynak: Dom
Verilere göre yaklaşık 50 milyon XRP, 15 saat içinde Upbit’te net şekilde satıldı ve güçlü bir satış baskısı oluştu. Bu baskı, birçok Asya ülkesinde likidite düşüşüyle ilgili endişelerin arttığı Ay Yeni Yılı arifesinde ortaya çıktı.
Bu sırada XRP, Güney Kore’de Upbit ve Bithumb kripto para borsalarındaki işlem hacminin önemli bir kısmını oluşturuyor. Dolayısıyla Asyalı yatırımcıların yarattığı satış baskısı, bu hafta Long pozisyonları riskli hâle getirebilir.
Dogecoin (DOGE): 2. Sıradaki Coin
Toplulukta son dönemde yaşanan yükseliş yönlü tartışmalar, trader’ları bu hafta DOGE’de Long pozisyon almaya yöneltti.
DOGE fiyatı 0,091 dolara gerilerse, toplam Long tasfiyeleri 90 milyon dolara yaklaşabilir. Öte yandan DOGE’de fiyat 0,114 dolara yükselirse Short tasfiyeleri 53 milyon dolar seviyesine ulaşabilir.
DOGE Kripto Para Borsası Tasfiye Haritası. Kaynak: Coinglass
Peki, DOGE Long trader’ları neden temkinli olmalı? Nansen’in verilerine göre, DOGE exchange bakiyeleri (sarı çizgi) 12 şubat’tan itibaren keskin şekilde yükseliyor. DOGE’deki bu toparlanmanın X Money’nin yakında devrede olacağına dair iddialarla desteklendiği biliniyor.
DOGE Kripto Para Borsası Bakiyesi. Kaynak: Nansen
Görünen o ki birçok DOGE yatırımcısı, bu yükselişi pozisyon kapatmak için fırsat biliyor ve token’larını borsalara taşıyor. Bu eğilimin devam etmesi hâlinde, DOGE’de düzeltme yaşanabilir. Böylece Long pozisyonlar için tasfiye seviyelerine yaklaşılmış olur.
Bittensor (TAO): 3. Sıradaki Coin
TAO’nun 16 şubat’ta Güney Kore’nin Upbit kripto para borsasında listelenmesi, fiyat toparlanmasını destekleyecek taze bir katalizör olabilir.
Tasfiye haritasına göre, TAO bu hafta 283 doların üzerine çıkarsa Short tasfiyeleri 13 milyon doları aşabilir. Ancak TAO fiyatı 160 dolara gerilerse Long tasfiyeleri 11,5 milyon dolara ulaşabilir.
TAO Kripto Para Borsası Tasfiye Haritası. Kaynak: Coinglass
Kripto para topluluğu son günlerde yapay zeka (AI) hakkındaki tartışmalara odaklanmaya devam ediyor ve bu tartışmalar piyasa ilgisinin büyük bölümünü çekiyor. Bittensor (TAO) ise uzun vadeli bir destek bölgesine doğru bir düzeltme yaşarken, analist Michaël van de Poppe güçlü bir toparlanma beklediğini belirtiyor.
Bittensor (TAO) Fiyat Yapısı. Kaynak: Michaël van de Poppe
Analist Michaël van de Poppe şu ifadeleri kullandı: ‘AI ve kripto alanında çalışan protokol’lerin her portföyde olması gerektiğini düşünüyorum. Bu pozisyona fon eklediğim için mutluyum. Buradan sonra daha fazla güç göreceğimize inanıyorum. En azından ortalama bir geri dönüşle 300 dolar seviyesine ulaşılabilir’ dedi.
Upbit’ten gelen yeni likidite ve Michaël van de Poppe’nin değerlendirmesi, TAO Short pozisyonlarını tehlikeye atabilir.
Kripto Fon’lar ABD Çıkışlarıyla 173 Milyon Dolar Kaybetti: XRP ve Solana Farklı Yönde İlerliyor
Kripto fon’larda üst üste dördüncü hafta da net çıkışlar kaydediliyor, 173 milyon dolar fon piyasadan çıkarken yatırımcıların temkinli duruşu büyük coin’lerde devam ediyor.
Ancak ocak sonu ve şubat başındaki büyük satış dalgasından farklı olarak, çekilmelerin hızı belirgin biçimde yavaşladı. Bu süreçte bazı altcoin’ler ise taze sermaye çekmeye devam etti.
Kripto Para Çıkışları Sürüyor, Ocak Zirvesinden Yavaşladı
CoinShares’ın en güncel haftalık fon akış raporuna göre son dört haftada toplam çıkışlar 3,74 milyar dolara ulaştı. Uzun süren piyasa volatilitesi sonrası hâlâ zayıf seyreden yatırımcı hissiyatı dikkat çekiyor.
Çıkışlar devam etse de geçen haftaki veri önceki haftadaki 187 milyon dolarlık düşüşle genel olarak paralellik gösterdi ve sert likidasyon sürecinin yavaşlamaya başladığını ortaya koydu.
Döngünün başlarında dijital varlık fon’ları çok daha büyük çıkışlarla karşılaşmıştı. Özellikle 1,7 milyar dolar civarında çıkış ocak ayının son haftalarında yaşanmıştı.
Piyasa hareketliliği de ciddi oranda azaldı. ETF işlem hacmi 27 milyar dolara gerilerken, bu seviye bir önceki haftada kaydedilen rekor 63 milyar dolardan oldukça düşük.
Bu düşüş yatırımcıların agresif yeniden pozisyon almaktan uzaklaştığı sinyalini veriyor. Ancak piyasadaki genel belirsizlik devam ediyor.
Negatif akışlara rağmen haftanın sonuna doğru yatırımcı hissiyatında hafif bir iyileşme görüldü. ABD’de beklentilerin altında kalan enflasyon verisi sonucunda cuma günü 105 milyon dolarlık giriş gerçekleşti.
CoinShares araştırma direktörü James Butterfill ‘Cuma günü beklenenden daha düşük gelen TÜFE verisiyle birlikte piyasa hissiyatı biraz iyileşti’ dedi.
Bu durum makroekonomik sinyallerin kısa vadeli kripto talebinde belirleyici bir rol oynamaya devam ettiğine işaret ediyor.
Bitcoin ve Ethereum’un Çekimlerinde Bölgesel Ayrışma Belirginleşiyor
Son verilerde öne çıkan unsurlardan biri de bölgesel ayrışmanın artması oldu. ABD piyasadan 403 milyon dolarlık çıkışla küresel düşüşün ana motoru haline geldi.
ABD’li yatırımcılar temkinli kalmaya devam ederken bu durum makro belirsizlik ve pozisyon değişimlerinden kaynaklanıyor olabilir. Diğer ülkelerdeki kurumsallar ise son fiyat zayıflığını birikim fırsatı olarak görebilir.
Geçtiğimiz Haftanın Ülke Bazında Kripto Fon Çıkışları. Kaynak: CoinShares
Bu sırada en büyük dijital varlıklar negatif hissiyatın etkisini en çok hissedenler oldu. Bitcoin yatırım ürünlerinden 133 milyon dolarlık çıkış yaşanırken, ana kripto varlıklar içinde en zayıf performans sergilendi.
İlginç bir şekilde kısa Bitcoin ürünleri de son iki haftada toplamda 15,4 milyon dolar çıkış kaydetti.
Varlık Bazında Kripto Fon Çıkışları. Kaynak: CoinShares Raporu
Geçmişte düşüş yönlü pozisyonlara olan talebin azalması bazen piyasa kapitülasyonu dönemleriyle aynı anda gerçekleşmişti. Bu nedenle satış baskısının en sert kısmının sona gelmiş olabileceğine işaret ediyor olabilir.
Ethereum fon’ları da kötü bir hafta geçirdi. İkinci büyük kriptoya olan pozisyonlar azaltılırken 85,1 milyon dolar çıkış gerçekleşti. Daha küçük ürünlerde de benzer bir durum vardı: Hyperliquid de yaklaşık 1 milyon dolarlık çekilme yaşadı.
Altcoin’ler Dönüş Sinyalleri Veriyor
Daha geniş olumsuz havanın aksine bazı altcoin’ler yeni sermaye çekmeye devam etti. XRP, 33,4 milyon dolarla en çok fon girişi yaşayan coin oldu. Hemen ardından Solana 31 milyon dolarla gelirken Chainlink de 1,1 milyon dolar ekledi.
Bu girişler, piyasadan tamamen çıkış yerine seçici bir geçiş yaşandığına işaret ediyor. Yatırımcılar, daha güçlü anlatıya ya da göreceli momentum’a sahip faaliyet gösteren coin’lere yönelirken büyük hacimli token’larda pozisyonlarını azaltıyor.
Genel tabloya bakıldığında, güncel veriler hâlâ baskı altında ama yılın başındaki yoğun satışlarla karşılaştırınca piyasada bir dengelenme döneminin başladığını gösteriyor.
Kripto fon’lardan çıkışlar sürse de hacimlerin azalması, bölgesel girişler ve bazı altcoin’lerde devam eden ilgi yatırımcıların tamamen pes etmediğine; aksine portföylerini yeni duruma göre şekillendirdiğine işaret ediyor.
Analist Willy Woo, kuantum bilgisayarların yarattığı risklerin Bitcoin’in (BTC) altına karşı göreli değerini baskıladığını belirtiyor.
Kuantum bilgisayarların gelişimi, teknoloji ve finans sektörlerinde endişe yaratıyor çünkü gelecekte yaşanacak atılımlar mevcut şifreleme yöntemlerini tehdit edebilir. Bu kapasitenin yakın vadede ortaya çıkması beklenmiyor fakat uzun vadeli tehdit Bitcoin’in güvenlik modelini ve piyasalarda bu belirsizliğin nasıl fiyatlandığını tartışmaya açıyor.
Bitcoin Değerlemesinde Kuantum Bilgisayarlar Etkili mi?
Woo, Bitcoin’in altına karşı 12 yıl süren üstün performansının sona erdiğini ve bunun önemli bir yapısal kırılmaya işaret ettiğini savundu. Bu dönüşümün ardındaki etkenlerden birinin, piyasalarda kuantum bilgisayar risklerine dair artan farkındalık olduğunu vurguladı.
Woo şu ifadeleri kullandı: ‘12 YILLIK TREND KIRILDI. BTC, altına göre ÇOK DAHA DEĞERLİ OLMALIYDI. Olmalıydı. AMA DEĞİL. Değerleme trendi, KUANTUM riski gündeme geldiğinde bozuldu’ dedi.
Kuantum Bilgisayar Farkındalığı Arttıkça Bitcoin’in Altına Karşı Değeri 12 Yıllık Trendini Kırdı. Kaynak: X/Willy Woo
Bitcoin’in güvenliği eliptik eğri kriptografisine (ECDSA/sec p256k1 üzerinde) dayanıyor. Yeterince gelişmiş ve hatalara karşı dayanıklı bir kuantum bilgisayar, Shor algoritması ile zincir üstünde açık anahtarı görülen adreslere ait özel anahtarları teorik olarak türetebilir ve bu adreslerdeki fonları tehlikeye atabilir.
Böylesi bir teknoloji henüz Bitcoin’in şifrelemesini kıracak seviyede değil. Fakat Woo’ya göre asıl önemli risk, yaklaşık 4 milyon kayıp BTC’nin yeniden harekete geçebilme ihtimali. Eğer kuantum atılımları bu coin’lerin kullanılmasını mümkün kılarsa, bu coin’ler yeniden dolaşıma girebilir ve dolayısıyla arz artabilir.
Ölçeği göstermek için Woo, MicroStrategy’nin 2020 stratejisini izleyen şirketlerin ve spot Bitcoin ETF’lerinin yaklaşık 2,8 milyon BTC topladığını belirtiyor. Olası 4 milyon kayıp coin’in yeniden piyasaya girmesi, mevcut hızda şirketlerin sekiz yılda topladığı toplamdan fazla olurdu.
Woo, ‘Piyasa, bu kayıp coin’lerin geri döneceğini şimdiden fiyatlamaya başladı. Q-Günü riski tamamen ortadan kalkıncaya kadar bu süreç devam eder. O zamana kadar, BTCUSD bu riski fiyatlamaya devam edecek. Q-Günü’ne 5 ila 15 yıl var… yani Bitcoin, uzun yıllar kafasında bu kara bulutla işlem görecek’ diye vurguladı.
Woo, Bitcoin’in herhangi bir ciddi saldırıdan önce muhtemelen kuantum dirençli imzalara geçeceğini kabul ediyor. Ancak kriptografinin güncellenmesi bu coin’lerin akıbetini otomatik olarak çözmeyecek.
Analist, ‘Kayıp coin’ler protokolde yapılacak bir hard fork ile %75 ihtimalle dondurulmaz’ dedi. ‘Maalesef önümüzdeki 10 yıl BTC’ye en çok ihtiyaç duyulan dönem olacak. Çünkü uzun vadeli borç döngüsünün sonundayız ve bu dönemde makro yatırımcılar ve devletler küresel borçların küçülmesinden korunmak için altın gibi varlıklara sığınıyor. Sonuç olarak altın yükselirken BTC bundan geri kalıyor’ dedi.
Woo’nun analizi, kuantum saldırılarının hemen gerçekleşeceğini öne sürmüyor. Kuantum bilgisayarların yarattığı belirsizliğin, özellikle Bitcoin’in altına karşı göreli değerlemesinde uzun vadeli bir unsur haline geldiğini ortaya koyuyor.
Bu arada Capriole Investments’ın kurucusu Charles Edwards da kuantum riskinin piyasa davranışlarını nasıl etkilediğine dair bir görüş paylaştı. Edwards’a göre, kuantum tehdidine dair endişeler, Bitcoin fiyatındaki düşüşte önemli bir rol oynadı.
Kuantum tehdidi, portföy kararlarını da değiştiriyor. Jefferies stratejisti Christopher Wood, kuantum endişeleri nedeniyle Bitcoin pozisyonunu %10’dan azaltarak altına ve madencilik hisselerine taşıdı. Bu gelişme, kurumsal yatırımcıların kuantum bilgisayar riskini uzak bir ihtimal olarak değil, gerçek ve önemli bir tehdit olarak gördüğüne işaret ediyor.
Şubat ortasında Dogecoin (DOGE) hakkındaki sohbetler gözle görülür şekilde hız kazanıyor. DOGE yatırımcıları, geçtiğimiz yıl değerinin %75’inden fazlasını kaybeden bu meme coin’in yeniden güçlü bir toparlanma yaşamasını bekliyor.
Bu yeni iyimserliğin arkasında birkaç önemli katalizör var. Akıllardaki temel soru şu: Bu etkenler kalıcı bir fiyat dönüşünü tetiklemekte yeterince güçlü mü?
DOGE: Elon Musk’ın Etkisi Yeniden Güçleniyor
Kripto para yatırımcıları için sosyal analiz platformu LunarCrush’ın verileri, Dogecoin ile ilgili paylaşımların geçen aya kıyasla son bir ayda %33,19 arttığını gösteriyor.
Bu alışılmadık derecede güçlü artış, meme coin’e olan topluluk ilgisinin yeniden canlandığını açıkça ortaya koyuyor.
LunarCrush’a göre sohbetlerde DOGE’un teknik analizi, Elon Musk’ın token üzerindeki etkisi ve DOGE’un X ekosistemine daha da entegre edilmesi ihtimali öne çıkıyor.
Grafikler, DOGE’ye dair gündemin 12 Şubat’tan sonra yeniden yükselişe geçtiğine işaret ediyor. O gün Elon Musk X Money’nin şirket içinde çalışanlarla test edilmeye başlandığını duyurmuştu. Şirket, bir ya da iki ay içinde sınırlı sayıda kullanıcıya açmayı planlıyor.
DOGE yatırımcıları, X Money’nin ödeme aracı olarak DOGE kabul etmesini bekliyor. Bu beklentiler, Musk’ın daha önce DOGE’u mikro ödemelere örnek göstermesinden kaynaklanıyor.
14 Şubat’ta, X’in Ürün Direktörü Nikita Bier, platformda kullanıcıların doğrudan zaman akışları üzerinden tıklanabilir “Smart Cashtag” ile kripto paraları takas edebileceğini açıkladı.
LunarCrush şöyle bildirdi: ‘X’in şirket içinde hem hisse senedi hem de kripto para trading’i için test yaptığı söyleniyor ve bu durum Dogecoin ile XRP entegrasyonu hakkındaki iddiaları da körüklüyor. Analistler, Dogecoin’in 1 ya da hatta 2 dolar seviyesine hızlıca yükselebileceğini belirtiyor. Son sosyal medya paylaşımlarında ise, fiyatın potansiyel olarak pump yaşayabileceği ve Elon Musk’ın etkisi ön plana çıkarılıyor.’ dedi.
Fiyat Yükselişe Geçti
Bu iddialar hala spekülatif ve resmi bir onaydan yoksun olsa da, bu gelişmelerin ardından DOGE fiyatı toparlandı.
DOGE fiyat performansı. Kaynak: TradingView
TradingView verileri, DOGE’un 0,09 dolardan 0,11 doların üzerine tırmandıktan sonra yeniden 0,10 dolara doğru geri çekildiğini gösteriyor.
Analist Daan Crypto Trades, DOGE’un kısa vadede 0,16–0,17 dolar bölgesini yeniden test edebileceğini öngörüyor. Bu seviye, 200 günlük hareketli ortalamayla (MA200) örtüşüyor.
Son toparlanma kısa vadede yükseliş yönlü yatırımcı hissiyatını güçlendirdi. Ancak uzun vade için bazı yapısal riskler havada asılı kalmaya devam ediyor.
Yeni açıklanan ETF verileri, kurumsal talepte zayıflığın sürdüğünü gözler önüne seriyor. DOGE Spot ETF, şubat başından bu yana sıfır net giriş gördü. Bu durağanlık, kurumsal yatırımcıların ilgi göstermediğine işaret ediyor.
Toplam DOGE Spot ETF net girişi. Kaynak: SoSoValue.
ABD’de DOGE ETF’leri devreye girdiğinden bu yana fonlarda toplanan toplam net varlık 8,69 milyon dolara ulaştı. Bu miktar, diğer büyük kripto ETF’ler ile kıyaslandığında oldukça mütevazı kalıyor.
Dogecoin’in sınırsız arz modeli de yapısal bir sorun olarak öne çıkıyor. Ağ, her yıl yaklaşık 5 milyar yeni DOGE üretiyor. Sürekli artan bu arz, uzun vadeli değer korunması konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Solana Fiyatı Kritik Seviyede Reddedildi: DEX Hacmi %20 Düştü, Sırada Ne Var?
Solana fiyatı şu anda önemli bir direnç seviyesini aşamadığı için baskı altında kalıyor. Son 24 saatte SOL’da %5,4’lük bir düşüş görüldü ve 89 dolar civarında reddedilme devam etti. Fakat bu fiyat reddi tek başına yaşanmadı.
BeInCrypto’ya özel Dune dashboard’u verileri Solana’nın merkeziyetsiz kripto para borsası (DEX) hacminde geçen hafta ciddi bir düşüş olduğunu gösteriyor. Bu durum, yatırımcıların kararlılığını zayıflatmış olabilir ve ağın en güçlü holder’larından bazılarının satış yapmasına yol açmış olabilir. Bu tablo önümüzdeki haftalarda Solana fiyat tahmini açısından belirleyici rol oynayabilir.
Solana DEX Hacmi %20’den Fazla Düştü: RSI Fiyat Zayıflığını Gösteriyor
BeInCrypto’ya özel Dune dashboard verileri Solana’nın haftalık DEX işlem hacminin 2 Şubat’ta sona eren haftada 95,6 milyar dolar iken, 9 Şubat’ta sona eren haftada 74,3 milyar dolara düştüğünü ortaya koyuyor. Yani sadece bir haftada 21,3 milyar dolarlık ya da %20’yi aşan keskin bir gerileme yaşandı.
Bu tür token analizlerini kaçırmak istemiyorsanız Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan abone olabilirsiniz.
Solana DEX Hacmi: Dune
DEX hacmi, Solana’nın merkeziyetsiz kripto para borsası’larında ne kadar gerçek işlem gerçekleştiğini gösteriyor. Hacim arttıkça, katılımın ve talebin güçlendiğinin sinyalini verir. Bu düşüş tam kritik bir zamanda yaşandı.
12 saatlik grafikte Solana fiyatı geçen hafta öne çıkardığımız 89 dolar direnç seviyesini aşmayı denedi fakat başaramadı. Bu sırada satın alma ve satış ivmesini ölçen Göreceli Güç Endeksi (RSI) daha yüksek bir zirve yaptı, ancak fiyat 2 Şubat ile 15 Şubat arasında daha düşük bir zirve oluşturdu.
Solana Düşüş Sinyali Veriyor: TradingView
Bu duruma “gizli düşüş yönlü ayrışma” (hidden bearish divergence) denir. Yani momentum artıyor gibi görünse de, fiyatın asıl gücü zayıflıyor demektir. Söz konusu ayrışma, Solana’nın 89 doları aşamamasının hemen ardından doğrulandı. DEX’teki zayıf katılım ise bu durumu açıklıyor: Piyasaya giren trader’lar azalınca, yükseliş hamlesi direnç seviyesini kıracak gücü bulamadı.
Bu durum Solana fiyat tahmini açısından önemli bir işaret. Güçlü işlem hacmi olmadıkça yükselişler kalıcı olamıyor.
Uzun Vadeli Yatırımcı’lar Satışa Başladı: Kararlılık Zayıflıyor
DEX aktivitesindeki düşüş, holder davranışlarında da büyük bir değişime denk geldi. HODL Waves metriğine göre, Solana’nın en kritik yatırımcı grupları ellerindeki varlıkları azaltmaya başladı. Bu metrik, holding süresine göre holder’ları grupluyor ve asıl uyarı, üç ila beş yıl arasında SOL tutan uzun vadeli holder’lardan geldi.
Bu grubun arz içindeki payı 8 Şubat’ta %9,77 iken şimdi %7,28’e geriledi. Yani 2,49 puanlık ya da yaklaşık %25,5’lik ciddi bir düşüş söz konusu.
Uzun Vadeli Satışlar: Glassnode
Bu holder’lar piyasadaki en sağlam ellere sahip olarak görülüyor. Genellikle sadece güvenleri iyice sarsıldığında satış yapıyorlar. Bu gruptan gelen satışlar piyasaya ciddi bir arz ekliyor ve piyasa istikrarını zayıflatıyor. Aynı zamanda SOL’u üç ila altı ay tutan orta vadeli holder’lar da pozisyonlarını azalttı.
Orta vadeli holder’ların payı, 3 Şubat’ta %24,21 iken şu anda %20,78’e geriledi. Bu, 3,43 puanlık yani yaklaşık %14,2’lik bir azalış anlamına geliyor. Zamanlama kritik çünkü bu satışların çoğu, DEX hacminin de çöktüğü 3 ile 9 Şubat arasında gerçekleşti.
Orta Vadeli Satıcılar: Glassnode
Burada açık bir bağlantı var. İşlem hacmi düştükçe kararlı holder’lar piyasadan çıkmaya başladı. Bu davranış, Solana fiyatının geleceğine yönelik analizlerde büyük rol oynuyor. Uzun vadeli holder’lar satışa geçtiğinde genellikle toparlanmalar ya yavaşlar ya da tamamen başarısız olur.
Bu durum ayrıca Solana fiyatındaki 6 Şubat’ta başlayan yükselişin devam etmemesini de açıklıyor. DEX katılımındaki düşüşle uzun vadeli holder satışlarının çakışması Solana fiyatının 89 doların üzerine çıkamamasının başlıca nedenlerinden biri.
Solana fiyatı şimdi kritik 84 Dolar desteğini test ediyor
Solana fiyatı şimdi en önemli destek bölgelerinden birine yaklaşıyor. Özellikle izlenmesi gereken seviye 84 dolar.
Maliyet tabanlı ısı haritası verileri, 83 ile 84 dolar aralığında 6.440.000’den fazla SOL biriktiğini gösteriyor. Bu da kısa vadede yatırımcıların pozisyonlarını korumak için çaba gösterebileceği en güçlü destek alanlarından biri haline getiriyor.
SOL Maliyet Temelli Isı Haritası: Glassnode
Solana fiyatı bu seviyede tutunursa kısa vadede dengelenme görebiliriz. Ancak SOL 84 dolar altına inerse tablo hızla değişir.
Aşağıda ilk hedef 79 dolar bandı. Bu seviyenin altında ise 59 dolar güçlü destek olarak karşımıza çıkıyor; burası aynı zamanda 0,618 Fibonacci düzeltme seviyesiyle örtüşüyor. Yani bu, son zirveden yaklaşık %30’luk bir düşüş anlamına geliyor. Bu yüzden mevcut bölge Solana fiyat tahmini için hayati bir önem taşıyor.
Yukarı yönlü hareket için ise önce 89 dolar direncinin aşılması gerekiyor. Eğer 91 dolar üzerinde kapanış gelirse yükseliş yönlü momentum güçlenir ve 106 dolar yolu açılır. Fakat o zamana kadar fiyat baskı altında kalmaya devam edecek gibi duruyor.
Solana Fiyat Analizi: TradingView
Son dönemde Solana DEX hacminde yaşanan düşüş, uzun vadeli yatırımcıların satışları ve direnç reddiyle birleşince piyasada kararlılığın zayıfladığını gösteriyor. Uzun vadeli alım baskısı geri dönmez ve kilit direnç seviyeleri geri alınmazsa Solana fiyat tahmini, 84 dolar desteğinin önümüzdeki günlerde kırılıp kırılmayacağına sıkı sıkıya bağlı kalacak gibi görünüyor.
Bitcoin: Başkanlar Günü Haftasında Hareket Ettirebilecek 4 ABD Ekonomi Sinyali
Bitcoin, 16 Şubat 2026’da 68.600 dolar seviyesine yakın seyrederken kritik bir makro haftaya giriyor. Yıl başından bu yana yaşanan dalgalı seyir ve 2025’te 126.000 doların üzerindeki zirveden gerçekleşen sert geri çekilme sonrası, kripto para piyasası ABD ekonomik verilerine karşı oldukça hassas durumda.
Gümrük tarifesi gerginlikleri, inatçı enflasyon ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerine ara verme kararı, riskli varlıkları diken üstünde tutmayı sürdürüyor. ABD piyasalarının Pazartesi günü Başkanlar Günü nedeniyle kapalı olması nedeniyle likidite de normalin altında; bu da haftanın ortasından itibaren açıklanacak önemli verilerle birlikte volatilitenin artabileceğine işaret ediyor.
Kripto Trader’lar Bu Hafta Takip Etmesi Gereken ABD Ekonomik Verileri
Trader’lar bu hafta dört kritik veriye odaklanmış durumda: Çarşamba günü Ocak ayına ait FOMC tutanakları, Perşembe günkü ilk işsizlik başvuruları ve Cuma günü açıklanacak dördüncü çeyrek GSYİH revizyonu ile aralık ayı PCE enflasyonu.
Bu Hafta Takip Edilecek ABD Ekonomik Verileri. Kaynak: Market Watch
CME FedWatch verilerine göre piyasalar mart ayında faiz indirimi olasılığını yalnızca %9,8 olarak fiyatlıyor; bu da gevşemenin çok yakın olmadığına dair bir şüpheye işaret ediyor.
Mart Faiz İndirimi Olasılıkları. Kaynak: CME FedWatch Tool
Böyle bir ortamda, küçük sürprizler bile Bitcoin’in 70.000 dolar direncini test edip etmeyeceğini veya 60.000 dolar destek bandına geri çekilip çekilmeyeceğini belirleyebilir.
FOMC Toplantı Tutanakları
Ocak ayı FOMC (Federal Açık Piyasa Komitesi) tutanaklarının yayımlanması, haftanın genel havasını belirleyecek gibi görünüyor.
Fed son toplantısında faizleri %3,50–%3,75 aralığında sabit tutarak dirençli büyüme ve kalıcı hizmet enflasyonu nedeniyle temkinli bir mesaj verdi.
Çarşamba günü açıklanacak FOMC tutanakları politika yapıcıların kendi aralarındaki tartışmalara dair daha fazla ipucu sunacak. Özellikle enflasyon riskleri, güçlü istihdam ve tarifelerin yarattığı baskılar dikkatle incelenecek.
Sert ve şahin bir ton ile ‘enflasyon inatçı’ veya ‘yukarı yönlü riskler’ vurgusu, “faizler daha uzun süre yüksek kalacak” beklentisini güçlendirebilir. Tarihsel olarak, benzer mesajlar Hazine tahvil getirilerindeki artış ve likidite beklentilerindeki daralma ile birlikte, Bitcoin’de 24 saat içinde %3 ila %5 arasında düşüşlere neden oldu.
Fakat, dengeli riskler ya da büyüme hızındaki yavaşlamaya ilişkin artan endişeler faiz indirimi beklentilerini yeniden canlandırabilir.
Piyasaların tatil nedeniyle hacimsiz olduğu böyle bir dönemde, hafifçe güvercin bir ton bile Bitcoin’i 70.000 dolar seviyesine taşıyabilir.
İlk İşsizlik Başvuruları
Perşembe günü açıklanacak işsizlik başvuruları raporu, işgücü piyasasındaki sağlığın anlık bir fotoğrafını sunacak ve bu veri Fed’in çift hedefinden biri açısından kritik önemde.
Konsensüs tahmini, 14 Şubat’ta sona eren haftada başvuruların 220.000 civarında olması yönünde; bu, önceki haftadaki 227.000’den düşüşü gösteriyor.
210.000’in altında bir veri; istihdamda direncin sürdüğüne işaret ederek, kısa vadede faiz indirimi ihtimalini azaltır. Bu senaryo, faiz indirimi fiyatlamasının gerilemesiyle birlikte Bitcoin’i %1–%3 arası aşağı çekebilir.
Öte yandan, başvuruların 230.000’in üzerine çıkması iş piyasasında yavaşlama sinyali olarak algılanacaktır. Geçmiş dönemlerde zayıf istihdam verisi, Fed’in daha erken adım atacağı beklentisiyle riskli varlıklara alım getirmişti. Böyle bir durum Bitcoin’i %2–%4 yukarıya taşıyabilir.
BTC 68.000–69.000 dolar arasında sıkışmışken, bu veri hem Çarşamba günkü Fed mesajı ile Cuma günkü enflasyon verisi arasında bir köprü görevi görebilir.
2025 4. Çeyrek GSYİH (Nihai Revizyon)
Cuma günü açıklanacak dördüncü çeyrek GSYİH revizyonunun %2,5 yıllıklandırılmış büyüme göstermesi bekleniyor ki bu da ilk açıklanan %4,4 beklentisine göre önemli bir yavaşlama.
Burada %2,3’ün altında bir sürpriz yavaşlama, ekonomide zayıflama anlatılarını güçlendirip erken politika gevşemesi beklentilerini artırabilir. Böyle bir gelişme Bitcoin’de %3–%6 arası bir yükselişi tetikleyebilir. Özellikle GSYİH’nın yaklaşık %70’ini oluşturan tüketici harcamaları dikkatle izlenecek.
Ancak %2,7’nin üzerinde bir veri tabloyu karmaşıklaştırır. Güçlü büyüme, gevşemenin ertelenmesine neden olabileceği için “faizler daha uzun süre yüksek kalacak” beklentisini canlı tutar ve kripto para piyasası üzerinde baskı yaratır.
Bitcoin büyük makro veri açıklamalarında hisse senetleriyle yüksek korelasyon göstermeye devam ediyor. Güçlü büyüme ve kalıcı enflasyon birleşimi ise geçmişte kısa vadeli BTC düzeltmelerini tetiklemişti.
PCE ve Çekirdek PCE
Haftanın en kritik gündemi ise Fed’in tercih ettiği enflasyon göstergesi olan Aralık ayı PCE enflasyon raporu ile geliyor.
Beklentiler hem manşet hem de çekirdek PCE’de aylık bazda +%0,3 artışa işaret ediyor. Yıllık artış ise %2,8–%2,9 aralığında bekleniyor.
Beklenenden daha serin bir %0,2 aylık artış enflasyonda soğumanın sürdüğünü gösterecektir. Böyle bir sonuç, faiz indirimi olasılığını ciddi biçimde artırarak Bitcoin’de %4–%8 oranında bir ralliye ve fiyatların 70.000 doların üzerine sağlam şekilde çıkmasına zemin hazırlayabilir.
Ancak %0,3’ün üzerinde gelen yüksek bir veri, kalıcı enflasyon endişelerini güçlendirir. Bu durumda faizlerde yükseliş görülürken gevşeme beklentileri azalır ve piyasa %3-%5 arası bir düşüş baskısı ile karşılaşabilir.
Gıda ve enerjiyi hariç tutan çekirdek PCE verisi, hem politika yapıcılar hem de trader’lar için özellikle kritik bir gösterge olacak.
Fed yönlendirmelerinden istihdamın dirençli seyrine, büyüme revizyonlarından enflasyon verilerine kadar her bir açıklama, 2026 yılı para politikası beklentilerini doğrudan şekillendiriyor.
Lider kripto para Bitcoin, 68.600 dolar civarında dengelense de hâlâ 2025 zirvelerinin altında. Piyasa, likidite sinyallerine karşı fazlasıyla hassas hareket ediyor.
Piyasada güvercin (yumuşak) açıklamalar risk iştahını artırabilir ve Bitcoin’de 70.000 dolar ve üstüne doğru bir yükseliş başlatabilir. Ancak şahin (sıkılaştırıcı) veriler düşüşü derinleştirebilir ve fiyatı 60.000-65.000 dolar bandına taşıyabilir.
Coinbase Super Bowl Tahmin Ödemelerindeki Gecikmeyle Eleştiriliyor
Coinbase, Super Bowl “Big Game Challenge” adlı tahmin piyasası yarışmasında ödül kazanan pek çok kullanıcının ödemelerini geç veya eksik aldığı gerekçesiyle, artan bir şekilde eleştiriliyor. Katılım şartlarını sağlayan kullanıcılar bile vaat edilen Bitcoin ödül havuzundan pay alamadığını belirtiyor.
Topluluktan gelen şikayetler ve teknik problemler, tahmin piyasalarının hızla popülerleşmesine rağmen regülasyon, operasyon ve altyapıda yaşanan zorluklara dikkat çekiyor.
Coinbase ödeme sorunları tahmin piyasalarındaki büyüme sancılarını gösteriyor
Reddit ve diğer forumlarda kullanıcılar platformda yaşadıkları ödeme süreçlerinin kafa karıştırıcı ve tam anlamıyla hayal kırıklığı yaratan detaylarını anlatıyor. İddialara göre bazı kullanıcılar Big Game’de doğru tahminlerde bulunmalarına rağmen “hala ödeme alamadı.”
Bazıları ise kazançlarının hesap bakiyesinde kısa süreliğine görünüp ardından nedeni açıklanmadan kaybolduğunu veya ödemelerin dolar cinsinden görünmesine rağmen transfer veya erişim izni olmadığını söylüyor.
Bu hayal kırıklıkları arasında bazı kullanıcılar durumu adeta bir “rug pull” olarak nitelendiriyor; iddialara göre Coinbase uygulaması beş doğru tahminle kazanıldığını bildirirken, daha sonra gelen bir e-postada ödülün hak edilmediği söyleniyor.
Reddit’te bir kullanıcı şunları belirtti: ‘Coinbase uygulamasına göre Big Game Predictions’da beş doğru tahminle kazandım. Her tahmine 5 dolar yatırdım ve ödememi beklemem söylendi. Ancak az önce Coinbase’den ödül kazanmadığıma dair bir e-posta aldım. Başka biri de bu durumu bir “rug pull” veya dolandırıcılık olarak görüyor mu merak ediyorum’ dedi.
Ancak bazı başlıklarda görülen destek yanıtlarında, resmî kurallara uygun olarak tahmin piyasası ile posta yoluyla yapılan katılımlar sonuçlanana kadar ödüllerin bekletildiği belirtiliyor.
Coinbase daha önce bildirdiği üzere, kazananlara ödül Bitcoin’lerinin doğrudan hesaplarına 23 şubat 2026 tarihine kadar yatırılacağını açıklamıştı.
Ancak şeffaflık eksikliği ve hesap aktarımları, kullanıcıların ödeme durumunu doğrulama sürecinde sabırlarını zorluyor.
Coinbase şöyle açıkladı: ‘Bunun sizin için ne kadar önemli olduğunu tamamen anlıyoruz. Onaylanan kazananlar ödüllerini doğrudan Coinbase hesaplarına alacak. Ödül, 1.000.000 dolar değerindeki Bitcoin’in tüm kazananlar arasında eşit paylaştırılması şeklinde olacak. Ödüller, en geç 23 şubat 2026 tarihine kadar teslim edilecek’ dedi.
Kripto Tahmin Piyasaları: Altyapı Zorlukları, Regülasyon Engelleri ve Artan Riskler
Bu şikayetlerin zamanlaması, kripto para bağlantılı tahmin piyasalarında daha büyük sorunlarla örtüşüyor. Coinbase’in etkinlik kontratları için altyapı sağlayan iş ortağı Kalshi, Super Bowl sırasında yoğun trafik nedeniyle yatırma ve işlem gecikmeleriyle karşılaştı.
Bir kullanıcı şöyle yakındı: ‘Kalshi, uygulaması için reklam ve yatırım yapıyor ama Super Bowl Günü’nde para yatırmanıza izin vermiyor, bu da tam onlardan beklenecek bir şey’ dedi.
Kalshi kurucu ortağı Luana Lopes Lara, yavaşlamaları kabul etti fakat fonların “güvende ve yolda” olduğunu belirterek kullanıcıları rahatlattı.
Bu operasyonel baskı, günlük trading için tasarlanan altyapıların büyük etkinliklerdeki ani trafik artışlarına karşı zorlanabileceğini gösteriyor.
Benzer teknik baskılar, şampiyona sırasında tahmin piyasalarının genelinde de gözlendi. Bu da yüksek talep altında etkinlik kontratı sunan platformlar için ölçeklendirilebilirlik sorunlarına işaret ediyor.
Coinbase’e yönelik bu tepki, daha geniş bir regülasyon ve hukuk mücadelesinin ortasında geliyor. Nevada Kumar Oyunları Kontrol Kurulu (Nevada Gaming Control Board) gibi bazı eyalet bahis düzenleyicileri, Coinbase’in tahmin piyasalarını engellemek için dava açtı. Argümanları ise bunun lisanssız spor bahisçiliği olduğu yönünde.
Bu hukuki adımlar, etkinlik kontratlarının regülasyon statüsüne dair belirsizliği derinleştiriyor ve platformların kullanımını ve yaygınlaşmasını karmaşıklaştırıyor.
Bu arada kripto para topluluğu içinden eleştirmenler, tahmin piyasalarının kısa vadeli spekülatif bahislerin ötesine geçmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Ethereum kurucu ortağı Vitalik Buterin gibi isimler, spekülatif kontratlara aşırı bağımlılığın “daha derin bir faydadan yoksun ürünler” yaratabileceği uyarısı yaparak hedging ve risk yönetimi gibi alanlara daha fazla odaklanılması gerektiğini belirtiyor.
Coinbase’e yönelik bu son tepki, hızlı ürün genişlemesiyle ortaya çıkan iletişim ve operasyonel eksiklere dikkat çekiyor. Ata binmek kolay, inmek zor — kullanıcılar net bilgi ve sorunsuz bir süreç talep ediyor.
Şubat 2026’nın üçüncü haftasında takip edilmesi gereken 3 altcoin
Altcoin piyasalarında hareketlilik sürüyor; Şubat’ın üçüncü haftasına girerken pek çok büyük token kritik teknik eşiklere yaklaşıyor. Geniş çaplı yatırımcı hissiyatı kırılganlığını korusa da bazı kripto para birimleri, bir sonraki yön değişimlerinde dış gelişmelere umut bağlıyor.
Bu kapsamda BeInCrypto, Şubat’ın üçüncü haftasında yatırımcıların yakından takip etmesi gereken üç altcoin’i inceledi.
Arbitrum (ARB)
ARB fiyatı 0,1134 dolar seviyesinde işlem görmeye devam ediyor; 0,2261 dolardan bu yana güçlü bir düşüş trendi oluştu. Alt alta gelen zirveler ve yoğun satış baskısı, piyasada net bir düşüş yapısı ortaya koyuyor. Fibonacci düzeltme seviyesine baktığımızda, 0,1255 dolar (0,236) ilk önemli direnç konumunda; daha yukarıda ise 0,1447 dolar (0,382) kritik bir satış bölgesini işaret ediyor. Yatırımcı hissiyatı tamamen aşağı yönlü.
Kısa vadede 0,1074 dolar seviyesi destek; bu, altcoin’in tüm zamanların en düşük noktası olan 0,0944 doların hemen üzerinde. Günlük kapanışın 0,1074 doların altına inmesi, fiyatın hızla 0,0944 dolara doğru hareket etmesine neden olabilir. Bu seviyenin aşağısında yeni fiyat arayışları başlayabilir. CMF göstergesinin -0,04 olması, piyasadan sermaye çıkışının sürdüğüne ve birikimin zayıf kaldığına işaret ediyor.
Daha fazla token analizine ulaşmak ister misiniz? Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne hemen buradan abone olabilirsiniz.
ARB Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView
Boğaların piyasa yapısını değiştirebilmesi için ARB’nin güçlü bir günlük kapanış ile 0,1255 doların üstüne çıkması şart. 0,1447 doların üzerinde net bir kırılım, daha geniş çaplı bir trend dönüşünün kapısını açar ve 0,1758 doları (0,618) hedefletir. 0,1447 dolar üzerinde kuvvetli kabul görmedikçe yükseliş senaryosu geçersiz, risk ise 0,0944 dolara doğru devam ediyor.
Injective (INJ)
INJ, 5,924 dolardan gelen sert reddin ardından 3,134 dolarda işlem görüyor. Üst üste düşen tepeler ve sert satış mumları, piyasadaki düşüş yönlü yapının korunduğunu gösteriyor. Fibonacci düzeltmesinde ilk direnç 0,382 (3,275 dolar), daha zorlu satıcı bölgesi ise 0,618 (3,662 dolar) seviyesinde bulunuyor. Fiyat her iki seviyenin de altında sıkışmış durumda ve kısa vadeli momentum düşüş yönlü kalmaya devam ediyor.
Aşağı yönlü riskte 0,236 destek olan 3,036 dolar kritik takip noktası. Günlük kapanışın bu seviyenin altına gelmesi, 2,650 dolara kadar yeni bir düşüşü tetikleyebilir. Eğer satış baskısı sürerse 2,500 dolar hedefi güçlü bir ihtimal haline gelir. BTC ile %98 korelasyon olması, INJ’nin lider kripto para ile birlikte hareket etme olasılığını artırıyor ve risk yükseliyor.
INJ Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView
Boğalar tekrar güç kazanmak istiyorsa, fiyat önce 3,275 doları geri almalı ve üstünde kalıcılık sağlamalı. 3,662 doların üzerinde net bir günlük kapanış yapısal değişimi teyit eder ve 3,937 ile 4,287 dolar hedeflerinin önünü açar. Düşüş beklentisi ancak 3,662 dolar üzerinde güçlü bir kapanışta geçersiz olur. O zamana kadar, 2,650 dolara yönelim ana senaryo olarak kalıyor.
Bitcoin Cash (BCH)
Şubat ayında takip edilmesi gereken bir diğer altcoin de BCH; şu an 558,3 dolar seviyesinde ve 423,0 dolardan gelen güçlü toparlanma ile 0,786 Fib olan 541,8 doları geri kazandı. Şimdi ise 574,1 dolarlık 1,0 düzeltme seviyesine dayanmış durumda; bu, ilk önemli direnç noktası. Geniş trendde önceki satışların ardından toparlanma havası olsa da kalıcı piyasa dönüşü için boğaların biraz daha hareket göstermesi şart.
0,786 seviyesi olan 541,8 dolar artık kısa vadeli destek noktası olarak izleniyor. Günlük kapanışın bu seviyenin altına inmesi, momentumu yeniden aşağı çeker ve sırasıyla 516,4 dolar (0,618) ile 480,7 doların (0,382) önünü açar. MFI şu anda 57,12 ve bu, piyasada olumlu ancak aşırıya kaçan bir ivme olmadığını gösteriyor. Eğer ayılar tekrar kontrolü alırsa, 458,7 dolar (0,236) sıradaki likidite hedefi olarak öne çıkıyor.
BCH Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView
Yükselişin devamı için BCH, günlük kapanışta 574,1 dolar seviyesinin üzerinde tutunmalı. Bu seviyenin üstünde teyitli bir kırılım, sırasıyla 609,8 dolar (1,236), 631,8 dolar (1,382) ve 649,6 dolar (1,5) hedeflerini gündeme getiriyor. Ancak 516,4 doların altında net bir kapanış olursa yükseliş senaryosu geçersiz olur. 17 Şubat’ta düzenlenecek Bitcoin Cash Toronto buluşmasında BCH’nin teknolojisi ve mayıs ayında gelecek LAYLA yükseltmesinin getirdiği başlıca yenilikler detaylıca ele alınacak. Bu etkinlik toparlanma için bir katalizör görevi görebilir.
SBI Holdings 10 milyar Dolar’lık XRP iddialarını yalanladı: Asıl Ripple yatırımı ortaya çıktı
SBI Holdings’in Yönetim Kurulu Başkanı Yoshitaka Kitao, Japon finans devi SBI’ın Ripple Labs’te hisse sahibi olduğunu net bir şekilde doğruluyor ve şirketin XRP’ye maruz kalması hakkındaki dedikoduları açıklığa kavuşturuyor.
Bu açıklama, son dönemde Ripple CEO’su Brad Garlinghouse’un yaptığı çarpıcı değerlendirmelerin ardından geliyor. Garlinghouse, şirketin “1 trilyon dolar” piyasa değerine ulaşma potansiyeli olduğunu vurgulamıştı.
SBI Holdings Başkanı XRP iddialarını reddetti
Kitao, SBI’ın doğrudan 10 milyar dolar değerinde XRP token’ı tuttuğu yönündeki iddialara ve sosyal medyada dolaşan söylentilere yanıt verdi. Bu iddiaları reddetti ve şirketin asıl maruz kalmasının XRP değil, Ripple Labs olduğunu söyledi. Kitao’ya göre SBI, Ripple’da yaklaşık %9 hisseye sahip.
‘10 milyar dolar değerinde XRP değil, yaklaşık %9 Ripple Labs hissesi. Yani görünenin ötesinde daha büyük bir gizli varlık olabilir’ dedi Kitao. ‘Ripple Labs’in toplam değerlemesi—bu değere Ripple’ın yarattığı ekosistem de dahil—çok büyük olur. SBI bu toplam değerin %9’undan fazlasına sahip’ diye belirtti.
SBI, Ripple’ın uzun süredir stratejik ortağı konumunda. Şirket, Asya genelinde blockchain tabanlı ödeme çözümlerinin yaygınlaşması için ortak girişimler ve finansal altyapı projeleriyle Ripple’ı destekliyor.
Kasım 2025’te Ripple’ın değerlemesi 500 milyon dolarlık yeni bir fonlama turu sayesinde 40 milyar dolara yükseldi. Bu turun başını Fortress Investment Group ve Citadel Securities’in bağlı fonları çekti.
Bu değerlemeye göre Ripple Labs’deki %9’luk hisse, kağıt üzerinde yaklaşık 3,6 milyar dolar anlamına geliyor. Ancak Ripple’ın değeri, Garlinghouse’un uzun vadeli 1 trilyon dolarlık hedefi doğrultusunda önemli ölçüde artarsa SBI’ın payı da orantılı şekilde yükselir.
Ripple CEO’su Trilyon Dolar Hedefine Odaklandı
XRP Topluluk Günü’nde (eski adıyla Twitter), Garlinghouse kripto dünyasında bir şirketin zaman içinde 1 trilyon dolar sınırını aşacağını öngördü. Bu durumda, böyle bir şirket Nvidia, Apple, Alphabet ve Microsoft gibi devlerle aynı kulvarda olacak.
‘Bir gün trilyon dolarlık bir kripto şirketi olacak. Bunda en ufak bir şüphem yok’ diye vurguladı Garlinghouse. ‘Eğer Ripple olarak işlerimizi XRP ekosistemiyle el ele doğru yaparsak, bu unvana biz de sahip olabiliriz. Belki birden fazla şirket olacak’ dedi.
Garlinghouse, Ripple’ın başarıya odaklandığını belirtti. Ancak şirketin misyonu ticari büyümenin ötesine geçiyor.
CEO, Ripple’ın ‘var olma nedeni’ olarak XRP ve XRP ekosisteminin başarısını göstermekte. Garlinghouse XRP’yi Ripple’ın ‘kutup yıldızı’ olarak tanımlıyor.
‘Müşterilerin sevdiği ve para ödemeye istekli olduğu ürün ve hizmetler geliştirmeye devam edeceğiz. Böylece Ripple’ı başarılı kılacağız. Fakat bu başarı, esasen tüm XRP ekosistemine hizmet etmek için olacak’ dedi.
Bu açıklamalar, XRP’nin makro piyasadaki zorluklarla mücadele etmeye devam ettiği bir döneme denk geliyor. BeInCrypto Markets verilerine göre altcoin son 24 saatte %7,8 oranında düşüş kaydetti. Haberin yazıldığı anda fiyatı 1,47 dolar seviyesindeydi.
Ripple’ın XRP’ye stratejik odaklanmasına, devam eden ağ geliştirmelerine ve ekosistem genişlemesine rağmen bu adımlar henüz fiyat tarafında belirgin bir patlama yaratmış değil.
Daha uzun vadede ekosistem büyümesi ve kurumsal entegrasyonun derinleşmesi XRP fiyatını destekleyebilir ve benimsenmesini arttırabilir. Ne var ki mevcut durumda XRP büyük ölçüde geniş kripto para piyasasının koşullarından etkileniyor.
Bittensor (TAO) Kripto Para Piyasasını Geride Bıraktı: Bugünün En Çok Yükselen Coin’i Neden TAO?
Bittensor’ın TAO token’ı Upbit’in, Güney Kore’nin en büyük kripto para borsası olarak listeleyeceğini açıklamasının ardından neredeyse %8’lik bir yükselişle günün en çok değer kazananı oldu.
Bu yükseliş, TAO’nun genel kripto para piyasasını geride bırakmasını sağlıyor. Son 24 saatte toplam piyasa değeri %2,53 oranında düşerken TAO pozitif ayrıştı.
Upbit TAO Trading Paritelerini Dalgalı Piyasa Şartlarında Sunuyor
Upbit, TAO’nun üç ayrı pariteyle işlem görebileceğini açıkladı: Kore wonu (KRW), Bitcoin (BTC) ve Tether (USDT). İşlemler 16 Şubat saat 16:00’da (Kore Standart Saati) başlatılacak. Ayrıca duyurudan yaklaşık 90 dakika sonra yatırma ve çekme işlemleri de açılacak.
‘Yatırma ve çekme işlemleri yalnızca belirtilen ağ (TAO – Bittensor Network) üzerinden desteklenmektedir. EVM ağları üzerinden yatırma ve çekme kabul edilmemektedir. Lütfen yatırma işlemi yapmadan önce ağı doğrulayın,’ duyuruda belirtildi.
Platformda yeni listelenen coin’lerde standart uygulama olarak Upbit, ilk işlem anında geçici güvenlik önlemleri alacak. Kripto para borsası alış emirlerini işlem başladıktan sonra yaklaşık beş dakika boyunca kısıtlayacak.
Aynı süreçte, bir önceki günün kapanış fiyatının %10 altında olan satış emirlerini de bloke edecek. Listelenmeden sonraki yaklaşık iki saat boyunca ise sadece limit emir kabul edilecek.
Bu listeleme haberi TAO için hızlı bir fiyat artışını tetikledi. Böylece yeni borsa desteğiyle token’larda sıkça gözlenen bir hareket tekrarlanmış oldu. Duyurunun ardından token neredeyse %8 yükseldi.
Bu haberin yazıldığı sırada altcoin 207,6 dolar seviyesinden işlem görüyor. Ayrıca TAO’nun bu yükselişi, onu CoinGecko’da ilk 100 kripto para arasında en çok değer kazanan token konumuna taşıdı.
Son yükseliş dalgası, token’ın kısa süre önceye kadar yaşadığı düşüş eğilimini tersine çevirdi. TAO son bir haftada %21’den fazla değer kazandı; oysa yıl başından beri baskı altındaydı.
TAO Fiyat Tahmini: Sırada Ne Var?
Diğer yandan, analistler yapay zekaya odaklanan bu blockchain için olumlu görüş bildiriyor. Analist Michaël van de Poppe, Bittensor’ın token’ında yükseliş yönlü bir tablo çiziyor. Tahminine göre ‘mean reversion’ ile fiyatın en az 300 dolar seviyesine geri döneceğini düşünüyor.
‘Bence AI Kripto alanında çalışan protokoller her portföyde bulunmalı ve bu pozisyona fon eklediğim için mutluyum. Buradan sonra daha fazla güç göreceğimizi düşünüyorum,’ diye yazdı Van de Poppe.
İleriye dönük olarak bakıldığında, TAO’nun kısa vadeli yönü, bu listenin yarattığı ivmenin devam eden işlem hacmine ve alıcı ilgisinin sürüp sürmemesine bağlı olacak gibi görünüyor. Eğer genel yatırımcı hissiyatı istikrarlı kalır ve katılım yüksek devam ederse, token’ın toparlanması devam edebilir.
Ancak ivmenin zayıflaması ya da piyasada yeniden baskı oluşması, kazançları kısıtlayabilir. Kripto para borsasında erişimin artması, genel kripto para piyasası koşullarıyla birlikte ana belirleyici olmaya devam edecek.
Bitcoin (BTC) Fiyatında Yükseliş: %90 Kar Artışı ve 58.000 Dolar Riskine Dikkat
BTC’nin son toparlanması, tehlikeli bir işareti perdeleyebilir! Lider kripto para, 12 Şubat ile 15 Şubat arasında neredeyse %9’luk bir sıçrama yaparak düzeltmenin en kötüsünün geride kaldığı izlenimi oluşturdu.
Ancak bu toparlanma şimdiden zayıflamaya başladı. Şu anda kaldıraç verileri, momentum sinyalleri ve zincir üstü kar trendleri; bu yükselişin düzeltmeyi bitirmek yerine çöküş riskini artırmış olabileceğine işaret ediyor.
Bitcoin’deki %9’luk Yükseliş Yaklaşık 2 Milyar Dolar’lık Long Pozisyonu Çekti
12 Şubat ile 15 Şubat arasında Bitcoin yaklaşık %9 değer kazandı. Aynı dönemde vadeli işlemler trader’ları, yükseliş beklentisiyle agresif şekilde pozisyon aldı. Toplam açık pozisyon tutarı, yani açık vadeli işlemler kontratlarının toplam değeri, 19.590.000.000 dolardan 21.470.000.000 dolara yükseldi. Bu, 13 Şubat ile 15 Şubat arasında yaklaşık 1.880.000.000 dolar yani yaklaşık %9,6’lık bir artış anlamına geliyor.
Bu yükseliş tek başına gerçekleşmedi. Fonlama oranı da sert şekilde pozitife döndü ve +%0,34 seviyesine yaklaştı. Fonlama oranı, uzun ve kısa trader’lar arasında ödenen ücreti ifade ediyor. Pozitif olduğunda, uzun (long) trader’lar kısa (short) trader’lara ödeme yapıyor. Bu da çoğu BTC trader’ının fiyatların yükselişine oynadığını gösteriyor.
Artan BTC Kaldıraç: Santiment
Buna benzer daha fazla token içgörüsü mü arıyorsunuz? Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan ücretsiz abone olabilirsiniz.
Açık pozisyonlardaki artış ve pozitif fonlama oranı, piyasanın daha güçlü bir toparlanma için konumlandığını teyit etti. Ancak daha geniş grafik görünümü ciddi bir soruna işaret ediyor.
Bu yükselişin tamamı, bir ayı flaması formasyonu içinde gerçekleşti. Ayı flaması; ani bir düşüşün ardından fiyatın hafifçe toparlandığı, ancak genel yapının düşüş yönünü koruduğu bir fiyat formasyonudur. Sıklıkla, bir sonraki düşüş öncesindeki kısa bir soluklanma dönemini gösterir.
BTC Ayı Formasyonunda Yükseliş: TradingView
Son günlerde zirveye yakın gelen reddedilme ve şu anki geri çekilme, Bitcoin’in hala bu düşüş formasyonu içinde hareket ettiğini gösteriyor. Fiyat, flamanın alt bandına doğru sürükleniyor. Eğer bu destek kırılırsa BTC fiyatındaki zayıflama tahminlerinde yeni bir ayağa geçilebilir.
Gizli Düşüş Yönlü Ayrışma ve %90 Kar Artışı: Satıcılar Geri Dönüyor
Momentum göstergeleri de bu zayıflığı teyit ediyor. 12 saatlik grafikte, 6 Şubat ile 15 Şubat arasında Bitcoin bir gizli düşüş ayrışması oluşturdu.
Bu süreçte, fiyat daha düşük bir zirve yaptı; bu da toparlanmanın bir önceki tepeye kıyasla daha zayıf olduğunu gösteriyor. Ancak Göreceli Güç Endeksi (RSI) ise daha yüksek bir zirveye ulaştı. RSI, alım ve satım momentumunun gücünü ölçmek için kullanılan bir indikatördür.
Gizli RSI Ayrışması: TradingView
Bu tabloya gizli düşüş ayrışması deniyor. Genellikle alım momentumunun kısa süreli yükseldiği, ancak genel eğilimin zayıf kaldığı dönemlerde görülür. Satıcıların yavaş yavaş kontrolü ele almaya başladığına dikkat çeker. Bu sinyalin hemen sonrasında Bitcoin’de geri çekilme geldi.
Aynı anda zincir üstü kar verileri de ciddi şekilde yükseldi ve yeni bir tehlike işareti oluştu. Bitcoin Net Gerçekleşmemiş Kar/Zarar (NUPL) verisi, 5 Şubat’ta 0,11 seviyesinden 14 Şubat’ta 0,21’e yükseldi. Bu, yaklaşık %90’lık bir artış anlamına geliyor. Haberimizin hazırlandığı dakikalarda da bu seviyeye yakın seyrediyor.
NUPL, tüm Bitcoin yatırımcılarının ortalama gerçekleşmemiş kar oranını ölçer. Yatırımcıların kağıt üzerindeki karlarını gösterir. NUPL sert şekilde yükseldiğinde, çok sayıda yatırımcının yeniden kara geçtiğini gösterir; tutar az olsa bile. Bu durum, kar alımlarının hızlanması riskini artırır.
Kar Patlaması: Glassnode
NUPL’nin bu seviyelere en son ulaştığı tarih 4 Şubat’tı. O günlerde Bitcoin 73.000 dolara yakın işlem görüyordu. Bir gün içinde fiyat 62.800 dolara kadar düştü; yani neredeyse %14’lük bir kayıp yaşanmıştı. Şimdi yine benzer bir kar yapısı gündeme gelmiş durumda.
Bu tablo, tedirgin edici bir duruma işaret ediyor. Yeni kara geçmiş yatırımcılar, fiyat düşmeye başlarsa hızlıca satış yapabilir. Böyle bir dalga, düzeltmeyi hızlandırabilir. Bu senaryo, grafiklerde zaten görülen gizli düşüş ayrışmasıyla da örtüşüyor.
Tüm bu sinyaller, son toparlanmanın satıcıları ortadan kaldırmak yerine daha çok güçlendirdiğini gösteriyor.
Bitcoin şu anda mevcut yapısındaki en kritik destek bölgesine yaklaşmakta. İlk önemli seviye 66.270 dolar olarak öne çıkıyor. Bu seviye, ayı bayrağı formasyonunun alt sınırında oluşuyor.
Eğer Bitcoin bu Fibonacci seviyesinin altına sarkarsa, düşüşün devamı anlamına gelen formasyon devreye girecek. Sonraki ana hedef ise 58.880 dolar (58.000 dolar bölgesi). Burası, 0,618 Fibonacci geri çekilme seviyesiyle örtüşüyor ve yapısal olarak güçlü bir destek bölgesi. Bu seviyeye gerilemek, mevcut fiyatlardan yaklaşık %14’lük bir değer kaybı demek.
Bitcoin Fiyat Analizi: TradingView
Satış baskısı daha da hızlanırsa Bitcoin’in 55.620 dolar bölgesine çekilmesi mümkün. Bu seviye, ayı bayrağı formasyonunun daha derin bir hedefiyle uyumlu. Ancak yukarı yönde Bitcoin’in kısa vadede toparlanabilmesi için 70.840 dolar seviyesini aşması şart.
79.290 doların güçlü bir şekilde kırılması ise düşüş yönlü yapının tamamen geçersiz olacağına işaret eder. Bu durumda alıcılar yeniden hakimiyet kurmuş olur. Ancak o zamana kadar riskler hala aşağı yönlü kalmaya devam ediyor. Son yaşanan sıçrama kısa süreli bir iyimserlik yarattı. Fakat artan kaldıraç, gizli düşüş yönlü ayrışma ve gerçekleşmemiş karların %90’a ulaşan sıçraması, Bitcoin’deki fiyat toparlanmasının yeni bir düşüş için zemin hazırlamış olabileceğine işaret ediyor.
Binance: 1 milyar Dolar’lık İran bağlantılı USDT işlemleriyle ilgili yaptırım ihlali iddialarını ...
Binance, içindeki araştırmacıların İran bağlantılı 1 milyar dolardan fazla işlemi ortaya çıkardığı ve ardından işten çıkarıldığı iddialarını kesin bir dille reddediyor.
Bu net tavır, dünyanın en büyük kripto para borsası ile finans basınının bazı bölümleri arasında ipleri daha da geriyor.
Binance iddiaları reddediyor, uyum geçmişini savunuyor
Tartışma, 13 Şubat’ta Fortune tarafından yayımlanan ve uyum ekibinin mart 2024 ile ağustos 2025 arasında İranlı kuruluşlarla bağlantılı 1 milyar dolardan fazla işlem tespit ettiğini öne süren araştırma haberiyle başladı.
Habere göre söz konusu transferler, düzenleyicilerin sık sık yaptırımlar nedeniyle mercek altına aldığı Tron blockchain üzerinde Tether (USDT) ile gerçekleştirildi.
Haberde ayrıca, Binance’ın uyum soruşturma ekibinden en az beş üyenin, içerde endişelerini dile getirdikten sonra işten çıkarıldığı belirtildi.
İşten çıkarılan çalışanların bazılarının kolluk kuvvetleri geçmişine sahip kıdemli araştırmacılar olduğu ifade ediliyor. Son aylarda başka uyum görevlilerinin de görevlerinden ayrıldığı iddia edilse de bu çıkışlara dair net bir sebep kamuya açıklanmadı.
Binance: “Kayıtlar Net Olmalı” Diyor
Kamuoyuna yaptığı açıklamada Binance eş CEO’su Richard Teng iddiaları doğrudan reddetti.
Richard Teng paylaşımında şunları belirtti: ‘Kayıtların net olması lazım: Herhangi bir yaptırım ihlali bulunmadı, hiçbir çalışan yalnızca endişelerini dile getirdiği için işten çıkarılmadı ve Binance, düzenleyici taahhütlerini yerine getirmeye devam ediyor. Son haberlerle ilgili düzeltme talebinde bulunduk.’ dedi.
Fortune’a gönderilen resmi bir mektupta ise Binance İletişim ekibi, haberde ‘ağır maddi hatalar ve yanıltıcı anlamlar’ bulunduğunu vurguladı. Şirket özetle şöyle açıkladı:
Yaptırım endişelerini bildirdikleri için hiçbir çalışan işten çıkarılmadı.
Hiçbir personel kararı veya işten çıkarma iddia edilen yaptırım ihlallerinin bildirilmesiyle bağlantılı değil.
Binance ayrıca, hem iç hem de dış hukuk danışmanları ile yapılan kapsamlı bir incelemede söz konusu faaliyetle ilgili herhangi bir yaptırım ihlaline rastlanmadığını ileri sürdü.
Mektupta ayrıca borsanın, birçok farklı yargı alanında hem ihbarcı koruması hem de sıkı istihdam yasaları kapsamında faaliyet gösterdiği vurgulandı.
Binance, 2023’te ABD otoriteleriyle yaptığı uzlaşmanın ardından düzenleyici yükümlülüklerini yerine getirme taahhüdünden vazgeçtiği yönündeki iddiaları da geri çevirdi.
Borsa, gözetim gerekliliklerine tam uyum sağlamaya kararlı olduklarını belirtiyor. Ayrıca söz konusu uzlaşı sonrası özellikle yaptırım tarama, izleme ve uyum altyapısını ‘büyük ölçüde güçlendirdiklerini’ de ifade ediyorlar.
Anlaşma Sonrası Artan Hassasiyet
İddialar, Binance’ın 2023 yılında kara para aklama ve yaptırım ihlalleri nedeniyle ödediği 4,3 milyar dolarlık uzlaşmayı göz önünde bulundurunca ayrıca hassas bir önem taşıyor. O tarihten beri borsa hem daha sıkı uyum yükümlülükleriyle karşı karşıya hem de düzenleyici kurumların daha yakın takibinde.
Ancak tartışmanın ötesinde bu gelişme, stablecoin’ler ile yaptırım aşımı riskleriyle ilgili daha da büyük endişeleri gün yüzüne çıkarıyor.
TRM Labs, Chainalysis ve Elliptic gibi blockchain analiz firmaları, İran bağlantılı aktörlerin geleneksel bankacılık sistemini kullanmadan fon transfer etmek için giderek daha fazla USDT kullandığını geçmişte de raporlamıştı.
ABD Dış Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) dahil olmak üzere ABD’li yetkililer, daha önce de Tron üzerinde USDT ile yapılan benzer İran ilişkili işlemler nedeniyle başka kripto para borsalarına yaptırım uygulamıştı.
Kripto para piyasasında şu anda anlatılar savaşı devam ediyor: İsimsiz kaynaklardan gelen iddialar ve şirketten gelen net yalanlamalar karşı karşıya.
Yeni bir yaptırım kararı açıklanmazken, odak noktası şuna kayıyor: İhlal olup olmadığı değil, şeffaflık, uyum ve araştırmacı gazeteciliğin, güven tazelemeye çalışan bu sektörde nasıl buluştuğu.
Ray Dalio: Dünya Düzeni Çöktü, Kripto Paralar İçin Ne Anlama Geliyor?
Milyarder yatırımcı ve Bridgewater Associates’in kurucusu Ray Dalio, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan küresel düzenin çöktüğünü söylüyor. Dalio, dünyanın şu anda “Büyük Döngü”nün “6. Aşaması”na girdiğini savunuyor.
Bu uyarı, jeopolitik istikrarsızlık ve kripto para piyasası üzerindeki etkileri konusunda yeniden hararetli bir tartışma başlatmış durumda.
Ray Dalio: Dünya Düzeni Çökerken “Aşama 6”dayız
Dalio güncel dönemi “Büyük Döngü” adını verdiği bir modelle açıklıyor. Bu modelde, baskın imparatorluklar yükseliyor, zirveye çıkıyor ve sonunda geriliyor. Ona göre dünyada şu anda “6. Aşama” yaşanıyor.
Dalio şu paylaşımında şöyle yazdı: ‘Benim deyimimle, Büyük Döngü’nün 6. Aşamasındayız. Bu evrede artık kuralların olmadığı, gücün belirleyici olduğu ve büyük güçler arasında çatışmanın hüküm sürdüğü bir düzensizlik dönemi yaşanıyor’ dedi.
Dalio’ya göre, iç siyasette olduğu gibi uluslararası ilişkilerde bağlayıcı yasalar ya da tarafsız tahkim mekanizmaları yok. Bu nedenle küresel meselelerde belirleyici olan şey kurallar değil doğrudan güç oluyor. Güçlü ülke zayıfladıkça ve rakip güç kazandıkça gerginliklerin tırmanması kaçınılmaz hale geliyor.
Böylesi dönemlerde tırmanan beş çatışma tipine dikkat çekiyor: ticaret ve ekonomik savaşlar, teknoloji savaşları, yaptırım ve finansal kısıtlamaları içeren sermaye savaşları, ittifaklar ve toprak üzerinden jeopolitik mücadeleler ve son olarak askeri savaşlar.
Dalio, büyük çatışmaların çoğunun silahlar konuşmadan önce uzun süre ekonomik ve finansal baskıyla başladığını vurguluyor. 1930’lara atıf yapan Dalio, küresel borç krizi, korumacı yaklaşımlar, siyasal uç noktalar ve yükselen milliyetçiliğin İkinci Dünya Savaşı’nın önünü açtığını hatırlatıyor.
Askeri çatışmalar büyümeden önce ülkeler arasındaki gümrük vergisi savaşları, varlık dondurmalar, ambargolar ve finansal kısıtlamalar devreye sokulmuştu. Dalio, bu taktiklerin günümüzde de sıklıkla görüldüğüne dikkat çekiyor.
Ona göre, bugün yaşanan döngünün en ciddi kırılma noktası Amerika Birleşik Devletleri ve Çin arasındaki stratejik rekabet, özellikle de Tayvan üzerindeki mücadele.
Dalio şu ifadeleri kullandı: ‘Karşıt ülkelerin karşısında iki yol var: Ya savaşacaklar ya da geri adım atacaklar. İkisinin de yüksek bir bedeli var: Savaşta insan hayatı ve maddi kayıp, geri adımda ise statü kaybı çünkü zayıflık algısı desteği azaltır. İki rakip birbirini yok edecek güçteyse, karşı tarafın zarar vermeyeceğine veya öldürmeyeceğine dair çok yüksek bir güven olmalı. Ancak mahkumların açmazını iyi yönetmek son derece ender rastlanan bir durum’ dedi.
Ancak bu tür uyarılar yeni değil. Dalio yıllardır benzer uyarılarda bulunuyor. Yani bu görüşler ani bir endişe değişikliği değil, uzun vadeli ve tutarlı bir genel görüşünün parçası.
Bununla birlikte, Dalio savaş öngörüsünde değil; tarihsel olarak büyük güç geçişlerine eşlik eden yapısal koşulların şu anda da geçerli olduğuna işaret ediyor.
Kripto Para Piyasası İçin Geniş Kapsamlı Etkiler
Dalio’nun uyarısı, dijital varlıkların bu ortamda nasıl bir performans göstereceği sorusunu da gündeme getiriyor. Yaptırım, varlık dondurma ve sınır ötesi finans kısıtlamalarının arttığı dönemlerde, kripto paralar genellikle klasik bankacılık altyapısının dışında işleyen alternatif bir ödeme kanalı olarak öne çıkıyor.
Özellikle Bitcoin, sansüre ve sermaye kontrolüne dirençli bir varlık olarak anılıyor. Finansal parçalanmanın hızlanması durumunda bu özellikler daha da önem kazanabilir. Ancak yine de kripto paralar, küresel likidite koşullarına karşı oldukça hassas.
Tarihten de bildiğimiz gibi, jeopolitik gerilimler ve sıkılaşan politikalar piyasalarda genel bir riskten kaçış dalgasına yol açabiliyor. Bu da hisse senetleri ve yüksek beta varlıklar dahil birçok yatırım aracını baskılayabilir.
Eğer tırmanan gerilimler, sıkılaşan finansal koşullara veya yatırımcıların risk iştahının azalmasına yol açarsa, kısa vadede kripto para piyasasında volatilitenin artması muhtemel görünüyor.
Analist Ted Pillows şunları belirtti: ‘Hisse senetlerinde bu, muhtemelen artan volatilite, daha düşük değerlemeler ve jeopolitik riskle birlikte daha keskin dalgalanmalar anlamına gelir. Kripto paralarda ise, geleneksel paraya duyulan güvenin sarsılması uzun vadede ilgiyi artırabilir. Ancak kısa vadede yaşanan stres, fiyatlarda sert dalgalanmaları tetikleyebilir’ dedi.
Bunun yanında, artan jeopolitik gerilimlerin yatırımcıları geleneksel güvenli limanlara yönlendirme riski de var. Altın, belirsiz dönemlerde tarihsel olarak avantaj sağladı. Çünkü sermaye güven ve değer saklama işlevi güçlü varlıklara yöneliyor.
Son aylarda, değerli metaller rekor seviyelere ulaşırken kripto paralar ekim ayındaki gümrük vergisi kaynaklı sert satışlardan sonra toparlanmakta zorlandı. Buradaki ayrışma, Bitcoin’in “dijital altın” anlatısına rağmen, birçok yatırımcının ani jeopolitik stres anlarında altını esas koruma aracı olarak gördüğünü gösteriyor.
Gerilimler artarsa, sermaye akışı daha istikrarlı savunmacı varlıkları tercih etmeye devam edebilir. Kripto para piyasası için bu tablo karmaşık bir görünüm ortaya koyuyor: Para birimlerinde değer kaybı ve finansal parçalanma anlatısı güçlenebilir fakat kısa vadede fiyatlamalar küresel risk hissiyatındaki dalgalanmalara karşı savunmasız kalabilir.
Cardano balina’ları ADA fiyatını kurtarmaya çalışıyor
Cardano son haftalardaki baskıdan sonra ilk kez dengelenme sinyalleri veriyor. ADA fiyatı, yakın dönemde gördüğü dip seviyelerden tepki yükselişi deniyor. Piyasa verileri, bu toparlanmada iki önemli yatırımcı grubunun etkili olduğunu ortaya koyuyor.
Büyük yatırımcılar ve uzun vadeli tutucular devreye giriyor. Onların işlemleri, altcoin çevresindeki kısa vadeli yatırımcı hissiyatını şekillendiriyor. Kripto para piyasasında volatilite sürerken bu grupların ADA için sonraki adımı belirlemede söz sahibi olabileceği konuşuluyor.
Cardano Holder’lar Yükseliş Yönlü Görünüyor
Zincir üstü veriler, Cardano balina’larının ADA’ya istikrarlı şekilde destek verdiğini gösteriyor. Cüzdanlarında 10 milyon ila 100 milyon ADA bulunduran adresler son günlerde ciddi birikim yaptı. Bu cüzdan’lar, yazı anında toplam değeri 61 milyon dolardan yüksek olan 220 milyon ADA ekledi.
Fiyatların zayıf olduğu dönemde yapılan bu birikimler genellikle stratejik pozisyonlanmaya işaret ediyor. Balina’lar, düşük fiyatlardan fırsatla alım yapmayı tercih etti. Bu alışlar, ADA’nın toparlanma potansiyeline olan kararlılığı gösteriyor.
Büyük ölçekli birikimler, dolaşımdaki arzı azaltarak kısa vadede fiyat istikrarına katkı sağlayabiliyor.
Bunun gibi daha fazla token analizine mi ulaşmak istiyorsunuz? Editör Harsh Notariya’nın günlük kripto para bültenine buradan ücretsiz abone olabilirsiniz.
Cardano Balina Varlıkları. Kaynak: Santiment
Balina hareketlerinin ötesinde, uzun vadeli tutucular da güven tazeliyor. Dolaşımda olan coin’lerin ortalama yaşını gösteren Mean Coin Age metriği, istikrarlı bir şekilde yükseliyor. Bu gösterge, eski coin’lerin hareket edip etmediğini ya da yerinde durup durmadığını takip ediyor.
Ayı piyasasında Mean Coin Age’in düşüşü genellikle daha fazla işlem ve satış baskısı anlamına geliyor. Ancak şu anki yükseliş, metriği son üç ayın en yüksek seviyesine taşımış durumda.
Bu tablo, uzun vadeli tutucuların coin’lerini elden çıkarmak yerine HODL etmeyi tercih ettiğine işaret ediyor. Hareketin azalması, genelde gelecekte ADA fiyatında yükseliş beklentisinin işareti olarak yorumlanıyor.
Cardano MCA. Kaynak: Santiment ADA fiyatında kritik kırılım mı geliyor?
Cardano fiyatı, yazı sırasında 0,278 dolar seviyesinden işlem görüyor. Altcoin, 0,271 dolar bölgesini savunma mücadelesi veriyor. Bu nokta, 23,6 Fibonacci Düzeltmesi ile örtüşüyor. Bu desteğin korunması yükseliş yapısını güçlendirebilir. Net bir tepki yükselişi, yolu 0,303 dolara kadar açabilir.
Balina birikimi ve uzun vadeli tutucuların kararlılığı piyasaya yeni bir istikrar kazandırabilir. Alım baskısı sürerse, ADA’nın 0,303 dolar seviyesini aşması mümkün olabilir.
Sıradaki direnç 0,354 dolar bölgesinde. O seviyenin aşılması halinde Cardano’nun 0,391 doları hedeflemesi ve toparlanma ivmesinin güçlenmesi beklenir.
Cardano Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView
Ancak piyasadaki belirsizlikler devam ediyor. ADA 0,303 doları aşamazsa satıcılar yeniden kontrolü ele alabilir. Artan baskı ile fiyat tekrar 0,271 dolar desteğinin altına inebilir.
Olası bir kırılımda sıradaki hedef 0,245 dolar olarak öne çıkıyor ve mevcut yükseliş beklentisi geçersiz hale gelebilir.
MYX Finance Bir Haftada %70 Değer Kaybetti: Sert Düşüşün Nedeni Ne?
MYX Finance bu hafta kripto para piyasasında en sert düşüşlerden birini yaşıyor. Token, son yedi günde tam %72 değer kaybederek benzer altcoin’lerin çoğundan daha kötü performans gösterdi. Bu satış dalgası, aylardır biriken kazançları silerken MYX’i üç ayın en düşük seviyesine indirdi.
İlk bakışta böyle bir çöküş genellikle protokolde bir arıza ya da fayda kaybına işaret ediyor gibi görünür. Ancak zincir üstü veriler ve türev piyasası göstergeleri bambaşka bir tablo çiziyor.
MYX Finance DeFi Alanında İyi Performansını Sürdürüyor
Büyük bir düşüş genellikle zayıflayan talep ya da kullanıcı kaygısı gibi soru işaretlerini de beraberinde getirir. Yatırımcılar bu gibi durumlarda platformun sağlığını anlamak için genelde kilitlenen toplam değer (TVL) verisine bakar. Merkeziyetsiz finans tarafında, TVL bir protokolün akıllı kontrat’larıyla güvence altına alınan sermaye miktarını gösteriyor.
MYX Finance’in TVL değeri ay başından bu yana yaklaşık 2 milyon dolar azaldı. 31 Ocak’ta 22.27 milyon dolar seviyesindeyken bugün 20.27 milyon dolara geriledi. Bu azalma, bir miktar sermaye çıkışına işaret etse de sistemik bir çöküşü göstermiyor. Toplam kilitli değerin %10’undan daha azına karşılık geliyor.
Daha fazla token analizini kaçırmak istemiyorsan Editör Harsh Notariya’nın günlük kripto bültenine buradan abone olabilirsin!
MYX TVL. Kaynak: DeFiLlama
Bu nispeten ılımlı daralma kullanıcıların topluca çıkış yapmadığını gösteriyor. Temel faydanın korunduğu anlaşılıyor. Veriler, fiyat çöküşünün platformun kullanılmasında ciddi bir düşüşten kaynaklanmadığına işaret ediyor.
MYX Fiyatında Düşüş Beklentisi Trader’lar Arasında Artıyor
Türev piyasası verileri son dönem volatilitenin asıl kaynağını daha net ortaya koyuyor. Sürekli vadeli işlemler piyasasında fonlama oranı, trader’ların uzun ya da kısa pozisyona eğilim gösterip göstermediğini anlamamıza yardımcı oluyor. Fonlama oranı derin şekilde negatife döndüğünde, kısa pozisyondaki trader’lar piyasaya hakim olur ve uzun pozisyon sahiplerine ücret öderler.
MYX’te son dönemde sürekli olarak negatif fonlama oranları gözleniyor. Özellikle zaman zaman artan bu oranlar ciddi bir düşüş baskısını işaret ediyor. Bu tablo, trader’ların agresif biçimde kısa pozisyonlar açtığını gösteriyor. Denge bozulmuş durumda: temel verilerden ziyade, daha fazla düşüş beklentisiyle yapılan spekülasyonlar ön planda.
MYX Fonlama Oranı. Kaynak: Coinglass
Böyle yoğun bir pozisyonlanma fiyat hareketlerini hızlandırabiliyor. Kısa pozisyonlara olan aşırı ilgi, özellikle korkunun arttığı dönemlerde düşüş ivmesini daha da güçlendiriyor. MYX örneğinde, sürekli negatif fonlama yatırımcı hissiyatının zayıf olduğunu ve çakılmanın temel fayda kaybından çok duygusal nedenlerle yaşandığını gösteriyor.
MYX Holder’lar Nasıl Hareket Ediyor?
Money Flow Index (MFI) yani Para Akışı Endeksi de bu tabloyu destekliyor. MFI, fiyat ile hacmi bir araya getirerek protokole giriş ve çıkış yapan sermayeyi ölçüyor. Endeks 50 nötr seviyesinin altına indiğinde satış baskısının güçlendiği görülür.
MYX’in MFI değeri de 50 seviyesinin altına inmiş durumda. Bu da şu anda MYX’te satıcıların momentuma hakim olduğunu doğruluyor. Bu değişim, trader’lar arasında korku, belirsizlik ve şüphenin arttığına işaret ediyor. Likidite azaldıkça, fiyat düşüşlerinin hızlanması da sıkça görülen bir tablo.
MYX Para Akışı Endeksi (MFI). Kaynak: TradingView
Geçmiş fiyat hareketleri de önemli ipuçları sunuyor. Son olarak MYX’in MFI değeri net şekilde alımdan satıma döndüğünde token %50 gerilemişti. Şimdi ise bu oran, %72’ye ulaşmış durumda. Düşüş trendi, MFI aşırı satım bölgesine yaklaşana kadar sürebilir. Türkçede tabiri caizse, satıcıların artık eli yorulana kadar baskı devam edebilir.
MYX Fiyatı Sert Düştü
MYX bu yazı hazırlanırken 1,88 dolar seviyesinden işlem görüyor. Token, psikolojik 2,00 dolar desteğini kaybederek son üç ayın en düşük fiyatına indi. Haftalık %72’lik değer kaybı ise kısa vadeli zayıflığın ve aşırı volatilitenin açık bir göstergesi.
MYX, 1,68 dolar desteğini koruyamazsa ilave düşüş riski gündeme gelebilir. Bu seviyenin altına inmesi, token’ı 1,43 dolara kadar itebilir. O desteğin de kaybedilmesi halinde 1,22 dolar yakınındaki bir sonraki kritik seviyeye dikkat edilmeli. Alıcılar burada fiyat hareketini dengelemek için devreye girebilir.
MYX Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView
Kripto para piyasalarında yatırımcı hissiyatı tam tersine aniden değişebiliyor. Eğer yatırımcılar mevcut seviyeleri düşük görürse birikim süreci başlayabilir. 2,48 dolar üzerinde kalıcı bir hareket yaşanırsa güçlenme sinyali ortaya çıkar. O seviyenin yeniden destek olarak kazanılması, MYX’in 3,00 dolar seviyesine yaklaşırken düşüş yönlü görünümü geçersiz kılabilir.
Binance ve FTX Arasında Gerçekte Ne Oldu? CZ Kendi Hikayesini Anlatıyor
Binance ile FTX arasındaki ilişki kripto para dünyasında uzun süredir en çok tartışılan rekabetlerden biri olarak öne çıkıyor. Şimdi ise Changpeng Zhao (CZ), bugüne dek en detaylı kamuya açık anlatımlarından birini sunuyor.
CZ, iki platform arasındaki iş birliğinin FTX’in 2022’deki çöküşünden çok önce rekabete dönüştüğünü dile getiriyor.
CZ Binance’ın FTX’le Gizli Ayrılığına Işık Tuttu
All-In Podcast’te konuşan eski Binance CEO’su, bu ilişkinin izini 2019 yılının başına kadar sürdü. O dönemde Sam Bankman-Fried (SBF) henüz Alameda Research’ü yönetiyordu.
‘Sanırım ilk kez 2019 Ocak’ta Binance’in Singapur’da düzenlediği konferanslardan birinde tanıştık. Bildiğim kadarıyla o sırada FTX yoktu… Sam, o zamanlar Alameda’yı yönetiyordu’ diye anlattı CZ. O dönemde Alameda, Binance’in en büyük trading müşterilerindendi ve ilişkiler oldukça dostaneydi dedi.
CZ’nin verdiği bilgilere göre Alameda ve gelecekteki FTX ekibi kısa süre içinde Binance’e türev platformlarda ortak çalışma teklifleriyle yaklaştı. Zaman içinde birçok farklı öneri sunuldu. Tekliflerden biri, Binance’in avantajına olacak şekilde bir ortak girişim yapısıydı.
Sonunda, 2019’un sonlarında Binance yatırım yapmayı kabul etti.
‘Evet… Onlara sadece %20 oranında, hisse olarak yatırım yaptık ve yaklaşık bir yıl sonra oradan çıktık… Çok uzun süre kalmadık’ dedi CZ.
Anlaşmaya BNB ve FTT arasında bir token takası da dahil edildi ve Binance azınlık hissedarı oldu. CZ şu noktaların altını çizdi:
İlişki boyunca pasif yatırımcı olarak kaldı
Her iki taraf da rakip vadeli işlemler faaliyeti yürüttüğü için mali tabloları talep etmemeyi tercih etti.
‘İşlerin rekabetçi doğası gereği… onlardan hiçbir zaman mali tablo istemedim… Oldukça pasif bir yatırımcıyım. Yatırım yaptığımda işlerine karışmam’ dedi.
Binance-FTX Gerilimi: Daha Derine İnildiğinde
Erken dönem iş birliğine rağmen CZ, ilişkilerin hızlı bir şekilde bozulduğunu söyledi. Rivayete göre SBF’nin Washington’daki politika ve regülasyon çevrelerinde Binance’i kötülediğine dair haberler almaya başladı.
‘Ve hemen bu anlaşmadan sonra, arkadaşlarımdan sürekli… SBF’nin Washington çevrelerinde hakkımızda kötü konuştuğunu duydum’ dedi CZ.
Ayrıca FTX’in, Binance çalışanlarını çok daha yüksek maaşlarla transfer ettiğini ve ardından bu çalışanları Binance’in VIP müşterilerine rakip teklifler sunmak için kullandığını iddia etti.
CZ, kamusal alanda uzlaşıcı bir dil kullanmaya çabaladığını ve sektör etkinliklerine SBF ile birlikte katılmayı kabul ettiğini ancak perde arkasında rekabetin hızla kızıştığına dikkat çekti.
Binance Neden Çekildi
2021’in başlarında FTX’in değerlemesi 32 milyar dolara ulaşırken, CZ, Binance’in yeni yatırım turlarında söz hakkı (veto) olduğunu; fakat bunu kullanmamayı tercih ettiklerini belirtti.
‘Yani… dedik ki… Neden çıkmıyoruz aslında?’ diye anımsadı CZ. Binance’in, hızla büyüyen bir rakipte hissedar kalmak yerine bağımsız şekilde rekabet etmeyi seçtiğini söyledi.
Çıkış temmuz 2021’de tamamlandı. Bu da FTX’in kasım 2022’de çökmesinden yaklaşık bir buçuk yıl öncesine işaret ediyor.
‘Bu aslında sorunlar başlamadan tam bir buçuk yıl önceydi… O zaman hiçbir şey bilmiyorduk’ dedi ve Binance’in içeriden bilgiyle hareket ettiği iddialarını kesin bir dille reddetti. ‘Bu kesinlikle doğru değil’ diye ekledi.
FTX Çöküşü ve Sonrası
Sonuçta FTX, müşteri fonlarının Alameda Research’teki kayıpları kapatmak için uygunsuz şekilde kullanıldığının ortaya çıkmasıyla çöktü. Bu durum likidite krizine ve iflasa yol açtı.
Binance’in kasım 2022’de elindeki FTT’leri satma kararı bankacılık krizini hızlandırdı. Ancak yapılan soruşturmalar ve mahkeme süreçleri, çöküşün asıl sebebinin içerideki dolandırıcılık ve kötü yönetim olduğunu ortaya koydu.
CZ, devam eden hukuki süreçler hakkında (2021 çıkışından sonra FTX’in iflas kurulu tarafından açılan davalar da dahil) detaylı yorum yapmayı reddetti. Fakat Binance’in, hissedar olduğu süre boyunca FTX’in iç mali durumuna ilişkin hiçbir bilgiye sahip olmadığının altını çizdi.
Tabloya genel olarak bakıldığında CZ’nin anlattıkları Binance–FTX ilişkisinin ani bir kopuştan ziyade yavaşça çözülmesine işaret ediyor. Gördüğümüz kadarıyla bu bağ; başta iş birliği, ardından büyüyen rekabet ve kripto sektörünü sarsan krizden çok önce stratejik bir çıkışla şekillendi.
SBF, CZ’nin açıklamalarıyla ilgili BeInCrypto’nun yorum talebine henüz yanıt vermedi.
XRP yükselişi sönüyor: yatırımcı’lar erkenden kar alıyor
XRP fiyatı bugün adeta sıçrama yapıyor! Gün içinde neredeyse %18,7 yükselen coin, kazancının yarısını geri verse de günü %9 artışla kapatmayı başardı. Şimdi ise 1,53 dolar seviyesinde işlem görüyor.
Yatırımcıların erken kar alımları yükselişi bir miktar bastırdı. Bu durum XRP fiyatındaki yönü önümüzdeki seanslarda da etkileyebilir.
XRP Satışları Devam Ediyor
Kripto para borsası net pozisyon değişimi verileri XRP sahiplerinin satış yönlü harekete devam ettiğini gösteriyor. İlgili grafikteki yeşil çubuklar, borsalara girişlerde süreklilik olduğunu ortaya koyuyor. Bu da çoğunlukla satış niyetine işaret eder. Yatırımcıların fiyat yükselişlerinde XRP’lerini satıp kârı cebe attığı anlaşılıyor.
Son yükselişe rağmen net akışlarda hâlâ ağırlığı çıkışlar oluşturuyor. Haftalardır süren volatilite sonrası yatırımcılar kârlarını garantiye almak istiyor. Böyle zamanlarda yükselişlerin kalıcı olamaması ve fiyatın direnç civarında konsolide olması sıkça görülüyor.
Benzer token analizleri için Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan ücretsiz abone olabilirsiniz.
XRP Kripto Para Borsası Net Pozisyon Değişimi. Kaynak: Glassnode
MVRV Uzun/Kısa Fark göstergesi, XRP’de kısa vadeli yatırımcıların kârlarının baskın olduğunu ortaya koyuyor. Bu veri, uzun vadeli ve kısa vadeli yatırımcılar arasında gerçekleşmemiş kâr dağılımındaki farkı ölçüyor. Şu anki düşük seviyeler, kısa vadeli yatırımcıların daha fazla kârı elinde tuttuğunu işaret ediyor.
Kısa vadeli yatırımcılar genellikle fiyat artışlarına hızlı tepki verir. İlk kâr görünce satışa geçmeleri, bu ani yükselişin hızla kesilmesinde de etkili oldu.
Kısa vadeli kazançlar baskın kaldıkça yukarı yönlü hareketin önünde sık sık direnç oluşabilir.
XRP son seansında neredeyse %18,7’lik bir yükselişle rekor denedi ancak kapanışta bu kazancın yarısından fazlasını bırakıp günü %9 artışla tamamladı. Grafikte oluşan uzun fitil ve ani düzeltme, kar realizasyonunun erkenden başladığını gösteriyor. Bu tablo, tazelenen ilgiye rağmen yükseliş kararlılığının zayıf kaldığını ortaya koyuyor.
Kısa vadede önemli eşik 1,51 dolar seviyesini destek olarak korumak. XRP hâlâ bunun biraz üzerinde, 1,53 dolardan işlem görüyor.
Ancak 1,62 dolar civarında yer alan direnç, yükselişi sınırlayabilir. Kısa vadeli yatırımcıların yeniden satışa geçmesi fiyatı 1,36 dolar bandına doğru geri çekebilir.
XRP Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView
Eğer satış baskısı azalır ve talep istikrar kazanırsa XRP yeniden yükseliş rüzgarı yakalayabilir.
1,62 doların net şekilde aşılması, teknik görünümü güçlendirecektir. Alımların kalıcı olması durumunda fiyat 1,76 dolara kadar yükselebilir; bu da düşüş senaryosunu geçersiz bırakıp toparlanma ivmesini hızlandırabilir.
Ethereum (ETH) son 24 saatte %6,6 değer kaybediyor ve 1.947 dolar seviyesinde işlem görüyor. Geniş kripto para piyasasında ise volatilite ve makroekonomik rüzgarlar devam ediyor.
Fiyatlarda bu dalgalanma yaşanırken Coinbase CEO’su Brian Armstrong, şaşırtıcı bir iyimserlik kaynağına işaret ediyor: bireysel yatırımcıların direnci.
Ethereum’daki %7 Düşüşe Rağmen Bireysel Yatırımcıların “Diamond Hands” Kararlı
Armstrong’a göre Coinbase’in bireysel kullanıcıları sadece düşüşü atlatmakla kalmıyor aynı zamanda dipten alım yapmayı sürdürüyor. Bu da hem BTC hem de ETH tarafında borsa üzerinde net birikim artışı anlamına geliyor.
Coinbase CEO’su Armstrong şöyle yazdı: ‘Coinbase’teki bireysel kullanıcılarımız bu piyasa koşullarında oldukça dirençli davrandı, verilerimiz bunu gösteriyor. Dipten alım yaptılar’ dedi.
Coinbase yöneticisine göre borsada BTC ve ETH tarafında bireysel kullanıcıların native birimleri arttı.
Armstrong, diamond hands terimine atıfta bulunarak çoğu Coinbase müşterisinin şubat ayında, aralık ayındaki bakiyesine eşit veya daha yüksek native birim tuttuğunu belirtiyor.
Coinbase CEO’su bu tabloyu piyasalardaki karamsarlığa karşı yükseliş yönlü bir anlatı olarak öne çıkarıyor. Bitcoin, 68.000–69.000 dolar bandına çekilirken Ethereum %7 düşüşle 2.000 dolar altına geriledi. Fakat bireysel yatırımcılar panik yapmak yerine kararlılık gösteriyor.
Bitcoin ve Ethereum Fiyat Performansı. Kaynak: TradingView
“Diamond hands” olarak nitelenen ve yatırımcıların geri çekilmelere rağmen kripto varlıklarını koruyup artırması, olgunlaşan bir bireysel yatırımcı tabanına işaret ediyor. Bu tablo fiyatların daha fazla istikrara kavuşması ve uzun vadeli benimsenmenin güçlenmesi açısından önem taşıyor.
Bireysel Yatırımcı Kararlılığı, Piyasa Riskleriyle Karşı Karşıya
Ancak Armstrong’ın iyimserliğini paylaşmayanlar da var. Bazı eleştirmenler, sert düşüşlere rağmen tutulan pozisyonların gerçek bir dirençten ziyade yüksek kayıpları gösterdiğini savunuyor.
Tutma eğiliminin ötesinde topluluk üyeleri, genel politika ve piyasa erişimiyle ilgili daha kapsamlı endişeleri de dile getiriyor.
Wendy O şöyle yorumladı: ‘Bireysel kullanıcılar, stablecoin’lerde getiri fırsatlarına ve akredite yatırımcı yasasının kaldırılmasına erişimi hak ediyor’ dedi.
Bu da daha fazla DeFi katılımı ve getiri olanaklarının bireysel yatırımcı güvenini artırabileceğine işaret ediyor.
Bu tabloyu önemli kılan bir başka unsur da Coinbase’in 2025 4. çeyrek sonuçlarının açıklanmasından sonra gelmesi: sonuçlara göre işlem hacimleri düştü ve genel kripto para piyasa değeri %11 geriledi.
Ancak borsa, bireysel kullanıcı kaynaklı native birim akışını görmeye devam etti; bu da ayı dönemlerinde piyasayı destekleyebilecek taban bir birikimin var olduğuna işaret ediyor.
Geçmiş kripto para döngülerine bakınca, bireysel yatırımcıların kararlılığının yoğun olduğu dönemlerin genellikle toparlanmalardan önce geldiği görülüyor. Çünkü bireysel yatırımcılar volatiliteyi göğüslerken, kurumsal yatırımcılar daha temkinli davranıyor.
2002 ve 2025 Arası Yatırımcı Karar Kalitesi. Kaynak: Doctor Profit on X
Kısacası Armstrong’ın mesajı, hem kripto topluluğuna güven veriyor hem de Coinbase’in zorlu geçen çeyrek performansını savunuyor. Aynı zamanda bireysel yatırım tarafında kısa vadeli spekülasyondan, uzun vadeli birikime doğru geçiş yaşandığını ortaya koyuyor.
Kısa vadede fiyatlarda iniş çıkışlar sürebilir fakat bu tablo, bireysel yatırımcıların artık piyasada dengeleyici bir güç haline geldiğine işaret ediyor. Geniş çaplı yatırımcı hissiyatı değiştiğinde ise, bu taban bireysel hareketin bir toparlanma fitili yakabileceği öngörülüyor.
Connectez-vous pour découvrir d’autres contenus
Découvrez les dernières actus sur les cryptos
⚡️ Prenez part aux dernières discussions sur les cryptos